İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/677 E. 2025/682 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/677
Karar No
2025/682
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO: 2024/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, Şubat/2023 de başlayan görüşmeler ile taraflar arasında gerçekleştirilmesi planlanan projeye ilişkin olarak davalı firmaya teklif verildiğini, Müvekkili firmanın teklifinden sonra, davalı firma tarafından ...’daki testler için numuneler istenmiş, numuneler testlerden geçtikten sonrada ... dosyası istendiğini, Dosya ve tüm malzeme sertifikaları ölçüm ve test raporları davalı firmaya gönderildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin konusu faturada da yazıldığı gibi sanayide kullanılan hortum, saç, yüzük ezme kalıbı, dirsek somun boğma kalıbı gibi ürünlere ilişkin olduğunu, müvekkilinin, anlaşma koşullarını tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, Taraflar arasındaki mailleşmeler ile de davalının talebi doğrultusunda yapılacak işler ve verilecek hizmetler için fiyat teklifi verilmiş karşı tarafça da kabul edildiğini, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca ilk parti gönderildiğini, davalı tarafa 25/08/2023 tarihli faturası kesilmiş ve davalı tarafça bu fatura bedeli de ödendiğini, son aşamada davalı taraf vazgeçmiş ve müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, Bu süreçte davalı firma tarafından 300 adet önseri numunesi alınacağı bilgisi verildiğini, müvekkili tarafından gerekli hazırlıklar yapıldığını, hazırlık aşamasının tamamlanmasına müteakip seri üretim başlamasını beklerken; 26/12/2023 tarihinde davalı firmanın, müvekkili firmadan talep etmiş olduğu yaklaşık %50 indirim üzerine; daha önce fiyat konusunda bilgi verildiği ve bu hususta bir itiraz olmadığından sürece devam edildiği bilgisi verildiği, 26/02/2024 tarihinde davalı ile yapılan toplantıda herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin projenin durdurulduğu ve hiçbir ödeme yapılmayacağı bilgisi verildiğini, Bu durumda müvekkili firmanın bunca zamandır yapmış olduğu hazırlıklar sebebi ile yaşamış olduğu maddi ve manevi mağduriyetin giderilmesi gerektiğini, Davalı ile gerçekleştirilmesi planlanan projeye hazırlık için yapılan 6.536,25 Euro malzeme bedeli ile, Projenin başından beri 3 mühendis personel, 2 Kalite personelin işçilik masrafı olan 5 kişi x 90 saat x 35 Euro/Saat = 15.750 Euro işçilik ücretini bedeli için fatura kesilmiş ve karşı tarafa gönderildiğini, Ödenmeyen işbu fatura ile ilgili olarak da ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/ Esas nolu dosyası ile icra takibi başlatılmış davalı tarafça itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile, davalı borçlunun haksız itirazının iptali ile icranın devamına ve % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı taraf arasında dava dilekçesindeki iddiaların aksine hiçbir zaman ticari ilişki yada herhangi bir sözleşme kurulmadığını, Müvekkili şirket yalnızca davacı taraftan belirli işler için fiyat talep ettiğini, davacının sözleşme yapılacağı vaadi olduğuna ilişkin iddiasının aksine açıkça anlaşılacağı üzere fiyat almak amacıyla görüşülmüş ve verilen fiyatın yüksek olması sebebiyle de ticari ilişkiye başlanmamasına karar verildiğini, Davaya konu ettiği 3 mühendis personel, 2 kalite personelin işçilik masraflarının tarafımıza yükletilmek istenmesi abesle iştigal olduğunu, Müvekkil şirketin davacı taraftan mühendis ve kalite personeli çalıştırması yönünde hiçbir zaman talebi olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirketi bilgisi ve onayı dışındaki eylemleri sonucunda bunların masraflarını müvekkil şirkete fatura etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bu sebeple borca ve tüm ferilerine itiraz ediyor talebinin reddin talep ettiklerini, Ayrıca malzeme bedellerinin de taraflarına ödenmediğinden bahisle alacaklı olduklarını iddia etmekteyseler de müvekkili şirketin üretim yapılması hususunda da bir talebi hiçbir zaman olmadığını, davacı tarafın fiyat verebilmesi için üretilen numunelerin bedelleri de davacı tarafa ödendiğini, Davacı tarafın kendi inisiyatifinde ürettiği mallara ilişkin bedel yansıtması da akıl ve mantığa uymadığını, izah olunan nedenler ve mahkemenizin resen gözeteceği nedenler ile açılan davanın öncelikle usulden reddine, müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığından esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini vekil eden adına talep etmiştir. HUKUKİ DELİLLER: ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/.... esas sayılı dosyasının ... üzerinden celp edildiği, tarafların ticari defter, belge ve kayıtlarının incelenmesi adına defter inceleme günü verilmek suretiyle SMM bilirkişi marifetiyle rapor aldırıldığı görüldü. Makine mühendisi, nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ve mali müşavir bilirkişinin 15/04/2025 tarihli raporunda özetle: "1.Her iki tarafın da 2023-2024 yıllarına ait ticari defterleri ibraz edilmiş olup incelenmiştir. 