Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2686 E. 2026/3883 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2686
Karar No
2026/3883
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/89 E., 2025/252 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/332 E., 2024/413 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...ile davalı ... vekili Avukat... ile diğer davalı ... vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi heyetçe zorunlu görüldüğünden 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddesi uyarınca görüşmenin bırakıldığı 18.06.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline 2012 Ocak ayı içerisinde davalı şirkete ait hastanede nöroşirurji uzmanı olarak görev yapan davalı ... tarafından muayene edildikten sonra bel fıtığı teşhisi konulduğunu ve lazer tedavisi uygulandığını, ancak işlem sonrası gerçekleşen enfeksiyon nedeniyle başka bir hastanede tedavi görmek zorunda kaldığını, yaşanan olaylar sonucu müvekkilinin ayağa kalkamaz ve yatalak hale geldiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.10.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik talebini 3.032.572,46 TL TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 7.912,11 TL'ye artırdıklarını, 500,00 TL olan bakıcı gideri talebinden feragat ettiklerini beyan etmiş ve tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkili hastanenin sterilizasyonla ilgili her tür tedbiri alıp uyguladığını, tüm tedavinin müvekkili ... ve ekibi tarafindan, onun kontrol ve gözetimi altında gerçekleştiğini, müvekkillerinin üzerlerine düşen özen yükümlülüğüne uygun olarak ve hassasiyetle tüm ihtimalleri değerlendirdiğini, enfeksiyon komitesine hemen başvuru akabinde enfeksiyon olabilme ihtimali gözetilerek uyarıda bulunulduğunu ve bölümün kapatıldığını, hastalar ve bölüm cihaz ve sterilizatörlerden kültürler alındığını ve radyo frekans cihazı, ilgili teknik servise gönderilerek ayrıntılı rapor istendiğini, gelen kayıtlardan cihazla ilgili bir probleme rastlanılmadığını, kayıtlardan da görülebileceği gibi olasılıklar kapsamında tedbiren tüm sıkıntılı hastalara çiftli antibiyotik tedavisi başlandığını savunarak, davanın reddini ve ... Sigorta A.Ş.ye ihbarına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Hukuk Mahkemelerinin, Ceza Mahkemelerinin kusur tespitleri ile bağlı olmasa da ceza mahkemelerinde kesinleşen maddi vakıalar ile bağlı olduğu, her ne kadar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde vekalet sözleşmesinden doğan alacaklar için zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu düzenlenmiş ise de davalı doktorun eyleminin haksız fiili de içerdiği ve söz konusu doktor hakkında açılan ceza davasında mahkumiyet kararı verilmiş olduğu, TBK'nın 72/1 maddesi gereği tazminat davasının cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması halinde ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağının belirtilmiş olması karşısında davada zamanaşımı süresinin dolmadığı ve davalı tarafça, ıslah ile arttırılan tutar yönünden zamanaşımı definde bulunulmuşsa da, maddi kaybın tam olarak öğrenilmesinin ancak bu husustaki bilirkişi raporunun tebliği ile mümkün olduğu ve zamanaşımının da zararın ve zarar verenin öğrenilmesinden itibaren başlayacağı kuralı gereğince zamanaşımına yönelik davalı itirazının yerinde olmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumu, olayın ağırlığı gibi özellikleri göz önünde tutulduğunda talep edilen manevi tazminatın hak ve nesafete uygun miktarda olduğu gerekçesiyle alınan hesap raporu uyarınca davanın kabulüne; 3.032.472,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 7.912,11 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.040.384,57 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının zamanaşımına yönelik itirazının yerinde olmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumu, olayın ağırlığı gibi özellikleri göz önünde tutulduğunda somut olayda davacı lehine talep edilen manevi tazminatın hak ve nesafete uygun miktarda olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; kısmi dava olması sebebiyle ıslah tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, zararın 23.08.2013 tarihli raporla öğrenildiğini, kısmi davada faiz başlangıcının ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren başlayacağını, maluliyet raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Hükme esas alınan raporların Yargıtay denetimine elverişli olduğu, davacının uğradığı zararın tam olarak öğrenilmesi ancak bu husustaki bilirkişi raporunun tebliği ile mümkün olduğundan ve zamanaşımı da zararın ve zarar verenin öğrenilmesinden itibaren başlayacağından davalının zamanaşımına yönelik itirazının yerinde olmadığı, dava konusu olay aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğundan ve TBK'nın 117. maddesi gereği haksız fiilde fiilin işlendiği tarih itibariyle temerrüt gerçekleşmiş sayıldığından davacının talebiyle bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren tüm alacaklara faiz işletilmiş olmasının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2686, K. 2026/3883, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2686-e-2026-3883-k-ec6ecbba8729