Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3756 E. 2026/572 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3756
Karar No
2026/572
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/523 E., 2024/646 K. DAVA TARİHİ : 24.08.2015 İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) Ankara 14. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/142 E., 2022/420 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinden küçük ...'in davalı şirket bünyesindeki Tıp Merkezinde doktor olarak çalışan davalı ... tarafından 19.08.2014 tarihinde hatalı olarak sünnet edildiğini, hatalı sünnet nedeniyle oluşan gözle görülür şekil bozukluğundan dolayı davacı küçüğün ergenliğinde bir dizi ameliyat daha geçirmesi gerektiğinin aileye söylendiğini, sünnet operasyon bedeli olarak baba ....e ait kredi kartından 200,00 TL ödendiğini belirterek ameliyat masrafları, tedaviler için yapılan hastane masrafları, ulaşım masrafları, bakıcı giderleri ile ileride oluşabilecek sair tedavi masrafları için şimdilik 500,00 TL maddi ve küçük ... için 75.000,00 TL, anne .... için 50.000,00 TL ve baba Bülent için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı şirket vekili; sünnet operasyonunda tıp merkezinin herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporları ile davacı küçüğe yapılan operasyonun kusurlu olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen tarihli kararıyla; eldeki yargılama sırasında alınan ayrıntılı, gerekçeli, taraf ve mahkeme denetimine elverişli bilirkişi raporu içeriği ile ceza soruşturması sırasında alınan raporlar içeriğine ve dava dilekçesinde davacıların ameliyat konusunda yeterince bilgilendirilmediği/aydınlatılmış onam formlarının yeterli olmadığı yönünde bir iddiada bulunmamış olması nedeniyle davacı tarafın istinaf sebebini teşkil eden itirazlarının ilk derece mahkemesinde usulünce ileri sürülmediği gibi, re'sen gözönünde tutulacak, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hallerden de olmamasına göre istinaf aşamasında incelenemeyeceği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; küçük ...’in sünnet operasyonu sonunda cinsel organında gözle görülür şekil bozukluğu meydana geldiğini, üç farklı doktora başvuran aileye yapılan sünnetin doktor tarafından hatalı yapıldığının söylendiği, ek bilirkişi raporunda "Penisin saat 12... hizaları arasında 3 adet mukozal katlantı mevcuttur. Başka da ek patoloji olmadığı görülmüştür." şeklinde tarif edilen mukozal katlantıların büyük ihtimalle sünnet sırasında atılan dikişlere bağlı geliştiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı hekimin, müvekkil aileye sünnet operasyonunda oluşabilecek olumsuzluklar hakkında bilgi vermediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı davalı özel sağlık kuruluşu ve davalı doktorun özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dosya kapsamında alınan denetime elveriş bilirkişi raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına ve küçük ...'e yapılan sünnet işleminin fonksiyonel kayıplara neden olmayacağı ve sekel mahiyetinde arızasının olmadığı cihetle davalı doktora atfı kabil kusur bulunmadığının tespit edilmiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3756, K. 2026/572, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3756-e-2026-572-k-6d2e7abc8966