Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1138 E. 2025/4845 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1138
Karar No
2025/4845
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/256 E., 2021/133 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin elektrik abonesi olduğu davalı şirket tarafından gönderilen yazı ile 01.01.2007 tarihinden itibaren tarifelerde değişiklik yapıldığının bildirildiğini, tarifenin .. sanayi tarifesi olması gerekirken sehven .. sanayi tarifesi üzerinden faturaların tahakkuk ettirilmesi nedeniyle fark tahakkuk bedeli olarak düzenlenen 30.04.2012 tarihli ve 37.530,93 TL bedelli faturaya itiraz edildiğini, davacı şirketin bilgisi dışında tarife değişikliğinin yapılamayacağını belirterek, 30.04.2012 tarihli ve 37.530,93 TL bedelli faturadan dolayı müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında 29.12.2006 tarihli elektrik abonelik sözleşmesinin düzenlendiğini, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 01.01.2007 tarihinden itibaren tarifelerde yapılan değişiklik nedeniyle sanayi tarifesinin .. sanayi ve .. sanayi olmak üzere ikiye ayrıldığını, 01.01.2007 tarihinden itibaren davacıya ait aboneliğin .. sanayi olarak tarifelendirilmesi gerekirken sehven .. sanayi olarak tarifelendirildiğini, hatalı tarife nedeniyle fark tahakkuku yapıldığını, davaya konu fatura bedelinin yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 23. maddesine uygun olarak düzenlendiğini ve davacıya bu durumun 11.04.2012 tarihli yazı ile bildirildiğini, davacının fatura bedeline itiraz ettiğini, itirazı sonuçlanmadan eldeki menfi tespit davasının açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.11.2015 tarihli kararıyla; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 30.04.2012 tarihli fatura nedeniyle davalı şirkete ödemesi gereken fark bedelinin 7.371,38 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının 30.04.2012 tarihli ve A ... numaralı faturadan dolayı davalıya 30.159,55 TL'den borçlu olmadığının tespitine, 30.159,55 TL'nin % 20'sine tekabül eden 6.031,91 TL tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairemizin 22.10.2019 tarihli ilamıyla; davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra davalı lehine verilen tazminat yönünden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; anılan ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiştir. 2.Dairemizin 08.06.2020 tarihli ilamıyla; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilgili Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 23. maddesine aykırı olacak şekilde tarife farkı bedelinin 12 ay süre ile sınırlı olarak hesaplandığı, Dairemizin uygulamasının 08.05.2014 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce, elektrik dağıtım şirketinin hatasından dolayı, sayacın hatalı okunması, yanlış tarife veya reaktif ve aktif enerjiye ilişkin yanlış çarpım faktörü uygulanması, tüketim miktarı ve/veya bedelinin hatalı hesaplanması vs. gibi hususlarda, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği geriye yönelik alacaklarda herhangi bir süre öngörmediğinden, geriye yönelik olarak zamanaşımı süresi boyunca (zamanaşımı defi varsa en fazla 10 yıl) hesaplama yapılması yönünde olduğu, ayrıca doğru tarifenin uygulanması için gereken dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 114. maddesi atfıyla 52. maddesi uyarınca, davalının da davacı ile birlikte müterafık (%50) kusurlu olduğu, davalı şirketin davacı taraftan isteyebileceği hatalı tarifeden kaynaklı fark tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 23. maddesi çerçevesinde hesaplamayı içerir yeniden rapor alınarak, belirlenecek hatalı tarife farkı tahakkuk bedelinden, tarafların eşit kusurlu olduğu gözetilerek, davalının (%50) kusuru oranında indirim yapılmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, kabule göre de yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirket tarafından dava konusu dönemlere ilişkin belirlenen toplam 37.101,90 TL tarife fiyat farkının mevzuata uygun olarak hesaplandığı, ancak tarifenin doğru uygulanması için gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle davalı şirketin %50 kusurlu olduğu, davalı şirketçe hesaplanan fark bedelden %50 indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın 30.04.2012 tarihli ve A ... numaralı faturadan dolayı 18.979,98 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; yanlış tarife nedeniyle müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini, kusuru bulunmaması sebebiyle gecikme zammı uygulanmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ancak bir yıllık elektrik bedeli olan 1.249,99 TL'den sorumlu olabileceğini, ayrıca kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; Dairenin bozma ilamında dava konusu fatura bedelinin 37.101,90 TL olduğu ve mevzuata uygun olarak hesaplandığının tespit edildiğini, kusur indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik aboneliği nedeniyle taahkuk ettirilen fatura bedelinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın; bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verilmiş olmasına, tahsilatın yapılmasına karşın davacının davadan önce temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamamış olmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. Maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usülü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi geregince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1138, K. 2025/4845, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1138-e-2025-4845-k-b0d1765ff4f0