Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1105 E. 2025/13996 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1105
- Karar No
- 2025/13996
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/313 E., 2021/143 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilleri tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya konumundaki müvekkiline davalıların sürücüsü, maliki, ZMSS'si olduğu aracın sürücüsünün geri geri gittiği esnada çarptığını, davacının araç ile duvar arasına sıkışarak yaralandığını belirterek, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin uğradığı manevi zararlarına karşılık olmak üzere 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş ıslahla maddi tazminat taleplerini artırmıştır. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, maluliyet ve kusura itiraz ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilk kararında davanın kısmen kabulü ile 4.744,17 TL geçici iş göremezlik nedeni ile tazminatın kaza tarihi olan 26.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının SGK tarafından karşılanmayan yolluk, konaklama gideri olarak 10.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 26.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının 5.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatı talebinin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 02.10.2019 tarih ve 2016/155881 Esas ve 2019/8838 Karar sayılı kararı ile"1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı lehine takdir olunan manevi tazminatın fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Bozmaya Uyularak Verilen Mahkeme kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, 14.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kesinleşen talepler yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminatın kesinleştiğini, Yargıtay bozma kararı ile manevi tazminata yönelik kararın bozulduğunu, gerekçeli kararda kesinleşen talepler yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verildiğinin belirtildiğini ancak maddi tazminat yönünden vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı ... vekilinin diğer temyizine gelince; Mahkemece verilen 28.06.2016 tarih ve 2009/4 47... /254 Karar sayılı karar Yargıtay incelemesinden geçmiş ve maddi tazminata yönelik kısım yönünden bozma yapılmadığından kesinleşmiştir. Nitekim mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda karar gerekçesinde, davacının maddi tazminata yönelik taleplerine ilişkin hükmün kesinleşmesi nedeniyle bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığı belirtilmiş, hükümde aynı şekilde kurulmuştur. Bu kapsamda kabul edilen maddi tazminata ilişkin olarak bozma öncesi kararda davacı lehine hükmedilen 1.800,00 TL vekalet ücreti yönünden de kararın kesinleştiği ve temyiz eden davalı ... yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu halde, bozma sonrası kararda, hükmün 6.bendinde maddi tazminat yönünden davacı yararına hükmedilen 4.080,00 TL vekalet ücretinden adı geçen davalı ...'in de sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla ,1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 6. bendindeki "4.080,00 TL" ibaresinden sonra gelmek üzere "davalı ... 1.080,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere" ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.