Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/9594 E. 2025/16441 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9594
Karar No
2025/16441
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/685 E.- 2025/685 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2025/KIT-964 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/97516

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 15.06.2017 tarihinde karıştığı kazadan dolayı davacının yaralanarak malul kaldığını belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 305.281,25 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun bir başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 28.01.2021 tarihli maluliyet raporunun mevzuata ve usule uygun olmadığı, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmeliğin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olduğu, ancak raporun mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı tarafından sunulan 28.01.2021 tarihli maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, bu raporun davalıya başvuru şartı için yeterli olduğu, dava şartının sağlandığı, raporun hükme esas alınabileceği kanaatine varılarak davacının talep edebileceği tazminat miktarı yönünden 14.10.2021 tarihli ara karar verildiği, ara kararla "kalan karar verme süresi, yapılacak iş ve işlemler dikkate alındığında taraf vekillerinden karar verme süresinin 1 ay uzatılmasının istenilmesine, yazılı muvafakatlerini 2 gün içerisinde sisteme yüklemeleri ile koordinatör hakemin e-posta adresine göndermelerinin istenilmesine, verilen kesin sürede yazılı muvafakatlerin sisteme yüklenmemesi halinde dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtarına” ibarelerinin yer aldığı, davacı vekilince 15.10.2021 tarihli e-posta mesajı ile “1 aylık süre uzatımına muvafakatimizin bulunduğuna dair dilekçemiz ekte sunulmuştur." beyanında bulunarak dilekçe sunulduğu, bunun üzerine bilirkişi ücretinin yatırılması üzerine dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, ancak İtiraz Hakem Heyeti'nin kararını verebilmesi için öngörülen 17.10.2021 tarihi itibari ile davalı vekili tarafından süre uzatımına muvafakat edilmediği gibi, bilirkişi raporunun da dosyaya sunulmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünün sonlandırılması gerektiği gerekçesiyle, dosyadan el çekme kararı verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 16.04.2024 tarihli ve 2024/1328 esas, 2024/3357 karar sayılı ilamıyla; İtiraz Hakem Heyeti'nin kendisine verilen iki aylık karar verme süresi, davacının itiraz dilekçesini sunduğu 28.07.2021 tarihi ile dosyanın kendisine intikal tarihi gözetildiğinde, karar verme süresinin dolmasına az bir zaman kala bilirkişi incelemesine başvurmak üzere taraflardan süre uzatımına muvafakat talep ettiği, dolayısıyla İtiraz Hakem Heyeti'nin karar verme süresinin büyük bir kısmını hareketsiz geçirdiği anlaşılmakla, tarafların hak kaybına sebebiyet verecek şekilde dosyadan el çekme kararı vermesinin doğru görülmediği, davacı vekilinin süresinde sunduğu süre uzatımına muvafakat beyanı ile davalının da süre uzatımına muvafakatinin olduğuna ilişkin beyanı -her ne kadar İtiraz Hakem Heyeti'nin karar verme süresinden bir gün sonra sunulmuş olsa da usul ekonomisi gereği- dikkate alındığında, İtiraz Hakem Heyeti tarafından işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken, dosyadan el çekme kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda dosyanın esasının incelendiği, kusur ve hesap raporu alındığı, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına, davanın kabulü ile, 305.281,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğu, usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, kesin hüküm nedeniyle red kararı verilmesi gerektiğini, davalı tarafından yapılan ödeme ile davacının tüm zararının karşılandığını, maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kask ve koruyucu tertibat nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur raporu alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir. 6100 sayılı Kanun'un "Hüküm, Hükmün Verilmesi ve Tefhimi" başlıklı 294. maddesi "(1) Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür." şeklindedir. Hükmün kapsamı ve hükmün yazılması ise aynı Kanun'un 297. ve 298.maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan düzenlemeye göre; " (1) Hüküm 'Türk Milleti Adına' verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." Somut olayda, bozma ilamına uyulduktan sonra bu doğrultuda esasa girildiği, ancak hüküm fıkrasında el çekme kararının yanında esasa ilişkin de karar verildiği, bu şekilde hüküm fıkrasının kendi içinde çelişik olduğu anlaşılmakla, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/9594, K. 2025/16441, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-9594-e-2025-16441-k-30d07e7f824d