Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/3481 E. 2026/6641 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3481
Karar No
2026/6641
Karar Tarihi

TALEPTE BULUNAN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEP TARİHİ: 30.04.2025 TALEBE KONU DAİRE KARARI: 17.02.2025 tarih, 2023/5062 esas, 2025/4341sayılı kararı İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli, 2018/624 esas, 2019/484 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. CezaDairesinin 12.11.2021 tarihli, 2020/220 esas, 2021/1112 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaleti ile 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... . maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.02.2025 tarih, 2023/5062 esas, 2025/4341 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2025 tarihli ve 3 - 2021/150484 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: I- İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.04.2025 tarihli ve 3 - 2021/150484 sayılı yazısında: "Dosya kapsamına göre; En son FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir okulda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan sanığın örgüte müzahir ... Eğitim İş sendikasının üyesi olduğu, ...Bank örgütün 1. çağrısından sonra 21.02.2014 tarihinde 1.250 TL tutarında katılım hesabı açma, örgütün 2. çağrısından sonra 03.09.2014 tarihinde 1.200 TL tutarında katılım hesabı açma ve 05.09.2014 tarihinde 20.200 TL tutarında katılım hesabı açma işlemlerinin bulunduğu, bunlardan 20.200 TL tutarlı katılım hesabının kaynağının ... Bankasından 05.09.2014 tarihinde 20.000 TL tutarında çekilen bireysel ihtiyaç kredisi olduğu, sanığın bu şekilde talimat tarihlerine denk gelecek şekilde katılım hesapları açma işlemleri ile başka bankadan kredi çekmek suretiyle Bank ... para yatırma işlemi yapmasının mutat bankacılık hareketi olarak kabul edilemeyeceği, yine sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme kastını ortaya koymak açısından tanık ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanlarında; "2011-2012 eğitim ve öğretim döneminde yani lise 2. sınıfta aralarında ...'nin de bulunduğu öğretmenler haftada 1 gün okul çıkışı etüd adı altında sınıfımızı toplayıp, dini konularda sohbet ettikten sonra ...'e ait görüntü CD'leri izleterek ve ...'in vaazlarını dinleterek bize kitaplarını okumamız gerektiğini, ...'in belirlemiş olduğu yolda gitmemiz gerektiğini, iyi bir insan ve lider olduğunu anlatarak bize ücretsiz kitaplarını dağıtıp, bazen de belirlemiş oldukları kitapları para ile satın almamızı istiyorlardı" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, sanığın bu şekilde Bank ... örgütün talimatlarına uyumlu şekilde para yatırma ve katılım hesapları açma şeklinde vuku bulan ve yine örgütün talimatları doğrultusunda başka bankadan kredi çekmek suretiyle Bank ... para yatırma şeklinde amaca hizmet eden eylemlerinin dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı, ayrıca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiği hususunda ortada herhangi bir şüphe de söz konusu olmadığı, açıklanan bu nedenlerle silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.02.2025 tarihli ve 2023/50 62... /4341 sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASI, 3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.11.2021 tarihli ve 2020/2 20... /1112 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik verdiği istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının ONANMASI, 4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." denilmek suretiyle Daire kararının kaldırılması ile hükmün onanmasına ilişkindir. II- GEREKÇE: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadığı kabul edilen sanığın, oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına yansıyan eylemleri, örgüt liderinin diğer para yatırma talimatları ile ...'da bulunan paraların çekilmesi talimatına uymaması ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra parasının bir kısmını hesabında tutması göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, örgütün nihai amacını bildiğine veya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III- KARAR: 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 17.02.2025 tarih, 2023/5062 esas, 2025/4341 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY;

Sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine dair kararına tarafımızca iştirak edilmemiş olup itirazın yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İncelenen dosya kapsamında, sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf "sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yardım suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. Maddedeki suçun oluşması için genel kast yeterli olup, failin iç dünyasını ilgilendiren özel bir saik aranmaz. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım faaliyeti bir kez gerçekleşebileceği gibi birden fazla da gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kriminalize olup gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonraki bir tarihte örgüte finansal destek sağladığı konusunda kuşku bulunmayan ... Bankasına BDDK tarafından el konulmasının önüne geçmek amacıyla örgüt içerisinde bankanın mali yapısının hem parasal büyüklük hem de mudi sayısının artırılması amacıyla örgüt liderinin sözde vaazlarında sıklıkla söylediği, açık kaynaklarda ve örgüt içi gizli haberleşme içeriklerinde Bank ... sahip çıkılması konusunda telkinlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda ByLock yazışmalarında özellikle örgüt liderinden gelen mesajları örgüt üyelerine aktaran bir mesaj içeriğinde bir "il eğitim danışmanı" nın ByLock grubundaki kişilere gönderdiği mesajda; "....Kırıkkale'de işçi abilerle bir salondayız. H.E. sohbet ediyor. Sinevizyonda yeşil bir listede ...'ya ve zor zamanda hizmetlere sahip çıkanların ismi var... İşte bunlar cennetlik liste diyor.. Bir de kırmızı liste vardı, bunlar da süreçte ayrılanlar. H.E. bunlar üzerine sohbet etti. H.E. sohbetin sonunda sorusu olan var mı diye sordu. H.E. gülümsedi bu soruyu bekliyordum dedi... Bu sorunun cevabını yan odada davanın sahibi var, O (S.A.V.) versin dedi. Yan odadan Efendimiz'in (S.A.V.) sesi duyuldu: "Dışarıdakiler içeridekilerle aynı seviyeye gelene kadar devam edecek" dedi... " şeklinde söylediği, Bu kapsamda, örgütün en önemli finans kaynaklarından olan ...'ya devletin el koymasının önüne geçmek için önce Banka ... para yatırılması, el koymanın önünüe geçilemeyince de 29.05.2015 günü BDDK'nın el koymasının yani devletin kontrolüne geçmesinden sonra ise iflas ettirilmesi için para çekme-hesap kapatmaya ilişkin talimatların yerine getirilmesinin öneminin vurgulandığı, bu kapsamda rutin bankacılık faaliyetleri dışında örgütten gelen talimatlara uyarak para yatırıp çeken yada mudi sayısı yönünden hesap açıp kapatan kişilerin eylemlerinin yukarıda belirtilen şekilde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım suçunu oluşturacağının kabulü gerekir. Somut olaya gelince; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna yönelik tam olarak şüpheleri ortadan kaldıracak kanaat edinilemeyen ancak örgütle iltisaklı eğitim kurumlarında çalışma kaydı bulunması ile örgütle iltisaklı sendika üyeliğine göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile sempati düzeyinde bağlantısı olan sanığın, örgüt liderinin talimatı sonrası para yatırıp katılım hesapları açan ve mutad dışı, örgüte bağlı ... Bankasına (...) başka bir bankadan kredi çekmek suretiyle para yatırarak katılım hesabı açması şeklindeki eyleminin bu güne kadar Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarında da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine" karar verilmesi yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/3481, K. 2026/6641, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-3481-e-2026-6641-k-80fe23fb8a1f