Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/17 E. 2025/3402 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17
- Karar No
- 2025/3402
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1098 E., 2024/105 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/415 E., 2022/1006 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ... . İcra Müdürlüğünün müvekkili aleyhine 2019/17392 ve 2019/228879 esas sayılı dosyalarıyla başlatılan icra takiplerinin kesinleşmesinden sonra müvekkilinin rızası olmadan emekli maaşından davalı bankaca doğrudan kesinti yapıldığını, müvekkilinin emekli maaşı dışında herhangi bir gelirinin olmadığını, 2.160,00 TL olan maaşından 1.850,00 TL kesinti yapıldığını ve SSK tarafından kesilen 310,00 TL kesintiden sonra hiç parası kalmadığını, müvekkilinin %40 engelli durumda olduğunu, icra takip dosyaları kapsamında müvekkilinin maaşından hiç bir kesintinin yapılmaksızın kesintilerin doğrudan bankaca yapıldığını, yapılan kesintinin yasal olmadığını ileri sürerek, haksız tahsil edilen kesintiler için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL, dava sırasında belirlenecek kesinti toplamının kesinti yapılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesini, bunun kabul olmaması durumunda emekli maaşının 1/4'ü oranında kesintisine karar verilmesi halinde kesinti yapıldığı tarihten itibaren bu oran üzerinden kesintinin yapılması ve geri kalan kısmın kesintinin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte hesaplanarak iadesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının emekli maaşını ... aldığını, müvekkili banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin ... emekli kredisi olduğunu ve bu krediden sadece emeklilerin yararlanabildiğini, davacının kredi kullandığı esnada kredi sözleşmesine ek olarak, rehin sözleşmesi, taahhütname ve virman-takas-mahsup talimatı imzaladığını, kredi taksitlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ... hesabına yatırılan emekli maaşından otomatik kesinti yapılarak tahsiline muvafakat verdiğini, müvekkili banka tarafından yapılan işlemlerin sözleşme hükümlerine ve emsal yargı kararlarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kesintiye konu kredi borç bakiyesi sıfırlanana kadar davalı bankanın maaş hesabına yatan parayı kısmen veya tamamen kredi borcuna mahsup etmesinin taraflar arasında imzalanan sözleşme, rehin, takas, mahsup, virman talimatı, TMK 950. maddesi ile yerleşik banka uygulamaları ve yerleşik Yargıtay 13. ve 19. Hukuk Dairesi kararlarına uygun olduğu, iade talebinin sözleşme, iyi niyet kuralları ve TBK 2. maddesiyle uyarlı olmadığı, İİK 83. maddenin ikinci fıkrası nazara alındığında maaşın dörtte birinden fazlasının haciz edilebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 43.326,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiş, karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı bankaca davacıya maaş teminatı karşılığında, 27.04.2017 tarihinde 25.000,00 TL ve 16.06.2017 tarihinde 9.100,00 TL kredi kullandırıldığı, 27.04.2017 tarihinde kullandırılan kredi için 23.06.2017 - 23.11.2021 tarih aralığında toplamda 26.541,97 TL, 16.06.2017 tarihinde kullandırılan kredi için 24.07.2017- 24.05.2021 tarih aralığında toplamda 16.784,68 TL olmak üzere genel toplamda 43.326,65 TL tahsil edildiği, kredi taksitlerinin davacının imzaladığı 16.06.2017 tarihli kredi sözleşmesine ek, rehin sözleşmesi, taahhütname ve virman-takas-mahsup talimatındaki, "SGK'dan olan alacaklarımı, ... aracılığı ile kullanmış olduğum kredi hizmetleri nedeniyle ... olan borçlarıma karşılık rehin ettiğimi, İşbu kapsamda kullanmış olduğum, kullanacağım kredilere ilişkin olarak doğmuş, ve/veya doğacak olan ... alacaklarının, alacaklarımı ... nezdindeki Posta Çeki Hesabımdan veya SGK tarafından (...) gönderilen alacağımdan herhangi bir talimata gerek olmaksızın faiz ve masraflarıyla birlikte takas-mahsup etmek suretiyle tahsil etmeye yetkili olduğunu (...) SGK'na karşı gayri kabili rücu olarak kabul, beyan ve taahhüt ederim." beyanına dayalı olarak talimatın sisteme girilmesi sonucu taksit tarihlerinde taksit tutarlarının hesaptan tahsil edildiği, davacı borçlunun kredi taksit ödemelerini aksatması