Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4440 E. 2026/2085 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4440
- Karar No
- 2026/2085
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1832 E., 2025/2667 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/245 E., 2025/124 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava konusu devlet orman bölmelerinde ruhsata dayanarak ... Genel Müdürlüğünün olurları ile davalı tarafa maden ocağı açık işletme izinleri verildiğini, taahhütnameler alındığını ve sahaların davalı tarafa teslim edildiğini, davalıların verilen izinlerin amacı ve kapsamı dışında izinsiz, usulsüz ve haksız olarak dışarıdan moloz, inşaat ve hafriyat atığı ile ocak sahası hafriyatı dökümü yapmak suretiyle devlet ormanını tahribata uğrattığını, bu nedenle davalılar aleyhine tutanaklar düzenlendiği ve haklarında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespit dosyalarında alınan bilirkişi raporlarına göre toplam 18.479,27 TL zararın tespit edildiğini, davalıların 19.11.2011 tarihli eylemleri nedeniyle de düzenlenen tazminat raporuna göre 92.138,71 TL zarara uğradıklarını ileri sürerek; fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam 110.617,98 TL'nin, 3.161,67 TL’sinin 02.06.2011, 156,28 TL’sinin 16.06.2011, 134.67 TL’sinin 20.06.2011, 460,64 TL’sinin 05.08.2011, 14.411,45 TL’sinin 04.09.2011, 154,56 TL’sinin 11.11.2011, 92.138,71 TL’sinin 19.11.2011 tarihlerinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 03.02.2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu, davalı tarafça dava konusu tazminata mahsup edilebilecek ödeme yaptıklarının ileri sürüldüğü ve ek bilirkişi raporunun 4. sayfasında, mali müşavir bilirkişi marifetiyle söz konusu mahsup işleminin yapılabileceği belirtilerek, hesaplama yapılmamış ise ek bilirkişi raporunun 2. sayfasında hükme esas almaya elverişli olacak şekilde dekontların bilgilerinin sunulduğu ve bu bilgiler ışığında re'sen basit bir tasnif ve matematik hesabı gerektiren mahsup işlemi yapılabileceğinden dosya bilirkişiye gönderilmeksizin mahsup işlemi yapıldığını, davalıların ağaç kestiğine dair haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü olmadığı için ağaçlandırma bedelinin talep edilmesinin yerinde olmayacağı, son suç tutanağı olan 19.11.2011 tarihinden itibaren bu bedele yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne 19.383,87 TL'nin 19.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporunda maden izni verilirken alındığı belirtilen ağaçlandırma bedelinin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin Bedellerin Tespiti ve Tahsili başlıklı 15. maddesinde belirtilen bedel olduğunu, ancak tazminat raporunda hesaplaması yapılan ağaçlandırma bedelinin, 6831 sayılı Kanunun 114. maddesi hükmünde belirtilen bedel olduğunu, dosya içerisinde yer alan ödeme dekontları, bilirkişi raporu dikkate alınarak alacak kaleminde yapılan hatalı mahsup işlemine itirazın değerlendirilmediğini, ... İşletme Müdürlüğünce dosyaya sunulan dekontlardan, 11.02.2014 tarihli Silivri 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/245 E. sayılı dosyasına ait 2.007,68TL tutarındaki ödeme ile 29.01.2024 tarihli bilirkişi raporunun 2. sayfasında belirtilen 2.007,68TL tutarlı ödemenin aynı ödeme olup; Mahkeme tarafından yeterli inceleme yapılmadan mükerrer şekilde mahsuba konu edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, orman bölmelerine kaçak hafriyat dökümü nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. İlk Derece Mahkemesince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafça dava konusu tazminatlara ilişkin olarak mahsup edilebilecek ödeme yaptıkları, bu ödemelerin mali müşavir bilirkişi tarafından mahsup işlemlerinin yapılması gerektiğinin belirtildiği halde basit tasnif ve matematik hesabı ile sonuca varılacağı gerekçesiyle re'sen hesaplama yapılarak sonuca varıldığı görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin yaptığı hesaplamada, davacının temyiz dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı idare aleyhine aynı ödemenin mükerrer şekilde mahsuba konu edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava dosyası kapsamında 7 adet suç tutanağı için idare alacağına karşılık gelen dekontların tasnif edilmesi ve dekontların tasnifi ile suç tutanakları bazında dekontlardan ödenen ve kalan miktarların belirlenmesi gerekmektedir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince; mali müşavir bilirkişi marifetiyle, dava konu eylemlerin, olay tarihleri, ödeme tarihleri ve taleple bağlı kalınarak yapılmayan ödemeler ve talep edilebilecek faizli alacağın hesabına ilişkin taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.