Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3200 E. 2026/579 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3200
- Karar No
- 2026/579
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/556 E., 2025/704 K. DAVA TARİHİ : 07.08.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/267 E., 2025/38 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinden bir haftalığına borç para isteyen davalıya emanet açıklaması ile 480.000,00 TL ve 86.000,00 TL tutarında borç para verdiğini fakat borcunu geri ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; havaleye ilişkin banka dekontunda emanet şeklindeki açıklama ile müvekkiline gönderilen paranın ödünç sözleşmesi kapsamında gönderildiği varsayılsa dahi davacının ödünç konusu şeyi geri isteme hakkı doğmadığını, yazılı bir ödünç sözleşmesi bulunmadığını, tarafların ödüncün ne zaman geri verileceğini kararlaştırmadıklarını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalıya 10.04.2023 tarihinde "emanet" açıklamasıyla 86.000,00 TL, 22.03.2023 tarihinde "emanet para" açıklaması ile 480.000,00 TL gönderdiği, davalının davacıya ise icra takibi öncesinde 11.04.2023 tarihinde "emanet iadesi" açıklamasıyla 200.000,00 TL gönderdiği ve yine davacıya 08.08.2023 tarihli 112.000,00 TL bedelli çekin verilmesiyle toplamda 312.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının 254.000,00 TL alacağı bulunduğu, taraflar ödüncün geri verilmesi konusunda vade belirlemediğinden, davacının istediği zaman ödünç verdiği paranın iadesini isteyebileceği ancak davalı borçlunun bu istemin kendisine iletilmesinden altı hafta geçtikten sonra temerrüte düşeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, 254.000,00 TL'lik asıl alacak, 2.400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 752,85 TL ihtiyati haciz masrafı ve alacağa 07.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra takibinden önce ve itirazın iptali davası açılmasından sonra yapılan ödemelerle takibe konu alacak sonlandırıldığı halde konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmemesi, bu kapsamda davalı tarafından ilamsız icra takibinden önce ödünç sözleşmesi nedeniyle banka havalesi yoluyla 200.000,00 TL'lik ödeme yapılmasına rağmen davacının tüm alacak miktarı üzerinden takip talebiyle icra takibine başlamış olması nedeniyle belirtilen ödeme miktarı yönünden takibin haksız olduğu gözetilerek tarafların haklılık durumu da buna göre belirlenerek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olması yerinde görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacak tutarının (369.152,85 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal koşulları oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; ödüncün ne zaman ödeneceğinin kararlaştırılmamış olduğunu, müvekkili tarafından çekle yapılan ödemenin mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 386. maddesine göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." Aynı Kanun'un 392. maddesi ise; ''Ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.'' hükmünü ihtiva etmektedir. İşbu maddede yer alan ''ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir'' ibaresinden, alacaklının ödünç verdiği şey için dava açması ya da takip başlatması için ilk önce istemde bulunmasının muacceliyet şartı olduğunun kabulü gerekir. 2. Temyizen incelen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalının icra takibi öncesi "emanet iadesi" açıklamasıyla yapılan ödeme ile muacceliyet şartının gerçekleşmiş olmasına ve temyiz edenin sıfatına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.