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği ibraz edilen Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde ... Başkanlığı sistemine yüklediği, 2.Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; Davacının davalıya 957.698,06TL tutarında düzenlediği fatura kaydının göründüğü, davacının davalıdan 16.358,95TL tutarında tahsilat kaydının göründüğü, davacının davalıdan 941.339,11TL tutarında alacaklı göründüğü, Faturalar EURO olarak düzenlendiği VUK gereği Türk Lirası olarak kayıtlara işlendiği, Davacının davalıdan 22.286,25 Euro karşılığı 941.339,11TL alacaklı göründüğü, 3.Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; Davalının davacıdan 957.698,00TL tutarında fatura aldığı, davacıya 16.358,89TL ödeme kaydının göründüğü, 941.339,11TL tutarında iade fatura kaydının göründüğü, borç/alacak bakiyesinin sıfır olduğu göründüğü, İcra takibine konu fatura ile birlikte değerlendirildiğinde; 19.03.2024 tarihinde davacının davalıya düzenlediği Davacının davalıdan ... 22.286,25 Euro karşılığı 941.339,11TL tutarındaki faturaya karşılık, 19.03.2024 tarihinde ... seri numaralı 22.286,25Euro karşılığı 941.339,11TL tutarında fatura düzenlediği, 4.Malzemelerin üretimi için hazırlık, projelendirme ve üretilmesi için projenin başından beri 3 mühendis personel, 2 kalite personeli olmak üzere işçilik masrafı olan 5 kişi x 90 saat x 35 Euro/Saat = 15.750 Euro işçilik ücreti bedeli belirtildiği, proje için çalışan 5 personelin toplam 90 saat mesai süresi uygun ve makul olduğu, Projeye hazırlık için harcanan 6.536,25 Euro malzeme bedeli, 19.03.2024 tarihli ... numaralı fatura tarihindeki piyasa koşullarında olağan ve makul olduğu, 5.Davalı tarafından üretilmesi planlanan malzemelerin Davalı’nın isteğine göre teknik resim çizimleri ile özel olarak boyutlandırılıp projelendirilerek üretilmesi nedeni ile üretilen malzemelerin Davacı tarafından değerlendirilemeyeceği ve Davalı tarafından alınmadığında atıl vaziyette olacağı, 6.Tarafalar arasındaki e-posta yazışmalarından taraflar arasında numune üretimine ilişkin olarak sipariş geçildiği, icap ve kabule uygun olarak davacı tarafından üretimler yapılarak davalıya sevk edildiği ve düzenlenen faturalar karşılığının ödendiği, ne var ki davalı tarafından deneme üretimi için yapılan sipariş dışında iddia edildiği gibi davacıya 300 adet ürün siparişi verildiğine dair herhangi bir yazışma görülemediği, bu itibarla taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi kurulmadığı, 7.Yer verilen açıklamalar kapsamında hukuki takdir yetkisi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davalı tarafından davacıya 300 adet ürün sipariş verildiğinin ve taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü ihtimalinde, davacı tarafın sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan menfi zararları davalıdan talep hakkı bulunduğunun kabul edilebileceği, 8.Bu durumda, Teknik Bilirkişi tarafından makul ve uygun bulunan ve Davacı tarafından değerlendirilmesinin mümkün olmadığı tespit edilen malzemeler ve işçilik karşılığı toplam 22.286,25 EURO bedelin davacının menfi zararı olduğunun kabul edilebileceği, 9.Davacı tarafından icra takibi ile EURO alacağına yıllık %9 yasal faiz talebinin 3095 sayılı Kanun m.4/A uyarınca, ... Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile sınırlı olarak kabul edebileceği," hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmenin kurulmaması nedeniyle yapılan harcamaların tahsil istemi nedeniyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde davacı taraf, davalı ile kurulan ticari ilişkiye istinaden harcamalar yaptığını, ancak davalının sözleşmeyi yapmaktan vazgeçtiğini harcamalara ilişkin davalıya fatura kesildiğini, faturanın ödenmemesi üzerine davalı hakkında faturaya dayalı olarak alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattığını belirttiği, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise, davacı ile herhangi bir sözleşme ilişkisi kurulmadığını, davacıdan sadece belirli işler