Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1191 E. 2025/4683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1191
- Karar No
- 2025/4683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/694 E., 2024/219 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği ve ekli krokide yeri gösterilen 96.943,76 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz bölümünün mirasbırakanından davacıya kaldığını, 30 yılı aşkın süredir davacı tarafından kullanıldığını ileri sürerek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 16.06.2015 tarihinde davayı tapu iptali ve tescil davası olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri aşamalarda; taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ve davacı yararına iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece; çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ..................... Mahallesinde kain tescil harici alan iken toplulaştırma projesi kapsamında 136 parsel sayılı taşınmaz içerisinde davalı ... adına tapuya tescil edilen karara ekli krokili bilirkişi raporunda (G) harfi ile ifade edilen 98.719,81 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline, tarım arazisi vasfı ile tapu sicilindeki sıradaki en son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 13.04.2022 tarih, 2021/4415 Esas, 2022/3091 Karar sayılı kararıyla: Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazın dahil olduğu ihdasen oluşan parselin isabetli şekilde belirlenmesi, bundan sonra hava fotoğraflarından istifade edilmek suretiyle ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği ve imar-ihyaya ilişkin rapor alınarak tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayalı hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, böylelikle dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; çekişmeli taşınmaz üzerinde imar-ihya suretiyle zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 138 parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan ve hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen 98.719,81 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davalılar Birecik Belediye Başkanlığı ile ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Davalı ... vekili; davacı yararına imar-ihya suretiyle zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılmadan eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, bilirkişi raporlarının eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Hazinenin tasarrufu altındaki taşınmazların özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılıp dava tarihinden sonra tapuya tescil edilen taşınmaza yönelik imar-ihya ve zilyetlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
1. Çekişmeli taşınmaz bölümünün yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığı, bilahare karar tarihinden önce 2014 yılında Hazine adına 138 parsel numarasıyla ihdasen tapuya tescil edilen taşınmaz içerisinde kaldığı ve davaya konu (G) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönünden davacının irsen intikal, imar-ihya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 2. Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne hükmedilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme eksik olduğu gibi bozma gereklerine de riayet edilmemiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde çekişmeli taşınmaz üzerinde iddia edilen zilyetliğin murisi evvellerinden irsen intikalen davacıya geçtiğini beyan ederek tescil talebinde bulunmuş, bozma kararından önce davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı iddiası ile itirazda bulunan dava dışı ... ise çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçıların zilyetliğinde bulunduğunu iddia ederek taşınmazın davacı adına tescilinin mümkün olmadığını beyan etmiştir. Tüm bunlardan vareste olarak aşamalarda yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın bilinen ilk zilyedinin davacı olduğunu anlatmıştır. Hal böyle olunca, taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, davacının zilyetliğinin murislerinden intikal edip etmediği, zilyetlik muristen intikal ediyor ise adına tescil isteğinde bulunan davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda oluşan tereddüt giderilmeden işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
3. İşin esasına yönelik yapılan incelemeye gelince, mahallinde bozma kararından önce icra olunan 02.03.2015 tarihli keşiften sonra taşınmaz başında alınan görüntüler incelendiğinde taşınmaz üzerinde kendiliğinden gelen otların bulunduğu ve taş unsurunun toprak unsuruna galip geldiğinin görüldüğü anlaşılmaktadır. Diğer yandan, bozma kararından sonra alınan jeodezi uzmanı bilirkişi raporu ekinde yer alan yakın tarihli uydu görüntüleri incelendiğinde ise taşınmazın tamamının sürülü vaziyette olmadığı görülmektedir. Ne var ki, Mahkemece bu yönler üzerinde durularak zilyetlikle iktisap hususunda oluşan tereddütler giderilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme sonucunda hüküm kurulamaz.
4. Hal böyle olunca; doğru sonuca varabilmek için öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, çekişmeli taşınmazın davacıya ne şekilde kaldığı hususu davacıdan sorularak açıklattırılmalı; bu konuda davacıya ispat hakkı tanınmalıdır. Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile önceki keşiflere refakat etmeyen teknik bilirkişi, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
5. Yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın davacıya murislerinden mi intikal ettiği, murislerinden intikal ediyor ise davacıya ne şekilde kaldığı, taksim, bağış, satış yollarından biriyle intikal edip etmediği, taşınmazın mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde taksim edilip edilmediği ve taksimen davacıya isabet edip etmediği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalıdır.
6. Ziraat mühendisi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliği, kullanım durumu, imar-ihya edilip edilmediği, edilmiş ise imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazda taş unsurunun ekonomik amaca uygun zilyetliğe engel olup olmadığı hususlarında, önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde taşınmazın tarımsal niteliğini açıklayan, mukayeseli biçimde toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetlik var ise zilyetliğin şeklini ve süresini bildiren, taşınmazın tüm yönlerden çekilmiş ve hudutları fotoğraf üzerinde işaretlenmiş renkli görüntüleri ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
7. Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden dava konusu taşınmazı kapsayan hava fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmaz bölümünün niteliğini, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, başından itibaren mevcut sınırları dahilinde zilyet edilip edilmeğini ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten, önceki raporların irdelenerek çelişkinin sebebinin açıklandığı ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli; teknik bilirkişiden keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir krokili rapor alınmalı; bu suretle iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Birecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.