Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/5010 E. 2026/6660 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5010
Karar No
2026/6660
Karar Tarihi

TALEPTE BULUNAN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEBE KONU DAİRE KARARI : 10.04.2025 tarih, 2023/20279 Esas, 2025/10755 sayılı kararı İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli, 2021/4 esas, 2021/151 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli, 2021/500 esas, 2022/658 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılması ile TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaleti ile 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... . maddeleri uyarınca mahkumiyet SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.04.2025 tarih, 2023/20279 esas, 2025/10755 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2025 tarihli ve 3 - 2022/88829 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: I- İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.07.2025 tarihli ve 3 - 2022/88829 sayılı yazısında: "Dosya kapsamına göre; ... Üniversitesi ... Eğitim Fakültesi sınıf öğretmenliği bölümünden 2006 yılında mezun olan sanıkla ilgili; 30/10/2006-14/08/2009 tarihleri arasında ... Eğitim İşletmeleri A.Ş’de, 23.10.2009-23.12.2010 tarihleri arasında ... Eğitim Kur. A.Ş’de, 21.10.2011-23.11.2015 tarihleri arasında yeniden ... Eğitim Kurumları A.Ş’deki SGK kayıtları ile de sabit olduğu üzere 2006-2015 yılları arasında Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesinde ve Malatya ilinde bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalıştığının, örgütle iltisaklı ...-Eğitim iş Sendikasına üye olup 17.09.2015 tarihli genel kurul toplantısında disiplin kurulu yedek üyesi seçildiğinin, örgüte ait ... Gazetesine abonelik kaydının bulunduğunun, 18.12.2014 tarihinde Malatya Adliyesi civarında örgüte destek amacı ile yapılan protesto gösterilerine katılıp "herkes sussa ... susmaz" yazılı döviz taşıdığının, www.twitter.com sosyal paylaşım sitesinde bulunan ...@ kullanıcı adıyla örgüte müzahir ..., ...., ... Eğitim iş, @..., ... ... , @, ...., @, @..., ..., .... Gazetesi, ..., ... , ..., ..., ..., ... ..., ..., @, ....@..., ...., @...., ...., @.... ve ... Eğitim Kurumları isimli hesapları takip ettiğinin, ... hesabından ... ile ilgili paylaşımları begendiğinin, .... ve ... Paylaşımlarını retweetlediğinin, ... ve ....haber paylaşımlarını Retweetlediğinin, ..., .... ve .... paylaşımlarını retweetlediğinin, FETÖ/PDY Terör Örgütünün soysal medyada başlattığı protesto ve propaganda ile ilgili “... susturulamaz” hashtagı ile paylaşımlarda bulunduğunun, ...’nın; Kollukta “Bilgi Veren” sıfatıyla: “okulda serrehber olarak tanımlanan seçilmiş öğretmenler vardı. Bayan öğretmenler için ayrı ..., erkek öğretmenler için ayrı ... öğretmenler vardı. Benim çalıştığım dönemde hatırladığım sırasıyla... Sınıf Öğretmeni ... Hoca (Soyadı .... olabilir, eşi de ... sınıf öğretmeniydi) Bu serrehberler okulda diğer öğretmenlerden farklıydı. Karizmaları vardı. Aynen okul idarecisi gibi öğretmenlere ve öğrencilere müdahale ediyorlardı. Maaşları da bizimkilerden yüksekti. Bu serrehber öğretmenleri sınıf rehber öğretmenleri aracılığıyla ev ziyarelerine gönderiyorlardı. Çocuklar bu ev ziyaretlerinde yaşadıklarını dönüşte bana anlatıyorlardı. Duyduğum kadarıyla burada namaz kılıp, tesbihat yapıyorlar ve ders çalışıyorlarmış ama bunun koordinesini serrehberler yapıyordu” şeklinde, Kovuşturmada esas mahkemede tanık sıfatıyla; “sanığı yanlış hatırlamıyorsam 2010-2011 yıllarında çalıştığım Malatya ilindeki ... kolejinde öğretmen olması nedeniyle tanırım, sanığın fetö pdy kapsamında herhangi bir eylem ve söylemine şahit olmadım, bilgim ve görgüm bundan ibarettir, çelişki olması ned. sorulduğunda; "çalıştığım okulda bazı öğretmenler serrehber öğretmen olarak tanınırdı, sanığın serrehber olup olmadığını hatırlayamadım, sanığın bana işim ile ilgili herhangi bir müdahalesi olmadı, serrehber olarak görevlendirilen kişilerin ne iş yaptıklarını bilmiyorum, kendi işlerinde bir düzenleri vardı, ben bu okulda sözleşmeli olarak çalışmaktaydım, sanığın kendi branşındaki diğer öğretmenlerin üzerinde bir konumu olduğunu biliyorum, benim üzerimde bir sorumluluğu yoktu, bugünkü ifadem tam ve doğrudur" şeklinde, ...’un; Cumhuriyet Savcılığında şüpheli sıfatıyla; “bu şahıs beni cemaat olarak bilinen yapı ile tanıştıran ve yapıya ait evlere çıkaran şahıstır. Örgüt içerisindeki görevini bilmiyorum. Ancak aktif olarak faaliyetlerinin olduğunu biliyorum.”