nedeniyle kredi hesaplarının kapatılarak yasal takip hesaplarına aktarıldığı, davalı banka tarafından davacı borçlu aleyhine; ... . İcra Müdürlüğünün 2019/17392 Esas sayılı dosyasında, 10.06.2019 tarihi itibarıyla; 17.928.11 TL asıl alacak olmak üzere 19.279.73 TL toplam alacağın, asıl alacağa işleyecek %27,30 temerrüt faizi, faizin 55 BSMV ve takip masrafları ile birlikte, İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2019/22879 Esas sayılı dosyasında, 12.06.2019 tarihi itibarıyla; 6.600,53 TL asıl alacak olmak üzere 7.214,45 TL toplam alacağın, asıl alacağa işleyecek %29,48 temerrüt faizi, faizin 55 BSMV ve takip masrafları ile birlikte tahsili talebiyle başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takiplerin itiraza uğramaksızın kesinleştiği, takip dosyalarında yapılmış bir tahsilata rastlanmadığı, kredi borcunun maaş hesabını kapsayacak şekilde mevcut tüm ... nezdindeki alacaklardan ve hesaplarından takas mahsup yoluyla tahsil edilmesine ilişkin bankaya muvafakat ve yetki verilmesi durumunda verilen muvafakatin, sözleşme serbestisi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ve haksız şart olarak nitelendirilme imkanı bulunmadığı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.03.2018 tarih ve 2017/13-2899 Esas, 2018/420 Karar sayılı emsal içtihadı), davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu, davacının taksitlerin maaşından ödenmesini ihtirazı kayıtsız kabul edip daha sonra dava açıp kesinti bedelini geri istemesi hakkın kötüye kullanılması olduğu ve iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı, kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkânsızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacağı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 31/01/2024 tarih ve 2023/3-53 Esas-2024/29 K. Sayılı ilamı), (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 22/02/2017 tarih ve 2016/30793 E, 2017/2162 E sayılı emsal ilamı), davacının emekli maaşını kapsayacak şekilde banka nezdindeki tüm hesaplarından ve alacaklarından kullandığı kredi borcunun tahsil edilmesine ilişkin bankaya takas mahsup yetkisi vermiş olmasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının, usul ve esas bakımından hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, mahkemece verilen hükmün HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekilince temyiz başvurusunda bulunulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, SGK ve nafaka borçları dışında emekli maaşlarının borçlunun onayı olmaksızın haczedilemeyeceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/13-1980 E.,2021/829 K. sayılı emsal kararıyla; banka tarafından yapılan bloke ve kesintilerin Anayasa'ya aykırı olduğu ve borçluya iadesi gerektiği, İİK’nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragatin geçersiz olduğu, kredinin alınması sırasında takas ve mahsup yönünde verilen muvafakatin geçersiz olduğunun belirtildiğini, ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağı sebebiyle emekli maaşı üzerinden yapılan kesintilerin kaldırılması ve iadesi istemine ilişkindir. 1. 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinde "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, Sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." hükmü bulunmaktadır. 2. 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesindeki; "82 ve 83. maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'nun 93/1 maddesi; "... bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepleri, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 3. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi hükmünün 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır. 4. Davacı tarafından, imzalanan kredi sözleşmesinin 11. maddesi ve kredi sözleşmesine ek rehin sözleşmesi, taahhütname ve virman-takas-mahsup talimatı ile kredilere ilişkin ödemelerin emekli maaşı hesabından virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat ettiği, davacı tarafça sözleşmeden dönülmediği, davalı Bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya kredileri kullandırdığı, borcun ödenmemesi üzerine davalı bankanın mezkur hükümlere dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.