Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3352 E. 2026/571 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3352
Karar No
2026/571
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/822 E., 2025/911 K. DAVA TARİHİ : 05.04.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2023/89 E., 2024/437 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 21.12.2021 tarihinde davalı şirket tarafından işletilen hastanede "sol total kalça protezi" ameliyatı olduğunu, geçirdiği operasyon sonrası daha fazla ve şiddetli ağrıya maruz kaldığını, çektiği acı ve ızdırabın sebebinin davalı doktorun hatalı ameliyat yapması olduğunu öğrendiğini, davalı hastane tarafından müvekkilinden tahsil edilen tedavi masrafı olan 13.292,00 TL'nin davacının banka hesabına 26.09.2022 tarihinde "... tedavi bedeli iadesi" açıklamasıyla iade edildiğini, müvekkili tarafından başka bir hastanede 11.10.2022 tarihinde ikinci ameliyatın yapıldığını, kesin tanı olarak "internal eklem protezinden dolayı enfeksiyon ve enflamatuvar reaksiyon" ve "internal eklem protezinin mekanik komplikasyonu" konulduğunu belirterek, şimdilik 200.000,00 TL maddi tazminat ile 250.000,00 TL manevi tazminatın 21.12.2021 tarihinden itibaren davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacının ameliyatının müvekkili doktor tarafından gerçekleştirilerek ameliyat sonrası gerekli takip ve tedavisi işlemlerinin uygulandığını, ameliyat yeri ve bakımı yapılıp walker cihazı ile yürütülen davacının 25.12.2021 tarihinde taburcu edildiğini, davacının gerek ameliyat sırasında gerekse ameliyat sonrasında hiçbir komplikasyon yaşanmadığını, yapılan test ve kontrollerde sol kalça ekleminde ağrı olmadığının tespit edildiğini, davacının 04.01.2022 tarihinden sonra kendisine önerildiği halde kontrole gelmediğini, ameliyat sonrası takiplerine gelmeyen, şikayetlerini iletmeyen davacının durumunu bilmesi ve onu takip etmesinin, oluştuğu iddia edilen komplikasyonu yönetmesinin müvekkilinden beklenmesinin mümkün olmadığını, davacının ikinci ameliyatının yapıldığı dava dışı hastanede düzenlenen epikriz raporunda, davacının septik gevşeme ön tanısı ile yatırıldığı, ancak ameliyatta alınan mikrobiyolojik incelemeler sonucunu gösteren 13.10.2022 tarihli yatan hasta izlem notları bölümünde "kültür sonucunda üreme olmadı; aseptik gevşeme düşünüldü" açıklamasının yer aldığı, ameliyat notu bölümünde de "ortamda aktif enfeksiyon izlenmedi, püy izlenmedi" açıklamasının yer aldığını, aseptik gevşemenin, bu tür ameliyatlardan sonra sıkça rastlanılan bir komplikasyon olduğunu, bu nedenle ameliyatın hatalı yapılmasından ya da hekim hatasından söz etmenin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu 7.İhtisas Dairesinin 27.04.2022 tarihli raporu ile "Kişiye 21.12.2021 tarihinde Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde sol koksartroz tanısıyla yapılan sol total kalça protezi ameliyatının endikasyonunun ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, 04.01.2022 tarihinde çekilen kontrol grafisinde herhangi bir komplikasyon izlenmediği, kişinin daha sonra başvurduğu başka bir sağlık kuruluşunda tespit edilen protez gevşemesinin her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen komplikasyon olarak değerlendirildiği, ancak kişinin 04.01.2022 tarihi sonrasında ilgili hekime başvurmadığı dikkate alındığında; ilgili hekimin bu komplikasyonu yönetme imkanının kalmadığı, kişinin başvurduğu başka bir sağlık kuruluşunda protez gevşemesine yönelik 11.10.2022 tarihinde sol total kalça protezinin çıkarılması ve antibiyotikli imalat spacer uygulanması ameliyatı ile 21.12.2022 tarihinde sol kalça revizyon artroplastisi ameliyatı yapıldığı, dolayısıyla davalı doktorun uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, hizmeti sağlık çalışanları aracılığıyla yürüten davalı idarenin organizasyon hatası tespit edilmediği.." yönünde kanaat bildirildiği ve Ankara 3. İdari Dava Dairesinin 2024/1545 Esas sayılı dosyasında yetkili merci tarafından davalı doktora yönelik soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararına yapılan itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, sonuç itibariyle davalılara bir kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ATK raporunda davacının ameliyatının endikasyonunun ve tekniğinin tıbben uygun olduğu ve daha sonra tespit edilen protez gevşemesinin her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen komplikasyon olduğunun tespit edilmesine, sunulan aydınlatılmış onam formlarına göre davacının ameliyat sonrası gelişebilecek komplikasyonlar hakkında bilgilendirildiğine, davacının komplikasyon için başka bir hekime başvurduğundan, davalı doktorun mevcut komplikasyonu yönetme imkanı kalmamasına, bu haliyle davalı doktorun eyleminin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunun tespit edilmesine göre istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; hükme esas alınan Adli Tıp 7.İhtisas Kurulunun 29.04.2024 tarihli raporunun takdiri delil niteliğinde olduğunu, dava dışı hastaneye yapılan başvuru sonrasında 11.10.2022 tarihinde ameliyat olarak iyileştiğini, kesin tanı olarak "İnternal Eklem Protezinden Dolayı Enfeksiyon ve Enflamatuvar Reaksiyon ve yine İnternal Eklem Protezinin Mekanik Komplikasyonu" tanısı konulduğunu, Ankara 3.İdari Dava Dairesinin 2024/1545 Esas sayılı dosyası içerisindeki tanık beyanları ile müvekkilinin ifadesinin dikkate alınmadığını, davalı hekimin gerçekleştirilen operasyon sonrası hastasıyla ilgilenmediğini, gelişen komplikasyon ve enfeksiyona karşı gerekli tedaviyi yapmadığını, davalı hekimin dikkat ve özen yükümlüğünü yerine getirmediğini, bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalı hastane ve davalı doktorun özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle Adli Tıp Kurumu Raporu ile ameliyat sonrası davacıda gelişen protez gevşemesinin her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen bir komplikasyon olduğu, davacının ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonlar hakkında bilgilendirildiği, davacının ameliyatını takip eden süreçte 04.01.2022 tarihi sonrasında ilgili hekime başvurmadığı dikkate alındığında, ilgili hekimin bu komplikasyonu yönetme imkanının kalmadığı, kişinin başvurduğu başka bir sağlık kuruluşunda protez gevşemesine yönelik 11.10.2022 tarihinde sol total kalça protezinin çıkarılması ve antibiyotikli imalat spacer uygulanması ameliyatı ile 21.12.2022 tarihinde sol kalça revizyon artroplastisi ameliyatı yapıldığı, dolayısıyla davalı doktorun uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, hizmeti sağlık çalışanları aracılığıyla yürüten diğer davalı hastanenin organizasyon hatasının tespit edilmediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3352, K. 2026/571, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3352-e-2026-571-k-6acb1b7539f6