için fiyat talep edildiğini, fiyatın yüksek olması nedeniyle de ticari ilişkiye başlanmadığını, onay mahiyetinde hiç bir zaman irade açıklamasında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Taraflar arasında sözleşme kurulduğunun kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle genel olarak sözleşmelerin kurulmasıyla ilgili kavram ve hükümlere değinilmesi yerinde olacaktır.Sözleşmeler tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur (Yürürlük tarihi itibariyle somut olayda uygulanması gereken BK m.1 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.1).Birbirine uygun taraf iradesinin ortaya konulmasıyla sözleşme kurulurken taraflar sözleşmenin içeriğini de tespit ettiklerinden irade beyanları arasındaki uygunluğun kapsamına sözleşmenin içeriğini oluşturan hangi konuların girmesi gerektiği önem arz eder. Bu kapsamda Borçlar Kanunu’nun 2. maddesi “İki taraf akdin esaslı noktalarında uyuşurlar ise ikinci derecedeki noktalar sükütla geçilmiş olsa bile akde münakit olmuş nazariyle bakılır. İkinci derecedeki noktalar hakkında uyuşulamadığı takdirde hakim, işin mahiyetine bakarak onları tayin eyler. Akitlerin şekillerine müteallik hükümler mahfuzdur” hükmünü içermektedir.Nitekim TBK’nın 2. maddesine göre de taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır ve ikinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar.İrade beyanının karşılıklı olması her iki tarafın beyanlarının aynı neticeyi doğrumak maksadıyla birbirine yöneltilmesi demektir ve bir sözleşmenin kurulması için gerekli karşılıklı irade beyanlarından zaman itibariyle önce yapılana “icap” (BK, m.3) ya da Türk Borçlar Kanunu kullanımıyla “öneri” denir. Ancak her sözleşme yapma çağrısı icap sayılmaz; bir irade beyanının icap sayılabilmesi için bu yöne ilişkin irade beyanının karşı tarafa yöneltilmiş olması, sözleşmenin bütün esaslı unsurlarını kapsaması gerektiği gibi beyanda bulunanın da icabıyla bağlı kalmak niyetinde olması şarttır (...). Sözleşmenin kurulması için gerekli unsurları içermeyen veya bu unsurları içermekle birlikte teklifte bulunanın kendisini önerisi ile bağlamadığı durumlarda karşımıza çıkan teklif ise “icaba davet”tir. İcap (ve icaba davet) muhataba varması gerekli bir irade beyanı olarak tanımlansa da bu tanımı çok dar yorumlamak doğru olmayacaktır. Örneğin, özel bir muhatap belirlenmeden icabın umuma yapılması mümkündür ve bu durumda icabı kabule herkes yetkili olacaktır, ki bunlara “aleni icap” ismi verilmektedir. TBK’nın 8/2. maddesinde de (BK m. 7/3) bu hüküm kendine yer bulmakta ve kanun aleni icabın geçerliliğini belirtmektedir. Buna göre “Fiyatını göstererek mal sergilenmesi veya tarife, fiyat listesi ya da benzerlerinin gönderilmesi, aksi açıkça ve kolaylıkla anlaşılmadıkça öneri sayılır”. İki taraf karşılıklı ve birbirine uygun surette iradelerini beyan ettiği ve sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde anlaştıkları takdirde sözleşme tamamlanır ve taraflar kararlaştırdıkları şekilde edimlerini gereği gibi ifa borcu altına girerler.Yukarıdaki açıklamalarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, tarafalar arasındaki e-mail yazışmalarından taraflar arasında numune üretimine ilişkin olarak sipariş geçildiği, icap ve kabule uygun olarak davacı tarafından üretimler yapılarak davalıya sevk edildiği ve düzenlenen faturalar karşılığının ödendiği, ne var ki davalı tarafından deneme üretimi için yapılan sipariş dışında iddia edildiği gibi davacıya 300 adet ürün siparişi verildiğine dair herhangi bir yazışma görülmediği, davalının davacıya göndermiş olduğu fiyat teklifi yazısı hukuki mahiyeti itibariyle bir icaba davet niteliğinde olduğu, davacı taraf yazıda belirtilen ürünler için fiyat belirterek icapta bulunmuş ancak davalı tarafından sipariş verilerek icabı kabul ettiğini bildirmediği görüldüğünden taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi kurulduğu hususu davacı tarafça ispatlanamadığı, dava dilekçesinde de açıkça yemin deliline dayanılmadığından yemin delili yoluna başvurulmadan ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın 9.458,17-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan ‭8.842,77‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 121.468,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.600,00 -TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi ... olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/677, K. 2025/682, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-677-e-2025-682-k-7182732ddfe4