İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/3 E. 2025/837 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/3
- Karar No
- 2025/837
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/3 Esas KARAR NO : 2025/837 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/01/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı tarafın taşıma ilişlerini yaptığını davalı tarafın 9.304,10 USD borcunun olduğunu Davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi .... Esas takip başlatıldığını davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, ve bunun üzerine iş bu davanın açıldığını, tüm bu hususlar neticesinde kısmına ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ederiz. CEVAP:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafından başlatılan takibin de haksız olduğunu, faturanın tek başına geçerli olmayacağını taraflar arasında sözleşme ve mutabakat olmadığını bu bağlamda Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafından haksız şekilde ikame edilmiş olan işbu davasında davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen 2 adet faturaya dayalı başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 10/12/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 9.304,10 USD fatura alacakları, 69.78 USD işlemiş faiz bedeli olmak üzere 9.373,88 USD toplam alacak için 23/10/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturaların gösterildiği, davalı tarafından 25/10/2025 tarihinde borcun tamamına itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 11/03/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup tarafların yerinde inceleme talep ederek ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Dava Konusunun; 6100 Sayılı HMK'nın 105 ile 113. md arasındaki düzenlemeye göre; Taraf ararasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğu Davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı ... tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, Davacı ... tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 02.01.2025 tarihinde T.C. Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği, Davacı tarafın davalı ... kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yanan gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediği görülmüştür. Bu hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Aittir. Taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu, Tarafların ticari Defter ve belgelerinde 1.205.238 48TL'LİK, Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Yine Tarafların ticari Defter ve belgelerinde 900.000,00TL'lik Ödemelerin olduğu, Görülmüştür. Mahkemenizce Müzekkere ile Talep Edilen BA-BS Formlarında Davacı ve Davalı Tarafa 2024 yılına ait hizmet Alımında-Satımında KDV Hariç faturanın beyan edildiği, Bu Hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemeye Aittir Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2024 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği Dava Konusunun; 6100 Sayılı HMK'nın 105 ile 113. md arasındaki düzenlemeye göre; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğu Davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı ... tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, Davacı ... tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 02.01.2025 tarihinde T.C. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği, Davacı tarafın davalı ... kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yanan gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediği görülmüştür. Bu hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Aittir. Taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu, Tarafların ticari Defter ve belgelerinde 1.205.238 48TL'LİK, Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Yine Tarafların ticari Defter ve belgelerinde 900.000,00TL'lik Ödemelerin olduğu, Görülmüştür. Mahkemenizce Müzekkere ile Talep Edilen BA-BS Formlarında Davacı ve Davalı Tarafa 2024 yılına ait hizmet Alımında-Satımında KDV Hariç faturanın beyan edildiği, Bu Hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemeye Aittir. Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2024 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği,Davacı ... Denizclik tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı ... e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı ... faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olmuştur. Davacının ... davalıdan kaydı olarak 305.238 48TL(9.303,78USD tutarında Alacaklı olduğu Faiz talep edeceği hasıl olacak olursa davacı tarafın davalı taraftan 131.71TL (4,01USD) faiz talep edebileceği," sonuç ve kanaate varılmıştır. Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet ek raporunda özetle;"Davacının ... davalıdan kaydı olarak 305.238,48TL(9.303,78USD tutarında Alacaklı olduğu Faiz talep edeceği hasıl olacak olursa davacı tarafın davalı taraftan 131.71TL (4,01USD faiz talep edebileceği, sonuç ve kanaate varılmıştır. Sonuç olarak sayın mahkemenin talebi doğrultusunda bilirkişi raporu İle ibraz edilen bilgi ve belgelerin yeniden incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda kök rapordaki islerimiz aynen geçerli olduğu "sonuç ve kanaate varılmıştır. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği.... diğer faturalar 5.000 TL altında olduğundan bildirime tabi olmadığı, davacı tarafından sunulan kargo teslim fişlerinin faturalar ve faturalarda yazılı malzemelerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamadığı, davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının da alacağın varlığını göstermediği, davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontların söz konusu faturaya ilişkin olduğuna yönelik kayıt olmadığı, bu konuda davacıya yemin de teklif etmediği, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın teslim edildiği ispat edilen fatura yönünden kısmen kabulü ile itirazın 6.651,52 TL yönünden iptaline, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi , 25.10.2018 Tarih, ... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davacının ve davalının ticari defterlerini ibraz ettiği, tarafların defterleri ile tarafların 2024 yılı BA-BS kayıtları incelenmiş düzenlenen kök ve ek raporda davacı ve davalı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği tespiti karşısında tarafların lehine delil olma niteliğine haiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı ve davalı şirket yasal defterlerinde davalı, takip tarihi itibari ile tarafların ticari Defter ve belgelerinde 1.205.238 48TL'lik, Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Yine Tarafların ticari Defter ve belgelerinde 900.000,00TL'lik Ödemelerin olduğu, 305.238,48TL(9.303,78USD tutarında Alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, faturanın davalının kayıtlarında yer alması ve BA bildiriminde de bulunmuş olması karşısında davacının davalıdan takip miktarındaki asıl alacak bakımından alacaklı olduğunu ispatladığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının takip talebine konu ettiği takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına ilişkin talebi bakımından; TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklindedir. TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki satım sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki dosya içerisinde TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt da bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Tarafların ticari defterleri, faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE, 1-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile asıl alacak olan 9.303,78-USD üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına, TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 63.768,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.325,01-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 682,57-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.642,44-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 682,57-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.385,47-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 7.632,50-TL toplam yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 7.334,25-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.459,32-TL'sinin davalıdan, 140,68-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 51.014,49-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davanın reddedilen kısmı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 12.965,74-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025 Katip ... ¸e-imzalı . Hakim .... ¸e-imzalı .