Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2876 E. 2025/3898 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2876
Karar No
2025/3898
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/764 E., 2024/938 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/295 E., 2023/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra; işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; taraflar arasında yazılı olmayan bir sözleşme kapsamında, müvekkillerinin davalının talebi üzerine patates üretimi yaptığını ve davalının da bu ürünleri piyasa fiyatından satın almayı taahhüt ettiğini, ancak davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi haksız icra takibi başlattığını ve hukuka aykırı faturalar düzenlediğini, patateslerin depoda çürüdüğünü ve büyük zarara uğradıklarını ileri sürerek; davanın kabulü ile müvekkillerinin uğramış olduğu zararın tazminine karar verilmesini talep etmiş, 01.02.2022 tarihli somutlaştırma dilekçesi ile icra dosyalarındaki hesap özetlerinin bedeli olan 276.876,09 TL, noter masrafı 2.000,00 TL ve 1500 ton patates bedeli olan 100.000,00 TL'nin tahsili ile bilirkişi tarafından belirlenecek uğranılan zararın tazminini talep etmiş, 08.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; uğranılan zarar 972,000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacılar ve müvekkili şirket arasında, davacı tarafından iddia edildiği şekilde 1500 ton patates alımının garanti edildiği bir anlaşmanın olmadığını, düzenlenen faturaların davacıların satın aldığı tohum, ilaç vs.ye ilişkin olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kural olarak davalı ile aralarında sözleşme olduğunu ve bu sözleşmeye aykırılıktan zarara uğradığını ve zararın davalının fiilinden kaynaklandığını ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, davacıların bu iddiasını uyuşmazlık miktarı nazara alındığında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200. maddesi gereğince senetle ispat etmesi gerektiği, davacıların 2020 yılı için taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme sunmadığı, ayrıca sunduğu diğer belgeler ile de davalı ile aralarında tarımsal üretime davalı alım garantisi ilişkisinin olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların sözleşme ilişkisini ispat edemediği, yazılı delil başlangıcı mahiyetinde bir delilin de sunulmadığı, davalı tarafın tanık dinlenmesine açıkça muvafakatinin bulunmaması sebebi ile davacı tanıklarının beyanlarına göre değerlendirme yapılamayacağı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; dava dilekçesinde yer alan beyanlarına ek olarak dinlenen tanık beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafın düzenlemiş olduğu hukuka aykırı faturalar nedeniyle icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, başlatılan takiplerin tahsilatla sonuçlandığını, davalının sözleşmeye aykırı tutumları nedeniyle müvekkillerinin zarara uğradığının açık olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tarımsal alım sözleşmesine aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 190/1 maddesi gereği herkes iddiasını ispatla yükümlü olup davacıların taraflar arasında sözleşme bulunduğu ve davalının bu sözleşmeye aykırı davrandığı hususunu HMK'nın 200.maddesi gereği senetle ispatlayamadığının, davalının tanık dinlenmesine muvafakat etmediği göz önüne alındığında dava değeri itibariyle dinlenen tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2876, K. 2025/3898, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-2876-e-2025-3898-k-2a70b16ce48c