Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2026/3087 E. 2026/6979 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3087
Karar No
2026/6979
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4098 E., 2024/10317 K. İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1530 E., 2019/893 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/403 E., 2018/600 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.09.2024 tarih ve 2022/4098 esas, 2024/10317 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2026 tarihli ve KD-2026/25384 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2026 tarihli ve KD-2026/25384 sayılı itirazı, sanık hakkında istinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ... Ç.'a ait beyanlar ile ekindeki fotoğraf teşhis tutanağının, ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı tespit edilerek bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örnekleri getirilip CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerekirse ... Ç. tanık olarak dinlenildikten sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmiş olması karşısında, mahkumiyet kararına ilişkin onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulması sebebiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19.09.2024 tarih ve 2022/4098 E. 2024/10317 K. sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazılarak sanığın görev yaptığı yer ve tarihlerini gösterir ayrıntılı hizmet cetvelinin dosyaya getirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Hükümden sonra dosyaya gelen sanık hakkındaki veri analiz raporunun duruşmada okunması, bu rapor ve hükme esas alınan veri inceleme raporunda sanığın zümre başkanı, öğretmeni ve vekili olarak belirtilen tüm kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması lüzumu, 3. Hükümden sonra dosyaya gelen evraklara göre sanık hakkında beyanda bulunan ... İ., ... Ç., ... A. ve ... C.'in beyanlarının duruşmada okunarak adı geçenlerin mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenilmesi lüzumu, 4. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın infazının durdurulması ile TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde Üyeler ... ve ...'ın ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararının yerinde olduğuna yönelik karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Veri inceleme raporunda "FETÖ mensubu olup gassalın elindeki meyyit olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş polis memurlarını ifade eden" "SAYA" kodu ile kodlanan, ayrıca söz konusu raporda terör örgütüne himmet verdiğine ve 2015 yıllarında örgütsel toplantılara katıldığına dair kayıt bulunan, yine sanık ve müdafinin huzurunda dinlenen ve sanık hakkında bir dönem aynı yerde görev yaptıkları anlaşılan Tanık ... T.'ün beyanında göre 20 12... yılları arasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sohbet adı altındaki örgütsel toplantılarına katıldığı anlaşılan ve o dönem polis memuru olarak görev yapan sanık hakkındaki yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla Sayın Çoğunluğun hükmün bozulmasına ilişkin düşüncesine iştirak edilmemiştir. 09.04.2026

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2026/3087, K. 2026/6979, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2026-3087-e-2026-6979-k-6b4113c78325