Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4160 E. 2026/414 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4160
- Karar No
- 2026/414
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2049 E., 2025/1145 K. ASIL VE BİRLEŞEN 2010/425 E. SAYILI DAVADA; BİRLEŞEN 2006/330 E. SAYILI DAVADA; DAVA TARİHLERİ : 20.02.2006, 09.10.2006, 16.12.2010 İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/15 E., 2024/144 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen 2010/425 E. sayılı davada davacı ... ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin ...Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 02.02.2006 tarihli yazısıyla; Kuruma fatura edilen reçeteler üzerinde tahrifat yapıldığı gerekçesiyle, imzalanan 2002, 20 03... yılı Eczane Sözleşmesinin “Sözleşmenin V. Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar” bölümünün 1. maddesinin (n) fikrası uyarınca sözleşmenin 7 yıl süreyle feshedildiğinin bildirildiğini, tahrifat olarak belirtilen değişiklerin doktor tarafından imza, kaşe ve bağlı olduğu kurumun mühürü kullanılmak suretiyle yapıldığını, reçete üzerinde değişiklik yapabilme yetkisinin de sadece reçeteyi tanzim eden hekime ait olduğunu ileri sürerek, fesih işleminin iptalini talep etmiştir.
2. Birleşen 2006/330 E., sayılı davada davacı Kurum vekili; Kurum ile sözleşmesi bulunan .... Eczanesi hakkında yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen 29.12.2005 tarih ve 4 sayılı rapora istinaden, usulsüzlük ve sözleşmeye aykırı durumun tespit edilmesi üzerine Kurumun zarara uğradığını sigortalı ve hak sahiplerine ait reçetelerin protokol kayıt numaraları hastane poliklinik kayıt defterinde yer almamasına rağmen fatura edilmesi sonucunda oluştuğunu ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, toplam 69.942,24 TL alacağın ... Eczanesi ve mesul müdürü ...'den ve Dr. V.Y.nin görev yaptığı Sağlık Bakanlığından (Manisa Devlet Hastanesi) dökümü yapılan her bir kalem alacağın karşısında belirtilen reçete tarihlerinden 3 ay sonra başlayacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen 2010/425 E., sayılı davada; davacı vekili müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun, ... Devlet Hastanesinde görevli doktorlar hakkında başlatılan soruşturmaya dayalı olarak, sigortalılara ait sağlık karnelerinde hastaların bilgileri dışında ilaç yazmak, reçetelerde tahrifat yapmak, reçeteye sonradan ilaç eklemek suçlamaları ile Kurumu zarara uğrattığından bahisle sözleşmesinin tek taraflı olarak feshettiğini, Manisa 1.Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın devam ettiğini, ayrıca fesih işleminin iptali için açılan davanın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam ettiğini, davalı Kurumun suçlamaları nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu, ticari itibarının sarsıldığını ve müşteri kaybettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl ve birleşen 2010/425 E. Sayılı davada davalı Kurum vekili; Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan denetim sonucunda, davacının reçeteler üzerinde tahrifat yaparak Kurumu zarara uğrattığının tespit edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacının sözleşmesinin 7 yıl süreyle feshedildiğini, fesih işleminin sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir. 2.Birleşen 2006/330 E. sayılı davada davalı eczacı vekili; reçeteler üzerinde yapılan değişikliklerin ve eklentilerin müvekkili tarafından yapılmadığını, hastane protokol kayıt defteri ile reçeteler üzerinde yazılı bulunan protokol numaraları arasında meydana gelen tutarsızlıkların eczacının sorumluluğu dahilinde bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3.Birleşen 2006/330 E. davada davalı ... vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, Dr. V.Y.nin yapılan görev sebebiyle İdareye dava açıldığı iddiasının bulunduğunu, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, belge ve raporlarda herhangi bir tahrifat varsa bu hususta gerekli inceleme ve denetleme görevini yapmaksızın ödemede bulunan Bağ-Kur İl Müdürlüğünün kusurlu bulunduğunu, kendisi kusurlu olan davacı İdarenin tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, şahsi sorumlukları sebebiyle Kurum zararlarının ilgili kişilerden ve yine tahrifatlı