Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4615 E. 2026/3823 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4615
Karar No
2026/3823
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1648 E., 2025/1454 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/180 E., 2023/194 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili....'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalının yurt dışında yaşayan müvekkillerini .... ilçesinde bir arsa alıp birlikte ev yapma konusunda ikna ettiğini, müvekkillerinin kendileri için uygun arsa bulunduğunda satın alınması ve akabinde bina yapılması için davalıya 08.10.2018 tarihinde düzenleme şeklinde vekaletname verdiklerini ve aralarında bir protokol yaptıklarını, protokole göre bir arsa alınacağı, bu arsanın yarısının davalıya diğer yarısının müvekkillerine ait olacağının belirtildiğini, müvekkillerinin 26.12.2018 tarihinde 1.470.000,00 TL.’yi ( 220.000 İngiliz Pound karşılığı) davalıya gönderdiklerini, davalının gönderilen parayla ... Mahallesi 1 59... parsel sayılı taşınmazı satın alarak yarı hissesinin müvekkil adına diğer yarısını da kendi adına tescil ettiğini, davalının kendi arsa payını da bu parayla ödediği gibi arta kalan büyük bir meblağı da uhdesine geçirdiğini ve haksız kazanç sağladığını, yine farklı tarihlerde yükleniciye ödenmek üzere müvekkilinin hesabından davalıya paralar (pound) gönderildiğini, ayrıca 400.000,00 TL civarında davalıya, yükleniciye verilmek üzere para verildiğini, satın alınan arsa üzerine binaların yapımı için yükleyici firmaya ödenen paraların tamamının da müvekkilleri tarafından ödendiğini ileri sürerek; davalının taşınmaz alımı için almış olduğu 1.470.000.00 TL’nin (220.000 GBP karşılığı), müvekkillerine düşen arsa payları bedelinin bu rakamdan hesaplanarak mahsup edilmesine, geri kalan miktarın davalıdan tahsiline, binaların yapımı için davacıların hesabından davalı tarafından çekilip yüklenici firmaya ödenen paraların, yapılacak keşif sonrası bilirkişilerce müvekkilinin evine tekabül eden kısmı mahsup edilerek geri kalan kısmın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin vekaletnameye uygun olarak önce 27.12.2018 tarihinde taşınmazı protokolde belirtilen hisse paylaşımına uygun olarak satın aldığını, sonra da taşınmaz içerisine 2 adet villa inşa ederek yine protokolde öngörülen hisse paylaşımına uygun olarak 14.10.2019 tarihinde tescil ettirdiğini, 21.10.2019 tarihinde villayı davacılara teslim ettiğini, arsa alımı ve inşaatların yapımı sürecinde davacılar ile müvekkilin hemen hemen tüm detaylarda birlikte karar verip beraber hareket ettiklerini, davacıların 21.10.2019 tarihi itibariyle kendi villalarına taşınıp yaşamaya başladıklarını savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılara ait konutun maliyetinin arsa değeri hariç 2.212.239,97 TL olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, tapuda taşınmaz bedellerinin tarafların harç ödememek amacı ile eksik düşük gösterildiği gerçeği karşısında bilirkişi raporuna göre de satış tarihindeki değerinin 1.460.340,00 TL olarak tespit edildiği, arsanın 350.000,00 TL’ye alındığı kabul edilse dahi inşaat maliyetinin davacıların davalıya gönderdiği ve davalı tarafından da kabul edilen miktarın üstünde bir maliyete tekabül ettiği, davacıların sadece arsa alımına yönelik bir vekalet ve protokol düzenlemedikleri, konut yapımının da aynı anlaşma içinde yer aldığı, gönderilen paraların ayrı ayrı kullanım nedeni açıklanmadığından, toplanan delillere göre de davalının ödenen miktara tekabül edecek değerde arsa alımı ve konut yapımını tamamladığı ispatlandığından, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen 08.10.2028 tarihli protokol ve bu protokol kapsamında davacılar tarafından davalıya verilen vekalet ile davacılar için 1/2 paylı davalı için 1/2 paylı olacak şekilde gayrimenkul alıp üzerine yine 1/2 şer paylı olacak şekilde bina yapımı için yapılan anlaşma kapsamında gönderilen paralar ile denetimine elverişli bilirkişi heyeti raporu kapsamında taşınmaz değeri ve üzerine yapılan binaların değerinin tespit edilerek davacılar tarafından fazladan ödenen bir bedelin bulunmamış olmasına ve bu doğrultuda davacıların davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edilmiş olmasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; taraflar arasında düzenlenen protokol ile ve vekaletnameden anlaşılacağı üzere taraflar arasında herhangi bir inşaat sözleşmesi bulunmadığını, davalıya vekalet verildiğinden, uyuşmazlığın vekalet sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini, müvekkillerinin davalının talebi üzerine taşınmazın alımı için 1.470.000,00 TL (220.000,00-GBP karşılığı) gönderdiğini, ancak davalının taşınmazı tapuda 350.000,00 TL'ye satın alıp, arsanın yarısını kendi adına tescil ettirerek müvekkillerine düşen 175.000,00 TL'lik arsa payı bedeli düşüldükten sonra kalan 1.295.000,00 TL'yi haksız bir şekilde uhdesinde tuttuğunu, ayrıca binaların yapımı için müvekkillerinin HSBC hesabından gönderilen ve yüklenici firmaya ödendiği iddia edilen paraların müvekkillerinin evine tekabül eden kısmının mahsup edilerek geri kalanının davalıdan tahsili gerektiğini, mahkemenin dosyadaki belgeleri değerlendirmeden eksik inceleme ile karar verdiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklı ve davalıya fazladan ödendiği iddia edilen paraların tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle taraflar arasında düzenlenen protokol gereğince davalıya gönderilen paralar ile taşınmaz satın alınıp, bu taşınmaz üzerine villa yaptırıldığı, yapılan villanın bir tanesinin davacılar adına tescil edildiği, davalının protokol kapsamında verilen vekaletnameye uygun işlemler yaptığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile satın alınan taşınmazın değeri ve taşınmaz üzerine yaptırılan villanın tespit edilen değerine göre, ve fazladan ödeme yapılmadığının anlaşmasına göre, davacılar vekilinin temyiz temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4615, K. 2026/3823, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4615-e-2026-3823-k-73b25eb8a064