Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2157 E. 2025/5406 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2157
Karar No
2025/5406
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/570 E., 2025/84 K. DAVA TARİHİ : 25.11.2013

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının 10.10.2002 tarihli kira sözleşmesi gereğince müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmazda 1 Amerikan Doları (USD) karşılığında kiracı olduğunu, davalının ödemekte olduğu kira bedeli emsallerinin çok altında kaldığını ileri sürerek; 10.10.2013 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 12.650,00 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu yerin sembolik bir bedelle müvekkiline tahsis edildiğini, kiracılık ilişkisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.03.2014 tarihli kararıyla; vakıftan vakfa mal devrinin hukuken mümkün olmaması nedeniyle görünürde bir sözleşme yapıldığı, tarafların asıl muradının kira sözleşmesi yapmak olmadığı, dolayısıyla aralarında da kira sözleşmesinin olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 16.11.2014 tarihli kararıyla; taraflar arasında 10.10.2002 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği, akde aykırılık nedeniyle tahliye davasının reddine ilişkin verilen kararın, gerekçesi davalı tarafından temyiz nedeni yapılmaksızın keşinleştiğinden taraflar arasındaki kira ilişkisinin kabul edildiği, bu itibarla Mahkemece sözleşme kapsamı, süresi ve çekilen ihtar da gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Mahkemece verilen 06.11.2014 tarihli karar ile Mahkemenin önceki kararında direnilmesine karar verilmiş olup, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.11.2021 tarihli ilamıyla, taraflar arasında imzası inkar edilmeyen 10.10.2002 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğinden ve akde aykırılık nedeniyle tahliye davasının reddine ilişkin verilen karar gerekçesi davalı tarafından temyiz nedeni yapılmaksızın kesinleştiğinden, taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğunun kabulü gerektiği, Mahkemece; sözleşmenin kapsamı, süresi ve çekilen ihtarnameler de gözetilmek suretiyle işin esasının incelenerek kira bedelinin tespiti yoluna gidilmesi gerektiği, önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... İli, ... İlçesi, .... Parseller Mevkii, ... Caddesi, ... Bir Sokakta kain 9 kapı nolu bölüm içerisinde yer alan 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu konutlar ile 11 kapı nolu bölüm içerisinde yer alan zemin, 1, 2, 3, 4 , 5 ve 6 no'lu konutların (13 adet) kirasının 10.10.2013 tarihinden itibaren %20 hak ve nesafet indirimi de gözetilerek aylık 5.300,00 TL olarak tespitine, ... İli, ... İlçesi ... Parseller Mevkii, ... Yolu Caddesi, ... Bir Sokakta kain dükkanların (5 adet) kirasının 10.10.2013 tarihinden itibaren %20 hak ve nesafet indirimi de gözetilerek aylık brüt 2.920,00 TL olarak tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ : A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; uygulanan hak ve nesafet indiriminin isabetli olmadığını, dava tarihinden bu yana, ekonomide öngörülemez değişiklikler olduğunu ve tespit edilen kiranın ekonomik bir değeri kalmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; taraflar arasında bir kira ilişkisi bulunmadığı, yapılan sözleşmenin sembolik nitelikte olduğunu, kira sözleşmesinde kira bedelinin güncelleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, hükme esas alınan hatalı bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 294. maddesi gereğince; mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. Aynı Kanunun 297. maddesinin ikinci fıkrası gereğince; hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Kanunun 298. maddesinin ikinci fıkrası gereğince; gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile 6100 sayılı Kanunun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hâkime yükletilmiş bir görevdir. Somut olayda; Mahkemece tefhim edilen kısa kararda; davanın kısmen kabulüne, ... İli, ... İlçesi, ... Parseller Mevkii, ... Caddesi, ... Bir Sokakta kain 9 kapı nolu bölüm içerisinde yer alan 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu konutlar ile 11 kapı nolu bölüm içerisinde yer alan zemin, 1, 2, 3, 4 , 5 ve 6 no'lu konutların (13 adet) kirasının 10.10.2013 tarihinden itibaren %20 hak ve nesafet indirimi de gözetilerek aylık 2.920,00 TL olarak tespitine, ... İli, .. İlçesi ... ... Mevkii, ... Caddesi, ... Bir Sokakta kain dükkanların (5 adet) kirasının 10.10.2013 tarihinden itibaren %20 hak ve nesafet indirimi de gözetilerek aylık brüt 5.300,00 TL olarak tespitine karar verildiği halde, gerekçeli kararda; davanın kısmen kabulüne, ... İli, .. İlçesi, ... Parseller Mevkii, ... Caddesi, ... Bir Sokakta kain 9 kapı nolu bölüm içerisinde yer alan 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu konutlar ile 11 kapı nolu bölüm içerisinde yer alan zemin, 1, 2, 3, 4 , 5 ve 6 no'lu konutların (13 adet) kirasının 10.10.2013 tarihinden itibaren %20 hak ve nesafet indirimi de gözetilerek aylık 5.300,00 TL olarak tespitine, ... İli, .... İlçesi ... Parseller Mevkii, .... Yolu Caddesi, ... Bir Sokakta kain dükkanların (5 adet) kirasının 10.10.2013 tarihinden itibaren %20 hak ve nesafet indirimi de gözetilerek aylık brüt 2.920,00 TL olarak tespitine karar verilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu halde Mahkemece; kısa karar ile bağlı kalınmadan, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde, yeniden bir karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan Mahkeme kararının usulden BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre; tarafların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2157, K. 2025/5406, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2157-e-2025-5406-k-e4928f7f6227