Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4570 E. 2026/2119 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4570
- Karar No
- 2026/2119
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/616 E., 2025/925 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/244 E., 2024/598 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili eczacının ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 24.02.2015 tarihli yazısıyla; hasta veya hasta yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin fatura edildiği gerekçesiyle, 2012 yılı Protokolünün (5.3.5.) maddesi uyarınca yazılı uyarı ve 127.155,25 TL cezai şart uygulanacağının, ayrıca yönlendirme yasağına aykırı davranıldığı gerekçesiyle, Protokolün (5.3.14.) maddesi uyarınca sözleşmenin 3 ay süreyle feshedileceğinin ve Protokolün (5.3.14.) ve (5.3.5.) maddeleri kapsamında değerlendirilen toplam 64.564,32 TL reçete bedelinin tahsil edileceğinin bildirildiğini, Kurum işleminin Protokole aykırı olduğunu ileri sürerek, iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum teftiş birimi tarafından davacı hakkında yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 07.03.2014 tarihli ve 1 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda cezai işlem uygulandığını, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davalı Kurum tarafından davacıya uygulanan cezai işlemin hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararıyla; davacı tarafından, eldeki davadan önce 13.03.2015 tarihinde aynı Kurum işlemine yönelik İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/104 E. sayılı dosyasında dava açıldığı, her iki dava arasındaki derdestlik durumunun değerlendirilmediği, dava konusu işlemlerin dayanağı olan ve davalı Kurum görevlisi tarafından yapılan inceleme sırasında, beyanları alınan Kurum sigortalısı hastalar ile gerçeğe aykırı düzenlendiği iddia edilen muayene kayıtları/reçetelerde isimleri yazılı olan doktorların tanık sıfatıyla dinlenilmedikleri, Mahkemece, 2016 tarihli Protokol hükümlerinin değerlendirildiği, denetime elverişli rapor alınması suretiyle karar verilmesi gerekirken, birbirleri ile çelişkili bilirkişi heyet raporları dikkate alınarak eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli kararıyla; 2012 yılı Protokolünün (5.3.14.) maddesinin yapılan yasal düzenlemeyle ilgili protokolden çıkarıldığı, dolayısıyla sözleşmenin 3 ay süreyle feshedilmesi kararının iptal edilmesi gerektiği, davacı hakkında Protokolün (5.3.5.) maddesi ile (6.17.) maddesi uyarınca 1. kez uyarı ve toplam 51.763,72 TL cezai şart uygulanması gerektiği ve 2016 yılı Protokolünün (4.3.6.) maddesi uyarınca toplam 25.881,86 TL ilaç bedelinin davacıdan tahsili işlemlerinin yerinde olduğu, sübut bulmayan davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.05.2024 tarihli kararıyla; Mahkemece verilen gerekçeli kararda, davacı hakkında tesis edilen üç ay süreyle fesih kararının iptal edilmesi, Protokolün (5.3.5.) maddesi uyarınca bir kez uyarı ve 51.763,72 TL cezai işlemin uygulanması gerektiği ve (4.3.6.) maddesi uyarınca 25.881,86 TL ilaç bedelinin davacıdan tahsili işleminin yerinde olduğu belirtilmesine karşın, gerekçe ile çelişki yaratılmak suretiyle davanın reddine karar verildiği, öte yandan davacı hakkında Protokolün (5.3.5.) maddesi uyarınca tahsil edileceği bildirilen cezai şart ve ilaç bedellerinin neye göre belirlendiğinin anlaşılamadığı, bu durumda davalı Kuruma yazı yazılarak davacı hakkında 2012 Protokolünün (5.3.5.) ve (4.3.6.) maddeleri uyarınca tesis edilen cezai şart ve reçete bedellerine ilişkin miktarın hangi reçete bedelleri ve miktarları dikkate alınarak hesaplandığının sorulması ve sonucuna göre 2020 Protokolü de değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; önceki heyetten alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda, 2020 yılı İlaç Teminine İlişkin Protokolün (5.3.5.) maddesi ile 2012 yılı Protokolünün (5.3.5.) maddesinin aynı hükmü içerdiği, ilgili Protokol hükmü gereği cezai işleme konu sigortalı hastalar adına düzenlenen reçete ve cezaların bilirkişi heyetince incelendiği, M.G., M.