Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2141 E. 2025/5566 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2141
- Karar No
- 2025/5566
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/27 E., 2025/83 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... bulunan ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının müvekkilinin de içinde bulunduğu şahıslar hakkında resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırma vb suçlardan dolayı soruşturma başlattığını ve bazı şüpheliler hakkında Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/486 Esas sayılı dosyası ile kamu davasının açıldığını, yargılamanın halen devam ettiğini, müvekkili hakkında yapılan soruşturmada hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın kesinleştiğini, haklarında kamu davası açılıp yargılaması devam eden sanıklardan S.A.Y.'nin eczane çalışanı olup 3. kişi konumunda bulunduğunu, İzmir SGK İl Müdürlüğü Kordon Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 21.12.2009 tarihli fesih konulu yazısı ile Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında imzalanan sözleşmenin iki yıl süre ile feshedildiğinin bildirildiğini, Kurumun fesih kararının dayandığı Protokolün (6.3.19.) maddesi gereğince, üçüncü kişilerin dahilinde eczacı kastı dışında gerçekleşen eylemlerde madde hükümlerinin uygulanmayacağının açıkça yazılı olduğunu, Kurumun aldığı fesih kararının protokole aykırı olduğunu ileri sürerek; sözleşmeden kaynaklanan feshin haksız olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesini, İzmir SGK İl Müdürlüğü Kordon Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 21.12.2009 tarihli fesih işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Kurumca ilgili mevzuat hükümleri uygulanarak işlem yapıldığını ve usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.11.2016 tarihli kararıyla; eczane sahibi hakkında ceza davası yönünden kovuşturmaya yer olmadığı karar verilmiş ise de bunun bir önemi olmadığı, önemli olanın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin ihlal edilip edilmediği hususu olduğu, sözleşmede öngörülen müeyyidelerin uygulanması için sözleşmenin ihlali yanında eylemin aynı zamanda suç teşkil etmesi gibi bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki beyanlarına itibar edilmediği, yine eczaneler ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında yapılan yeni sözleşmelerde feshe sebep olan sözleşme hükmünün yumuşatıldığı ve değiştirildiği yönündeki beyanlarına da itibar edilmediği, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre yargılama yapılacağı ve hüküm kurulacağı, taraflar arasında davadan sonra veya bugün itibarıyla apılmış veya yapılacak olan sözleşme hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 25.04.2018 tarihli ilamı ile karar onanmış, süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 11.02.2021 tarihli ilamıyla; dosya kapsamından davacının oğlu eczane çalışanı S. A. Y. hakkında kamu davası açıldığı ve Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/486 Esas sayılı dosyasında 13.10.2017 tarihinde S. A. Y. hakkında; suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan beraat, diğer suçlardan mahkumiyet kararı verildiği, kararın kesinleşmediği, Borçlar Kanun'un 53. maddesi hükmü uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı değil ise de mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğu, ceza dosyası neticesinin beklenmesi ve sonucuna göre 20 12... Eczane Protokolünün değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması gerekirken zuhulen onandığı belirlenerek, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 25.04.2018 tarihli onama ilamının kaldırılarak Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3.Mahkemenin 15.03.2022 tarihli kararıyla; Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/486 E., 2017/243 K. sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden getirilerek incelendiği, 20 12... eczane Protokollerinin değerlendirildiği, 2008 yılı Protokolünün (6.3.19) maddesinde yer alıp 20 12... Protokollerinin bu maddeye karşılık gelen (5.3.10) maddesinde açık bir şekilde davacı eczacı ya da çalışanlarının kastının bulunması olgusunun birarada değerlendirilmesi gerektiği, ceza mahkemesinde verilen mahkumiyet kararının maddi vakıa bakımından hukuk hâkimini bağlayıcı olması, kesinleşen mahkumiyet kararına göre, eczane ile ilgili olan konularda üçüncü kişilerle tamamen S.A.Y.'nin irtibatlı olup fiilen eczaneyi bu şahsın işlettiği, ... eczanesi üzerinden sahte küpürlü ilaçların yazıldığı, toplamda 30.731,30 TL bedelli reçeteler kullanılarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, bu haliyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının işlenmesine doğrudan katıldığı, bu halde kastının varlığı kanaati ile davalı Kurumun fesih işlemi yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 4.Dairenin 28.11.2023 tarihli ilamıyla; incelenen ceza dosyasında davacı eczacının çalışanı ve oğlu olan S.A.Y. hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararı kesinleştiği, bu şekilde davacı eczacının taraflar arasında imzalanan protokol hükümlerini ihlal ettiği, ancak Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamında bahsedilen 20 12... yılı Protokollerinin değerlendirilmediği, ilgili Protokollerde eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin ilk kez tespit edilmesi halinde sözleşmenin feshedileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle lehe olan protokol hükümleri gereği davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. 5.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/486 E., 2017/243 K. sayılı dosyasında davacı eczacının çalışanı ve oğlu olan S.A.Y. hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, davacı eczacının taraflar arasında imzalanan Protokol hükümlerini ihlal ettiği, 20 12... yılı Protokollerinin (5.3.10) maddesindeki; '' Eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır. Tekrarı halinde reçete bedelinin 20 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 yıl süreyle sözleşme yapılmaz. Ancak, söz konusu sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte raporun eczacı ya da eczane çalışanları dışında üçüncü kişilerin dahli ile Kuruma fatura edildiğinin yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda tespit edilmesi halinde bu madde hükmü uygulanmaz.'' hükmü doğrultusunda yeni Protokol hükümlerinde bu durumun ilk kez tespit edilmesi halinde sözleşmenin feshedileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı lehe olan Protokol hükümleri gereği davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile İzmir SGK İl Müdürlüğü Kordon Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 21.12.2009 tarihli fesih işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dava konusu kurum işlemi hukuka uygun ve yerinde olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshine dair tesis edilen işlemin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.