Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/6488 E. 2026/6806 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6488
Karar No
2026/6806
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/422 E., 2025/1083 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/175 E., 2024/ 475 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararına istinaf başvurusunun hazine yönünden 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin esastan reddi Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Her ne kadar tebliğnamede katılan Hazine ve Maliye Bakanlığının vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan da temyiz talebinde bulunduğu belirtilmişse de; bahse konu suça ilişkin katılan vekilinin 12.05.2025 tarihli itiraz dilekçesi hakkında, 14.05.2025 tarihinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi itiraz merciince anılan suçla ilgili kesin olarak bir karar verildiği ve karara karşı katılan vekilince temyiz yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından, ilgili hususta temyiz incelemesi yapılmamakla, temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Müsnet suç için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-e, 2. maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, ... Genel Hükümler syf.280). Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin yedinci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; KOM Daire Başkanlığı tarafından gönderilen veri inceleme raporunda,"FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan veya zaafı olan kişi" olarak kodlanan ve örgütsel toplantılara katılan sanığın eylemlerinin anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı gözetilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı; katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının, temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Rize 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/6488, K. 2026/6806, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-6488-e-2026-6806-k-7fad86d57317