şeklinde, Kovuşturmada esas mahkemede tanık sıfatıyla: “...sanık ile 1.sınıfın sonunda tanıştım, ben KYK yurtlarında kalıyordum, kendisi özel bir yurtta kalırdı, bana Türkiye'de birçok cemaat olduğunu, kendilerinin de ... cemaatinden olduğunu söyledi ve beni eve çıkmaya ikna etti, kendisi de benimle aynı eve çıkacağını söylemesine rağmen başka bir eve çıktığını öğrendim, bu evde 2 yıl kaldım, sanık ile olağan arkadaşlık ilişkilerimiz devam etti, sanığın cemaat evlerinde kaldığını biliyorum, ev ablalılığı yaptığını duymuştum," şeklinde, Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne gönderilen 21.11.2016 tarihli;“...’nun babası ...’nun Antep’te eski ... yanında .... oteli bulunur. ... yanında. Bu otelde toplantı yapılır. Şu an yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. ... fetö cemaatine finansal destek sağlar...” şeklindeki ihbarda adı geçen sanığın kardeşi ...’nun(kardeşi) kovuşturmada tanık sıfatıyla;“2014 yılı içerisinde kardeşimin yeni bir araba alma fikri vardı, bu mevzuyu bana açıp işbankasından 20.000 TL ihtiyaç kredisi çektiğini söyledi, ben yeni bir araba bakabileceklerini, eksik kalan kısmı da kendisinin tamamlayabileceğimi söyledim, kendi arabalarını istedikleri gibi satamadılar, beğendikleri arabadan da problem çıktı, bu sebeple araba işinden vazgeçtiler, ben zaten kardeşime sürekli ekonomik yardımda bulunurdum, borç verdiğim parayı da ayda 1000-2000 TL olarak geri ödeme hususunda anlaşarak teslim etmiştim, bu sebeple paranın tamamını araba işinden vazgeçince istemedim”şeklinde, Beyanda bulunduklarının, Bankasyanın kurtarılması amacına yönelik örgüt talimatı ile ilgili olarak; 04.02.2015 tarihinde "ailem" isimli Whatsup grubunda eniştesi ... isimli kişi tarafından gönderilen "..." mesajına karşılık olarak sorduğu "...un mu altınları" sorusuna, "aynen" cevabını alınca "hayırlı olsun olsa da biz de versek:" şeklinde cevap verdiğinin, Bilirkişi raporuna göre; örgüt elebaşısının bankaya sahip çıkılması ve kurtarılması hususundaki 1. çağrısından sonra 12.02.2014 tarihinde açtığı vadesiz altın hesabına 65,42 gr fiziki altın yatırıp, 2. talimat tarihinden sonra da 01/09/2014 tarihinde kardeşi "..." açıklaması ile gönderilen 20.000 TL havale ile İş Bankasından çektiği kredi parasının birleşiminden 37.976-TL'nin 08... tarihinde açılan 7 nolu vadeli katılım hesabına 31 gün vadeli olarak aktardığının, Anlaşılması karşısında; Her ne kadar sanık suçlamaları reddetmiş, bankasyada talimatla ve yardım kastıyla hesap açtırmadığını ve para yatırmadığını savunmuş ise de; örgütle iltisakını ortaya koyan deliller ile kastına yönelik şüpheyi ortadan kaldıran, örgütün çağrılarından haberdar ve örgüte/bankaya destek iradesinde olduğuna dair watsapp yazışma içeriği ile sosyal medya takip ve paylaşımları itibarıyla, iltisaklı olduğu örgütün çağrısından haberdar olduğu ve çağrıya uyarak bankasyaya fiziki altın yatırmak ve başka bir bankadan kredi çekerek katılım hesabına yatırmak şeklindeki örgütün amacına hizmet eden önceki hesap hareketlerinden de farklılık arz eden eylemlerinin “Silahlı terör örgütüne yardım etme” suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bozma kararı verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu değerlendirildiğinden, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.04.2025 tarih ve 2023/20279-2025/10755 sayılı kararına karşı sanık aleyhine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurulmuştur. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.04.2025 tarih ve 2023/20279-2025/10755 sayılı bozma kararının KALDIRILMASI, 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarih ve 2021/500-2022/658 sayılı hükmüne yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün ONANMASINA karar verilmesi, 4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi,

