Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3930 E. 2026/3437 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3930
Karar No
2026/3437
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/892 E., 2025/1342 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Batı 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/524 E., 2025/79 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ve ailesinin iradesi fesata uğratılarak 18.01.2017 tarihinde ... nolu devre mülk satış sözleşmesi imzalatıldığını, söz konusu sözleşmenin adi şekilde yapıldığını, resmi şekil şartına uyulmadığını, bu nedenle ... nolu sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olarak adi şekilde yapılan sözleşmedeki plana uygun ödemelerini yapmaya başladığını, 18.01.2017 tarihinde imzalanan ... nolu devre mülk satış sözleşmesindeki devre mülk değiştirilerek 17.06.2018 tarihinde ... nolu yeni devre mülk satış sözleşmesini imzalattıklarını, müvekkilinin söz konusu devre mülkü aldığı günden bugüne kadar bir kez bile kullanıma izin verilmediğini, davalı şirketin sözleşme bedelini alması ve tapu devrinden sonra devre mülkü teslim etmemiş olması nedeni ile kusurlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; taraflar arasında imzalanan devre mülk satış sözleşmelerinin ayrı ayrı iptaline, ... İli, ...İlçesi...Mah. 118 Ada, 3 parsel B Blok 5. Kat 93 Nolu Bağımsız Bölüm olan tapunun iptaline, öncelikle taşınmazın rayiç piyasa bedelinin tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL.’nin müvekkile iadesine, bu mümkün değilse ödenen bedellerin denkleştirici adalet ilkesi gereği günümüz ekonomik koşularına uyarlanarak avans faizi ile iadesine, bu da mümkün olmadığı takdir de ödenen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi ile davalıdan tahsiline, taşınmazın kullanılmayan dönemlerine ait müvekkilden alınan aidatların şimdilik 200,00 TL’sinin iadesine ve aidatların iptaline karar verilmesine talep etmiş; 02.12.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.200,00 TL olan dava değerini 24.775,00 TL artırarak toplam 25.975,00 TL'nin ödeme gününden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının cayma hakkını usulüne uygun kullanıldığı, tarafların aldıklarını geri vermekle yükümlü olduğu, davacının cayma hakkını kullanmasında davalı şirketin sözleşme bedelinin alınması ve tapu devrinden sonra devremülkü teslim etmemiş olması nedeni ile kusurlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki devremülk satış sözleşmesinin ekleriyle birlikte iptaline, sözleşme bedeli 23.415,00 TL ve yıldat bedeli 850,00 TL olmak üzere toplamda 24.265,00 TL'nin dava tarihi olan 08.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine, davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; taraflar arasında mevcut devre mülk satış sözleşmesi, tapuya kayıtlı taşınmazın haricen satışına ilişkin olmakla resmi şekilde yapılmadığından geçersiz ise de, sözleşmeye konu devre mülkün tapu kaydı resmi senet ile davacı adına devredilmiş olmakla geçersiz olan sözleşmenin geçerli hale geldiği, sözleşmeye konu olan devre mülkün davacıya fiilen teslim edilerek kullanıldığının iddia ve ispat edilmediği, tecrübe ve muayene koşulu gerçekleşmediğinden, davacı cayma hakkını kullanabilecek olup sözleşmenin iptali ile ödemiş olduğu bedelin iadesini talep edebileceği, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak, istinaf talebinde bulunan tarafın sıfatı da gözetilmek sureti ile yapılan inceleme neticesinde; davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yapılan iki ayrı sözleşme bulunmasına rağmen ve talep etmiş olmalarına rağmen iki sözleşmenin ayrı ayrı iptaline karar verilmemesinin hatalı olduğunu, müvekkil ile iki ayrı sözleşme yapıldığını, ilk sözleşme ile yapılan ödemelerin ikinci sözleşmeye aktarıldığını, mahkemece hangi devre mülk sözleşmesinin iptal edildiği belirsiz olduğu gibi talep gereği iki ayrı ve resmi şekilde yapılmayan sözleşmelerin ayrı ayrı iptali gerektiğini, öncelikle taşınmazın rayiç piyasa bedelinin davacı müvekkile iadesine bu mümkün değilse ödenen bedellerin denkleştirici adalet ilkesi gereği günümüz ekonomik koşularına uyarlanarak avans faizi ile davacıya iadesine bu da mümkün olmadığı takdirde ya da mahkeme aksi kanaatte olması halinde ödenen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi ile davacıya verilmesine yine mahkeme aksi kanaatte ise arabuluculuk sürecine başvuru tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesinin talep edildiğini, sözleşmenin ve tapunun müvekkiline fiilen hiç teslim edilmemesine rağmen aidat ödemesi ve bu aidatlardan sorumlu tutulmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, mahkeme tarafından verilen aidatın iadesine karar verilmiş ise de kullanılmayan yıllar için aidatların iptali konusunda değerlendirme yapılmadığını, kullanılmayan yıllara ait olan ve hukuka aykırı olarak alınan aidatların tümünün iptalini gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, devre mülk sözleşmesinin iptali, ödenen bedelin ve aidatların iadesi istemine ilişkindir. 1. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında yapılan 18.01.20 17... 0 nolu sözleşme ile, ... İli, ...İlçesi, ... Köyü, 118 Ada, 3 numaralı parselde tapuya kayıtlı, A Blok, 1.Kat, 48 numaralı dairenin devre mülk hakkının 17.550,00 TL bedelle; akabinde bila tarihli ... nolu sözleşme ile de, B blok, 5.kat, 93 numaralı dairenin devre mülk hakkının 23.550,00 TL bedelle davacı tarafından satın alındığı ve davacıya B blok, 5. kat, 93 numaralı taşınmazın tapuda devre mülk hakkının devredildiği anlaşılmıştır. Mahkemece taraflar arasında düzenlenen sözleşmesinin ekleriyle birlikte iptaline karar verilmiş ise de, iki ayrı sözleşme yapıldığı dikkate alındığında her sözleşmenin ayrı ayrı iptali gerekmekte olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Davacı vekili eldeki dava ile öncelikle taşınmazın rayiç piyasa bedelinin tahsili, mümkün değilse ödenen bedellerin denkleştirici adalet ilkesi gereği günümüz ekonomik koşularına uyarlanarak avans faizi ile tahsilini talep etmiş olup mahkemece, satış sözleşmesinin geçerli olması ve tapuda tescil işleminin yapılması nedeniyle davacının rayiç bedel talibi yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmekte olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Davacı vekili kullanılmayan yıllara ait olan tüm iadatların iptalini talep etmiş olup mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmadan karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu yönden de bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücetinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3930, K. 2026/3437, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3930-e-2026-3437-k-42d79b0caeaf