Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/7261 E. 2025/29162 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7261
- Karar No
- 2025/29162
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
TALEPTE BULUNAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEBE KONU DAİRE KARARI : 22.05.2025 tarih, 2022/14647 Esas, 2025/15400 sayılı kararı İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli, 2018/97 Esas, 2019/10 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli, 2019/821 Esas, 2020/856 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.05.2025 tarih, 2022/14647 esas, 2025/15400 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.10.2025 tarihli ve KD 3 - 2020/103454 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: I-İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.11.2024 tarih, 2021/111782 sayılı yazısında: "Somut olayda, sanık hakkında ilk derece mahkemesinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verdiği mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik sanığın da temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay ilgili Dairesince sanığın bu talebi değerlendirilmeden karar verilmesinin, yukarıda anılan Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere hükmün kanun yolu incelemesi bakımından bütünlüğünü bozması, ilk derece mahkemesince verilen bir kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi denetiminden geçmiş olmasının söz konusu kararın olay tespiti bakımından hatasız olduğu konusunda kesin bir güvence oluşturmaması, Yargıtayın görevi olan hukuksal denetimi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için somut olayın objektif bir bakış açısıyla, hukuksal açıdan duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmiş ve delil değerlendirmesinin hatasız şekilde gerçekleştirilmiş olmasına bağlı olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, bölge adliye mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz talebi değerlendirilmeden verilen Yargıtay kararının yerinde olmadığı düşünülmüştür. Sanığın ileri sürdüğü temyiz nedenleri de dikkate alınarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımızca dosyanın esastan yapılan incelemesinde ise, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerden ötürü, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.05.2025 tarih ve 2022/14647 esas - 2025/15400 karar sayılı ilamına yönelik sanık lehine 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurulmuştur. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.05.2025 tarih ve 2022/146 47... /15400 karar sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASI, 3. Sanık ve sanık müdafisinin temyiz taleplerine istinaden yapılacak inceleme sonucunda; Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarih ve 2018/ 97... /10 karar sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 05/11/2020 tarih ve 2019/8 21... /856 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince ONANMASINA karar verilmesi, 4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." denilmek suretiyle itirazda bulunulmuştur. II-GEREKÇE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu değerlendirilmekle; Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR: 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının oy birliği ile KABULÜNE, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.05.2025 tarih, 2022/14647 esas, 2025/15400 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA. 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 4. Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.