Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3329 E. 2026/393 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3329
- Karar No
- 2026/393
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1171 E., 2025/837 K. DAVA TARİHİ : 27.05.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/261 E., 2023/66 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket hastanesinin bu kapsamda davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunduğunu, davalı Kurum tarafından müvekkili şirket hastanesinin alacağından sistem üzerinden doğrudan 711.806,40 TL ve faizi tutarında kesinti yapıldığını belirterek, müvekkili şirketin dava konusu Kurum işleminden sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı hakkında toplam 711.806,40 TL kesinti yapılması işleminin iptaline, davalı Kuruma bu miktar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, 711.806,40 TL haksız kesintinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı Kurum vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili Kurum aleyhine harç, yargılama gideri ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilecekse bile bunun maktu vekalet ücreti olması gerektiğini, davacı tafaça eksik harcın ikmali gerektiğini, bilirkişi heyetinin 1 beyin ve sinir cerrahisi uzmanı, 1 genel cerrahi uzmanı, 1 kalp ve damar cerrahisi uzmanı, 1 üroloji uzmanı, 1 hastane müdürü - SUT uzmanından oluştuğu, Mahkeme ara kararında 1 emekli Sayıştay uzmanı ve 1 sözleşme konusunda uzman hukukçu bilirkişi denilmiş olmasına rağmen bu özellikte bilirkişilerin heyette yer almadığını, bilirkişilerce eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun bulunduğunu, Mahkemece avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilecekse bile bunun yasal fazi olması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından tesis edilen kesinti işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre kesinti uygulanan 162 hasta ve malzemeye ilişkin her işlem bazında gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve denetimine elverişli olduğu, dava dilekçesinde avans faizi talep eden davacı tarafın tacir olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2 maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılacak olmasına, aynı Kanunun 8/1 maddesi ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2 maddesine göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı TCMB' nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı olmasına, davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin kesinti tarihinden itibaren avans faiziyle iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.