İ ve T.K. adına tanzim edilen reçete tutarlarının 1.845,43 TL olup, bu miktarın yasal faiziyle birlikte davacı ve adı geçen bakım merkezinin yasal yetkililerinden tahsil edileceği, reçete tutarı 40.527,89 TL’den bu miktar çıkarıldığında kalan 38.682,46 TL reçete tutarının, faizi ile birlikte davacıdan tahsil edileceği, aynı şekilde teslim edilmeyen ilaç bedeli 25.881,86 TL’den, 1.845,43 TL ilaç bedeli düşüldüğünde kalan 24.036,43 TL ilaç bedelinin, reçete sahibi kişilere teslim edilmeyen ilaçların bedeli olup davacının uhdesinde yer aldığı, davacı ve bakımevinden müştereken ve müteselsilen karşılaması gereken Kurum zararının, 40.527,89 TL reçete tutarı ve 129.138,60 TL cezai şart bedeli olduğu, davacı tarafça davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının kanun yolu denetimine elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin salt davalı Kurumun hazırladığı soruşturma raporuna dayandığını, cezai işleme konu ilaçların hasta ya da yakınına teslim edilmediğine ilişkin iddiaya yönelik somut delil olmadığı gibi ispat yükünün de davalı Kurumda olduğunu, Protokolün (5.3.5.) maddesi uyarınca uygulanan cezai işlem yönünden müvekkilinin bir kastının bulunmadığını, ilaçların hastalar tarafından alınmaması durumundan müvekkilinin sorumlu olmadığını, hastalara teslim edilmeyen ilaç ithamında öne sürülen durumlardan birisinin bakım evindeki ilaç kayıt defterindeki eksiklik olduğunu, bu eksikliğin yaptırımının neden eczaneye uygulandığının anlaşılamadığını, ortada müvekkilinin tasarrufu altında dahi olmayan bir işlemin mevcut olduğunu, deftere kaydedilmeyen ilaçların sorumluluğunun bakım evi çalışanlarında olduğunu, müvekkilinin kendisine ibraz edilen reçetelerin şekli kontrolünü yaptıktan sonra MEDULA sisteminin onayı ile hastaya ilaç temin etmek dışında bir işlem yapmadığını, nitekim ilaçların hastalar tarafından kullanıldığını, reçete bedellerinin iadesi talebinin yasal olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2012 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca, davacı aleyhine uygulanan yazılı uyarı, cezai şart, fesih ve reçete bedelinin tahsili işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. 1. 2012 yılı İlaç Teminine İlişkin Protokolün (5.3.5.) maddesi: "Hasta veya hasta yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde ilaç bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır. Tekrarı halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 6 (altı) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak, Kurum tarafından yapılacak soruşturma neticesinde hastaya teslim edilmek üzere hastanın ilaç alım tarihinden itibaren 60 (altmış) günü geçmeyecek sürede ilaçların eczanede bekletildiğinin saptanması halinde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davacı, hasta veya hasta yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin fatura edildiği iddiasıyla, 2012 yılı Protokolünün (5.3.5.) maddesi uyarınca uygulanan yazılı uyarı ve 127.155,25 TL cezai şartın, yönlendirme yasağına aykırı davranıldığı iddiasıyla, Protokolün (5.3.14.) maddesi uyarınca uygulanan sözleşmenin 3 ay süreyle feshinin ve Protokolün (5.3.14.) ve (5.3.5.) maddeleri kapsamında değerlendirilen toplam 64.564,32 TL reçete bedelinin mahsubuna ilişkin işlemlerin iptali için eldeki davayı açmıştır. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de; Protokolün (5.3.5.) maddesi uyarınca eczacı hakkında cezai işlem uygulanabilmesi için, reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçların Kuruma fatura edilmesi gerektiği, davalı Kurumun teftiş birimi tarafından düzenlenen 07.03.2014 tarihli ve 1 sayılı soruşturma raporunda; eczacının verdiği ilaçların bir kısmının bakımevi ilaç kayıt defterine kaydının yapılmadığı, bu nedenle bakım merkezinin ilaç kullanım defterinde kaydı bulunmayan ilaçların teslim edilmeyen ilaç kabul edildiği tespitine dayalı olarak, davacı hakkında Protokolün (5.3.5.) maddesi uyarınca yazılı uyarı ve cezai şart uygulandığı, reçetede yazılı ilaçların reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmediğinin ispat yükünün davalı Kurumda olduğu, reçetede yazılı ilaçların bakımevi ilaç kayıt defterine kaydının yapılmadığı yönündeki tespitin, ilaçların teslim edilmediği iddiasını ispata elverişli olmadığı gözetilerek, Protokolün (5.3.5.) maddesi yönünden uygulanan yazılı uyarı, cezai şart ve reçete bedelinin tahsiline ilişkin işlemin iptali talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bundan ayrı, 2012 yılı Protokolünün (5.3.14.) maddesinde düzenlenen yönlendirme yasağına ilişkin fesih yaptırımının, sonradan yürürlüğe giren Protokollerde kaldırıldığı gözetilerek, Protokolün (5.3.14.) maddesi yönünden uygulanan fesih işlemin iptali talebi yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.