Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2146 E. 2025/5267 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2146
Karar No
2025/5267
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/804 E., 2023/1537 K.

Mahkeme kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin 15.09.2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesine göre kiracı oldukları mecuru 10.09.2012 tarihinde anahtar teslimi ile tahliye ettiklerini belirterek, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca davalı kiraya verenlere verilen 39.000 USD depozito bedelinin tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; tahliyeden sonra mecurda hasar tespit edildiğini, hasar durumuna göre kendilerinin alacaklı durumda olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuş, 28.11.2013 tarihli ıslah edilen cevap dilekçesiyle; davacılardan depozito alınmadığını, davacılara yemin teklif ettiklerini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 03.06.2014 tarihli kararla; davacıların yemin davetiyesinin usulüne uygun tebliğine rağmen belirtilen günde hazır olmadıkları ve mazeret de bildirmedikleri gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 05.11.2015 tarihli ilamıyla; davacıların imzası ve içeriği inkar edilmeyen kira sözleşmesine dayanarak, sözleşmenin (10.) maddesindeki düzenlemeye göre depozitonun iadesini istedikleri ve kira sözleşmesiyle depozitonun davalılara verildiğini ispatladıkları, bu nedenle davalıların yemin teklif deliline dayanarak hukuki sonuç elde edemeyecekleri, buna göre işin esası değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 20.09.2016 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile 70.562,70 TL'nin kira sözleşmesinin sona erme tarihi olan 15.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 3.Dairece verilen 08.05.2018 tarihli ilamla; davalılar vekilinin sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, kira sözleşmesinin (10.) maddesinde yer alan “Kiracı, ileride doğabilecek zarar, ziyan ve borçlara karşılık olarak 39.000 USD teminat olarak kontrat imzası sırasında teslim edilmiştir. Kiracı taşınmazı tahliye ettikten sonra bütün masrafları ödemiş ise demirbaşlarda ve mobilyalarda bozulma kırılma ve kayıp yoksa alınan teminatlar aynen (en geç kontrat bitiminden itibaren 1 ay içinde) geri verilecektir. Verilen teminat yapılacak zarar ve ziyanı karşılamazsa kiracı ek zararı karşılamayı şimdiden kabul eder." düzenlemesi doğrultusunda, taşınmazın ne zaman tahliye edildiği üzerinde durularak, sözleşmenin (10.) maddesine göre tahliye tarihinden 1 ay sonrasından itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur. 4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların mecuru 10.09.2012 tarihinde tahliye ederek anahtarları davalı tarafa teslim ettikleri, buna ilişkin makbuzun dosya içerisinde bulunduğu, taraflar arasında anahtarın teslimine ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davalıların depozitoyu iade etmedikleri ve mecurda hasar oluştuğuna ilişkin herhangi bir delil ibraz edemedikleri gerekçesiyle; davanın kabulü ile 70.562,70 TL'nin 10.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; davacı kiracılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğunu ve davanın birlikte takibi gerekirken dosya işlemden kaldırıldıktan sonra sadece biri tarafından yenileme dilekçesi verildiğini, dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğini, davacıların iddiasını ispatlayamadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, depozito bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.” hükmünü içeren 60/1 maddesi uyarınca mecburi dava arkadaşlarından birinin yaptığı usul işleminden diğer davacının da yararlanacağının anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 6100 sayılı Kanununun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2146, K. 2025/5267, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2146-e-2025-5267-k-c5783e406eb5