Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3758 E. 2026/2569 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3758
- Karar No
- 2026/2569
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1239 E., 2022/1329 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bor 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/20 E., 2021/571 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; tarafların 11.06.2008 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçıları olduklarını, muristen intikal eden taşınmazlarda ortaklığın satış yolu ile giderilmesi için açılan davada, davalının dava konusu 13 13... parselde kayıtlı deri fabrikası vasfındaki taşınmazın içerisinde yer alan ve deri imalatında kullanılan makine ve ekipmanların kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, söz konusu makine ve ekipmanların muris tarafından alındığını ileri sürerek; Bor Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/16 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte kayıt altına alınan ve taşınmazda bulunan makine ve ekipmanların muris ...'a ait olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taşınmazda bulunan makine ve ekipmanları müvekkilinin satın aldığını, Bor Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/16 D.İş sayılı dosyasında tespit edilen bedellerin doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu ... Makine marka deri tıraşlama makinesi, deri etleme makinesi, deri kireçleme dolabı, deri yağlama dolabı, deri tavlama yumuşatma makinesi, ... marka 30 panolu gergi makinesi, ... makine marka deri pres makinesi, desimetre kare cinsinden deri ölçü makinesi, deri boya pistola ve fırınlama makinesi, ... marka ölçü desi makinesi, hava tankı ve kompresör ile ... marka katı yakıtlı buhar kazanının muhdesat olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle; yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 13 13... parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki bina içinde bulunan ve aidiyetinin tespiti istenen ... Makine marka deri tıraşlama makinesi, deri etleme makinesi, deri kireçleme dolabı, deri yağlama dolabı, deri tavlama yumuşatma makinesi, ... marka 30 panolu gergi makinesi, ... makine marka deri pres makinesi, desimetre kare cinsinden deri ölçü makinesi, deri boya pistola ve fırınlama makinesi, ... marka ölçü desi makinesi, hava tankı ve kompresör ile ... marka katı yakıtlı buhar kazanının taşınmazın bütünleyici parçası niteliğinde olmayıp (mütememim cüz) her zaman için sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşya (teferruat) niteliğinde oldukları, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilmesinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; dava konusu makinelerin fabrikanın üretim planlamasına uygun olarak yere monte edilerek sabitlendiğini, keşif yapılmadan ve tanık dinlenmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmazda bulunan makine ve ekipmanların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; İlk Derece Mahkemesince, tespiti istenen makinelerin taşınmazdan her zaman sökülüp götürülebilen, taşınmazın bütünleyici parçası niteliğinde olmayan eşyalar olduğu ve bu nitelikteki eşyalar için tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 684. maddesi uyarınca bir şeyin bütünleyici parça (mütemmim cüz) olup olmadığının tayininde; yerel adetlere göre o şeyin asıl şeyin temel unsuru olup olmadığı, asıl şeyden ayrılması halinde asıl şeyin veya parçanın bütünlüğünün bozulup bozulmayacağı ve ekonomik değerinin yitirilip yitirilmeyeceği kriterleri esas alınır. Özellikle sanayi tesislerinde ve fabrikalarda bulunan makinelerin; binaya özgüleniş biçimi, montaj durumu, sökülmeleri halinde tesisin üretim fonksiyonunu ifa edip edemeyeceği ve taşınmazın ekonomik bütünlüğüne katkısı titizlikle incelenmelidir. Somut olayda, davacılar vekili; söz konusu makinelerin deri fabrikasının üretim planlamasına uygun olarak zemine sabitlendiğini, fabrikanın işleyişi için elzem olduklarını ve taşınmazla bütünleştiklerini ileri sürmektedir. Mahkemece, dava konusu makinelerin niteliği, yerleşim biçimi ve taşınmazla olan bağlantısı hakkında yerinde inceleme yapılmamış; makinelerin "sökülüp götürülebilir" nitelikte olduğu hususu sadece dosya üzerinden ve varsayıma dayalı olarak kabul edilmiş, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur.
Bu durumda Mahkemece; konusunda uzman bilirkişiler (makine mühendisi ve inşaat mühendisi) eşliğinde taşınmazda keşif icra edilerek, her bir makine ve ekipman yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması; bu eşyaların zemine veya binaya sabitlenip sabitlenmedikleri, sökülmeleri halinde ekonomik değerlerinde veya taşınmazın bütünlüğünde bir zarar meydana gelip gelmeyeceği ve fabrikanın asli unsuru olup olmadıkları tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması, yapılacak keşif sonucunda eşyaların bütünleyici parça niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, davanın esasına girilerek delillerin toplanması, taraflar arasında görülen ve kesin hüküm niteliğinde olan Bor 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli, 2021/50 E. 2022/385 K. sayılı haksız işgal tazminatı dosyası ile devam eden Bor Sulh Hukuk 2020/496 E.sayılı ortaklığın giderilmesi dava dosyası muhteviyatlarının değerlendirilmesi ve hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.