Arz ve talep olunur." denilmek suretiyle Daire kararının kaldırılması ile hükmün onanmasına ilişkindir. II- GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadığı kabul edilen sanığın, oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına yansıyan eylemleri, örgüt liderinin diğer para yatırma talimatları ile ...'da bulunan paraların çekilmesi talimatına uymaması ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra parasının bir kısmını hesabında tutması göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, örgütün nihai amacını bildiğine veya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III- KARAR: 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 10.04.2025 tarih, 2023/20279 esas, 2025/10755 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY;

Sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine dair kararına tarafımızca iştirak edilmemiş olup itirazın yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İncelenen dosya kapsamında, sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf "sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yardım suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. Maddedeki suçun oluşması için genel kast yeterli olup, failin iç dünyasını ilgilendiren özel bir saik aranmaz. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım faaliyeti bir kez gerçekleşebileceği gibi birden fazla da gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kriminalize olup gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonraki bir tarihte örgüte finansal destek sağladığı konusunda kuşku bulunmayan ... Bankasına BDDK tarafından el konulmasının önüne geçmek amacıyla örgüt içerisinde bankanın mali yapısının hem parasal büyüklük hem de mudi sayısının artırılması amacıyla örgüt liderinin sözde vaazlarında sıklıkla söylediği, açık kaynaklarda ve örgüt içi gizli haberleşme içeriklerinde Bank ... sahip çıkılması konusunda telkinlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda ByLock yazışmalarında özellikle örgüt liderinden gelen mesajları örgüt üyelerine aktaran bir mesaj içeriğinde bir "il eğitim danışmanı" nın ByLock grubundaki kişilere gönderdiği mesajda; "....Kırıkkale'de işçi abilerle bir salondayız. H.E. sohbet ediyor. Sinevizyonda yeşil bir listede ...'ya ve zor zamanda hizmetlere sahip çıkanların ismi var... İşte bunlar cennetlik liste diyor.. Bir de kırmızı liste vardı, bunlar da süreçte ayrılanlar. H.E. bunlar üzerine sohbet etti. H.E. sohbetin sonunda sorusu olan var mı diye sordu. H.E. gülümsedi bu soruyu bekliyordum dedi... Bu sorunun cevabını yan odada davanın sahibi var, O (S.A.V.) versin dedi. Yan odadan Efendimiz'in (S.A.V.) sesi duyuldu: "Dışarıdakiler içeridekilerle aynı seviyeye gelene kadar devam edecek" dedi... " şeklinde söylediği,

Bu kapsamda, örgütün en önemli finans kaynaklarından olan ...'ya devletin el koymasının önüne geçmek için önce Banka ... para yatırılması, el koymanın önünüe geçilemeyince de 29.05.2015 günü BDDK'nın el koymasının yani devletin kontrolüne geçmesinden sonra ise iflas ettirilmesi için para çekme-hesap kapatmaya ilişkin talimatların yerine getirilmesinin öneminin vurgulandığı, bu kapsamda rutin bankacılık faaliyetleri dışında örgütten gelen talimatlara uyarak para yatırıp çeken yada mudi sayısı yönünden hesap açıp kapatan kişilerin eylemlerinin yukarıda belirtilen şekilde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım suçunu oluşturacağının kabulü gerekir. Somut olaya gelince; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna yönelik tam olarak şüpheleri ortadan kaldıracak kanaat edinilemeyen ancak örgütle iltisaklı kurumlarda çalışma kaydı bulunması, tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve örgütle iltisaklı sendika üyeliğinin bulunmasına göre FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile sempati düzeyinde bağlantısı olan sanığın, örgüt liderinin talimatı sonrası bu talimata uygun olarak para yatırıp katılım hesapları açan ve mutad dışı, örgüte bağlı ... Bankasına (...) başka bir bankadan kredi çekmek suretiyle para yatırarak katılım hesabı açması şeklindeki eyleminin bu güne kadar Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarında da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine" karar verilmesi yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/5010, K. 2026/6660, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-5010-e-2026-6660-k-c9ea37c4f311