Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3568 E. 2026/386 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3568
- Karar No
- 2026/386
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/172 E., 2025/762 K. DAVA TARİHİ : 31.03.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2023/135 E., 2024/328 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; davalı ile 18.02.2018 tarihinde avukatlık ücret sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 2. maddesine göre sözleşmeye konu işin İstanbul İli ....İlçesi ... Mahallesinde bulunan 725,7 26... parsel (eski 450 parsel) sayılı taşınmazlar ile aynı yerde bulunan 7 23... parsel (eski 449 parsel) sayılı taşınmazlarla ilgili olarak 6292 sayılı Kanun uyarınca yetkili idareye yapılan bedelsiz iade başvurusu sürecinin takip edilerek sonuçlandırılması, bunun yanı sıra anılan taşınmazlara ilgili olarak İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/298 E. sayılı dosyası ile bu dosya ile birleştirilen veya birleştirilecek dosyalara konu tapu iptal ve tescil ile tazminat davalarının sonuçlandırılması olduğunu, sözleşmeye konu 7 25... parsel sayılı taşınmazların bedelsiz iade süreci davacı tarafça takip edildiğini ve söz konusu taşınmazların 1/3 payının davalı adına devredildiğini, idari süreçle ilgili vekalet ücret alacağının bu davanın konusu yapılmadığını, takip edilen davalar ile ilgili olarak da avukatlık ücretinin doğduğunu ve bu davanın konusunu da haksız azil nedeniyle bu davalardan doğan ücret alacağından oluştuğunu, iş bu davanın konusu oluşturan ve ücret alacağına konu davaların İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/296 E., İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/296 E. sayılı dava dosyası ile birleşen aynı Mahkemenin 2021/297 E., İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/298 E., İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/88 E. Sayılı dosyalar olduğunu, belirtilen dava dosyalarında davalının vekili olarak takip ettiğini, tüm davaların davalı lehine sonuçlandığı halde davalı tamamen haksız ve kötü niyetli olarak tüm davalar lehine sonuçlandıktan sonra tarafını 07.02.2023 tarihinde vekillikten azletmiş olduğunu, vekalet ücretini de ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL 'nin haksız azil tarihi olan 07.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; söz konusu sözleşmelere istinaden davalı müvekkilinin avukatlığının üstlenildiğini ancak avukatlık görevini sürekli ihlal ettiğini, davalıyı haklı olarak azlettiğini, bu sebeple de davalının avukatlık ücretine hak kazanamadığını, davacı tarafa mesajlar atarak sahibi olduğu taşınmazı ederinden çok düşük bedellere sattırmaya çalıştığını, müvekkilinin yaşını ve güvenini kötüye kullanarak müvekkilini sürekli sözleşme imzalamaya zorladığını, müvekkili ile davalı tarafça yapılan avukatlık ücret sözleşmesine göre davalı avukatın dosyaların kesinleşmesi halinde ücrete hak kazanacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; azlin haksız olduğu, bilirkişilerin ihtimalli bir hesaplama yapmış olduğu, tüm hesaplamalar neticesinde davacının ıslah dilekçesi sunmaması da gözetilerek açılan dava değerinin hükmolunan vekalet ücretinden daha düşük olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 50.000,00 TL'nin vekillikten azil tarihi olan 07.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 18.02.2018 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında, davacının davalının avukatı olarak görev yaptığı dava konusu dosyalarda taşınmazların ve hisse bedellerinin belirlenmiş olan değerleri ve davacının taşınmalardaki hissesinin 1/3 olduğu gözetildiğinde tarafların arasında düzenlenen işbu dava konusu 18.02.2018 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesindeki taşınmaz değerlerinin %8'ine isabet edecek şekilde davalı tarafça davacıya avukatlık ücreti ödeneceğine yönelik kararlaştırılan miktarın Avukatlık Kanunu'nun 164/2. maddesindeki tavan sınırın altında kalmakta olduğu ve ayrıca davacı avukatın haklı olarak azledildiği hususunun dosya kapsamına göre kesin olarak ispat edilemediği ve haksız azil halinde ise avukatın hangi aşamada olursa olsun üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahip olduğu da dikkate alındığında, yerel Mahkemece davacı tarafça avukatlık ücret alacağının bir kısmının tahsiline yönelik olarak verilen kararda isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davalıyı haklı olarak azlettiğini, Avukatlık Kanunu madde 174 uyarınca müvekkil davalı avukatı haklı nedenle azletmiş olduğundan davalı avukatlık ücretine hak kazanamayacağını, müvekkil ile davacı tarafınca yapılan Avukatlık Ücret Sözleşmesine göre davacı avukat işin dosyaların kesinleşmesi halinde ücrete hak kazanacağını, ancak dosyalar kesinleşmediği gibi sözleşmede bahsi geçen parsellerden sadece 7 25... nolu parseller müvekkil adına tescil edildiğini, ancak davalıdır şerhi bulunduğunu, sözleşmede geçen 7 23... nolu parseller ile ilgili de hiç bir işlem yapılmadığını ve henüz müvekkil adına tescilli olmadığını, yerel Mahkemece gerekli araştırma yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, aynı konuda açılan davalar olduğundan hukuki yararın bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız azil nedeniyle vekalet ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Dairemizin 2024/3845 E. sayılı dava dosyasında azlin haksız olduğu ve sözleşmenin geçerli olduğu kabul edildiğinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında "...avukat ile müvekkili arasındaki akdi vekalet ücretinin miktarının belirlenmesinde kural olarak sözleşme serbestisi ilkesi geçerli olup, tarafların avukatlık ücretini serbestçe kararlaştırabilmesinde "tavan sınır" Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinin ikinci fıkrasında; avukatlık ücretine getirilen "taban sınır" ise 164. maddenin dördüncü fıkrasında düzenlenmiş olup, buna göre, eldeki uyuşmazlık yönünden davacı ile davalı arasında düzenlenen dava konusu 18.02.2018 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında, davacının davalının avukatı olarak görev yaptığı dava konusu dosyalarda taşınmazların ve hisse bedellerinin belirlenmiş olan değerleri ve davacının taşınmalardaki hissesinin 1/3 olduğu gözetildiğinde dahi tarafların arasında düzenlenen işbu dava konusu 18.02.2018 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesi'ndeki taşınmaz değerlerinin %8'ine isabet edecek şekilde davalı tarafça davacıya avukatlık ücreti ödeneceğine yönelik kararlaştırılan miktarın Avukatlık Kanunu'nun 164/2. maddesindeki tavan sınırın altında kalmakta olduğu ve ayrıca davacı avukatın haklı olarak azledildiği hususunun dosya kapsamına göre kesin olarak ispat edilemediği ve haksız azil halinde ise avukatın hangi aşamada olursa olsun üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahip olduğu da dikkate alındığında, yerel mahkemece davacı tarafça avukatlık ücret alacağının bir kısmının tahsiline yönelik olarak verilen kararda isabetsizliğin bulunmadığı..." gerekçesinin yer aldığının, sözleşmede yer alan %8 oranında vekalet ücreti hesaplamasının tavan sınırın aşmadığının, sözleşme göre belirlenen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenden mahallinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.