Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3822 E. 2026/567 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3822
- Karar No
- 2026/567
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/808 E., 2025/841 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/81 E., 2023/990 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacı vekili; davalının dava dışı ...'dan borç istemesi üzerine ...'ın davalıya 05.09.2011 tarihinde, "Benden Talep Ettiğiniz Ödünç Para" şeklindeki açıklama ile borç olarak banka kanalıyla 30.000,00 TL para gönderdiğini, davalı tarafından borcun ödenmemesi üzerine dava dışı ... tarafından alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, ...'ın bu alacağını ...Noterliğinin 31.01.2012 tarihli temliknamesi ile kendisine devrettiğini ileri sürerek Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2011/13495 E. sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise; davalıların, dava dışı ...'dan borç para istediklerini, ... tarafından davalıların hesabına "benden talep ettiğiniz ödünç para" açıklamasıyla 25.08.2011 tarihinde 18.550,00 TL para gönderdiğini ve bu bedelin de davalılar tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla dava dışı ... tarafından icra takibi başlatıldığını ve itiraz üzerine takibin durduğunu, dava dışı ...'ın icra dosyasından olan alacağını Kadıköy 15. Noterliği 31.01.2012 tarihli temliknamesi ile kendisine devrettiğini ileri sürerek Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2011/13494 Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Asıl ve birleşen davada davalı ...; davacının iddialarının gerçek olmadığını, dava dışı ...'ı tanımadığını, bahsi geçen banka hesabının kendisine ait olmadığını icra takibine haklı ve yerinde olarak itiraz edildiğini savunarak davacının bu hususu bilmesine rağmen haksız ve kötüniyetli olarak açtığı davanın reddine, alacağın %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı yandan tahsiline karar verilmesini dilemiştir. 2. Birleşen davada davalı ...; paranın gönderildiği hesabın kendisi tarafından açıldığını ve kullanıldığını, bu bedelin ortağı ve müdürü olduğu dava dışı şirkette kullanılmak üzere gönderildiğini, bu sebeple kimseye borçlu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takip alacaklısı tarafından davalıların ... Şubesinde açılmış olan müşterek hesabına dava konusu tutarın havale edildiği, bahse konu hesabın davalı ... tarafından açılmadığı, davalı ... tarafından bu hesabın açıldığı ve adı geçen davalı tarafından imza inkarında bulunulmadığı, yapılan araştırma ve inceleme sonucu bu hesabın davalı ... tarafından kullanıldığının saptandığı, hesap hareketlerinin bunu doğruladığı, soruşturma aşamasında alınan ifadelerin de benzer mahiyette olduğu, davalıların o tarihte evli oldukları, ortak hesabın davalı ... tarafından açılarak kullanıldığının sabit olduğu, açıklamada yer alan ödünç para ibaresinin borç ilişkisini doğruladığı, takip konusu olan borcun mevcut olmadığı veya ödendiğinin yazılı delil ile ispat edilemediği, davalı ...'in itirazının haksız olduğu, hesaba bu paranın gönderildiğini kabul eden davalının ödeme savunmasını kanıtlayamadığı, adı geçen davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davacı ve davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleşen dosyalarda, paranın gönderildiği banka hesabının, davalı ... ile eski eşi olan diğer davalı ...’a ait ortak hesap olması, hesabın davalı tarafından kullanıldığının ispat edilememesi, bu hesabın açılışına ait sözleşmede yer alan imzanın anılan davalıya ait olmadığının ve davalı ...’nin ortak hesabı kullanmadığının Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2018/6798 E., 2020/1716 K. sayılı ilamıyla sabit hale geldiği, diğer davalı ...'in de borç olarak gönderilen paranın ödendiğinin ispat edilemediği, icra takibinin 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce yapılmış olan icra takipleri üzerine açılan ve açılacak olan itirazın iptali davalarında icra inkar tazminatı asgari %40 olarak uygulanacağı ve somut olayda davacının başlattığı icra takip tarihi 11.11.2011 olmasına rağmen mahkemece %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve icra inkar tazminatı yönünden değiştirilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş; karar, davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek, davalı ... yönünden davaların reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalılar vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek, davalı ... yönünden de red kararı verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada, davacının temliken alacaklısı olduğunu iddia ettiği ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen mahkeme kararında, ödünç para gönderilen hesabın davalı ... tarafından açılmadığı ve kullanılmadığının sabit olduğunun anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.