olduğu bildirilen reçeteleri fatura eden eczanelerden istenilmesi gerektiğini, tazminat miktarının son derece fahiş olduğunu, ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz istenilmesinin de usul ve yasaya aykırı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda, sözleşmeye aykırı reçetelerin eczaneye geri gönderilerek tamamlattırılması gerektiğinin, bu aykırılıkların Kurum tarafından bilinen aldatma kabiliyeti var olan hile ile değerlendirilemeyeceğinin, bu gibi reçetelerde haksız kazanç unsurunun bulunmadığının, reçeteler üzerinde doktor tarafından yapılan, yapılmasa dahi kim tarafından yapıldığı eczacı tarafından bilinemeyecek, suç kastı ile yapıldığı ortaya konulamayan hastane kayıtları ile çelişip çelişemeyeceği eczacı tarafından bilinmeyecek hususlardan dolayı haksız kazanç ve kamu zararı oluşmadığının, adli veya idari kovuşturmaya tabi olmasına rağmen ilgili reçete ve belgelerin kanun hükmüne aykırı olarak imha edildiğinin, bu reçeteler üzerinde bilirkişilerin inceleme yapamadığının ancak dosyadaki belgeler itibarıyla yapılan fesih işleminin ve Kurumun alacak talebinin yerinde olmadığının bildirildiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne davalı Kurumun 02.02.2006 tarihli sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptaline, tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, birleşen 2006/330 E., sayılı davanın reddine, birleşen 2010/425 E. sayılı davada eczacının tazminat talebinde bulunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı eczacı vekili ve davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı eczacı vekili ile davacı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı eczacı vekili; asıl dava yönünden ve birleşen 2006/330 E. sayılı davalar İlk Derece Mahkemesi tarafından tesis edilen kararlara karşı itirazlarının bulunmadığını, Kurumun ekran kapatma gibi haksız davranışı karşısında aylarca sistemini kullanamayan ve Bağ-Kurlu hastaların reçetelerini işleme koyamayan davacı eczacının kazanç kaybı yaşadığını, maddi manevi tazminat taleplerine ilişkin birleşen 2010/425 E. Sayılı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı Kurum vekili; eczacı tarafından bazı ilaçların eczane sözleşmesinde yer alan hükümlere aykırı olarak fatura edilmesi nedeniyle Kurum zararı oluştuğunu, reçetelerin aslı ile fotokopili suretlerinde yazılı ilaçları kontrol etme görevinin eczanelere verildiğini, eczanelerin ise tahrifata uğramış ya da tarihleri farklı olan, doktorun mühür ve imzası olmayan sonradan ekleme yapılmış reçeteleri kontrol etmesi gerektiğini, kontrol görevini yerine getirilmediğini, dosyaya kazandırılan raporlarda çelişkiler mevcut olduğunu, verilen tazminat tutarının ilgili kararda neden reddedildiğine ilişkin gerekçede açıklama bulunmadığını, yeni protokol gereği ise bazı durumlarda fesih yerine cezai şart uygulaması getirilmişse de davacı tarafından herhangi bir başvuru olmadığını, Kamu Hastaneleri Birliği yönünden ise reçetelerin usulüne uygun olarak düzenlenmesi, protokol defterlerinin tutulması hastanenin denetim ve sorumluluğunda olduğunu, birleşen 2006/330 Esas sayılı davada Kurum zararından müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl davada davacı eczacı hakkında uygulanan fesih işleminin iptali, birleşen 2006/339 Esas sayılı davada, dava davalı Kurumun alacak talebine, birleşen 2010/425 Esas sayılı davada, eczacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle asıl ve birleşen 2006/330 E. sayılı davada; davacı eczacı veya çalışanlarınca feshe konu reçeteler üzerinde tahrifat yapıldığı hususunun Kurum tarafından ispatlanamamasına yine birleşen 2010/425 E. sayılı davada; Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesince davacı eczacı hakkında verilen beraat kararının, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 26.02.2014 tarihli 2012/22271 E., 2014/3459 K. sayılı ilamı ile zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerekçesiyle karar bozulmasına ve neticesinde düşme kararı verilmesine söz konusu ceza davasında davalı Kurumun şikâyet ve denetim yetkisini mevzuat çerçevesinde kullandığının ve davacı eczacının müşteri kaybettiği ve ticari itibarının sarsıldığını dosya kapsamıyla ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.