Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4389 E. 2026/3822 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4389
- Karar No
- 2026/3822
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1793 E., 2025/750 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/609 E., 2023/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre birleşen davada kabul edilen ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 175.489,46 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin asıl davaya yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş olmakla, 16.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat.... ve Avukat... ....'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili; üniversite kampüs alanı içinde bulunan ..... Kız Yurdunun irtifak hakkı sözleşmesi ile davalıya kiralandığını, üst hakkı sözleşmesi ve komisyon kararına göre davalının ödemesi gerekin borcunu ödeme dönemlerinde ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin davalıya ihtarname gönderdiğini, irtifak hakkından doğan 31.03.2018 tarihi itibariyle 498.234,30 TL irtifak hakkı bedeli ve 124.890,33 TL KDV borcu olmak üzere toplam 623.124,63 TL'nin ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, borcun ödenmesinden dolayı icra takibi başlatıldığını, borcun tamamına, faize, faiz oranına ve fer'ilerine itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin devamını, alacağın %20'sin aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen dosyada davacı vekili; asıl davadaki beyanlarını tekrar ederek; 2018/114713 sayılı icra dosyasında yasal faiz talep edildiğini, ancak sözleşmede 6183 sayılı Kanunun 51. maddesindeki faizin uygulanması gerektiğini, iki faiz türünden kaynaklanan farktan ve sonradan doğan yeni dönem borçlarından dolayı davalı hakkında ilamsız icra takibinin başlatıldığı, açılan icra dosyasına borçlu tarafından itiraz edildiği, itiraz doğrultusunda icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, icra takibinin devamına, inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili; sözleşmede açıkça yıllık kira bedelinden ve yıllık hasılattan bahsedildiğini, davacının ödeme emri düzenlerken yıllık değil aylık bazda ve yanlış hesaplamalar yapılmasının sözleşmeye aykırı olduğunu, ödeme emri düzenleme tarihi itibariyle muaccel olmayan alacakların da talep edildiğini, sözleşmede kiracıdan alınamayan hasılat payı işletmeciden alınır denildiğini, henüz kiracıya başvurulup talep edilemeden söz konusu payın doğrudan müvekkili şirketten istenemeyeceğini, müvekkilinin müteselsil sorumlu, kefil ya da garantör olmadığını, hasılat payının da davacı tarafından yanlış hesaplandığını, üst hakkı kirası ödenmiş olup talep edilmesinin doğru olmadığını savunarak; davanın reddiyle, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; asıl davaya konu icra takibinde alacak kalemlerine ve faize itiraz edildiğini, davacının taleplerinin sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu savunarak; davanın reddiyle, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının “Öğrenci Yurdu ve Sosyal Tesis Yapımına İlişkin İrtifak (üst) Hakkı Sözleşmesi Tasarısı” sözleşmesinin 10.1 maddesine göre, 2018 yılı için 2.802,38 TL üst hakkı bedelini, 10.6. maddesine göre Aralık 2017-Temmuz 2018 arası kiranın yüzde 2,5'u olan 2.006,72 TL'yi, Ağustos 2018- Kasım 2018 arası kiranın yüzde 2,5'u olan 51.493,57 TL'yi, 2016-Kasım 2018 arası hasılat ve kiranın yüzde 2,5'u olan 213.724,14 TL'yi ve taraflar arasındaki komisyon kararı gereği hasılatın yüzde 2,5'u olan 739.375,13 TL'yi davacıya ödemesi gerektiği, hükme esas alınmaya uygun 31.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların yerinde olduğu, davacının sözleşme gereği davalıdan toplam 1.009.401,94 TL alacaklı bulunduğu, asıl dosyada Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2018/114713 Esas sayılı dosyasında 833.912,48 TL'nin, birleşen dosyada Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2018/147305 Esas sayılı dosyasında 175.489,46 TL toplam alacağın icra takibine konu edildiği, davalının itirazlarının aralarında yaptıkları sözleşme hükümlerine göre yerinde olmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen dosyalar yönünden davanın kabulüne, alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği kanaatine varılarak icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında uzman bilirkişiden alınan ve davacının icra takiplerine konu ettiği alacak miktarlarının doğruluğunu tespit eden 28.10.2022 tarihli gerekçeli, dosya kapsamına uygun, yargı denetimine elverişli bilirkişi ek raporu esas alınarak karar verildiği gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı vekili; istinaf kararının gerekçesiz olduğunu, davacı tarafından başlatılan icra takiplerinin takip talebinde talep edilen alacak kalemleri ile icra müdürlüğü tarafından düzenlenen ödeme emirlerine dayanak gösterilen nedenlerin uyuşmadığını, yargılamada taraflar arasındaki sözleşme ve komisyon kararının yanlış değerlendirildiğini ve müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takiplerinin hiçbirinde takip talebinin ekine dayanak hiçbir belge sunulmadığını, icra takibinde asıl alacak adı altında %9 yıllık faiz işletilerek işlemiş faiz talebinin bulunulduğunu, takip talebinin açıklamalar bölümüne bakıldığında ise takip talebinin farklı farklı dönemlere ilişkin ödenmeyen üst hakkı kirası, kira ve KDV borçlarını içerdiği beyan edildiğini, borç muaccel hale gelmeden davacı tarafından bu alacak kaleminin icra takibine konu edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkil şirketin yurt binasının işletmesinin tamamını KYK'ya kira sözleşmesi bırakmış olması nedeniyle elde etmiş olduğu herhangi bir hasılatı olmadığı için yıllık hasılatının %2,5'ini üniversiteye ödemekle yükümlü bulunmadığını, ödeme dekontlarının dikkate alınmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, yapılan hesaplamanın taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler dikkate alınarak yapıldığı, yargılama sırasında davalı vekilince sunulan ödeme dekontlarının bilirkişi raporunda yer aldığı, taraf itirazları doğrultusunda ek rapor alındığı anlaşıldığından; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE, 2.Temyiz olunan asıl davaya yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.