Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/3239 E. 2026/6640 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3239
Karar No
2026/6640
Karar Tarihi

TALEPTE BULUNAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEBE KONU DAİRE KARARI : 20.11.2024 tarih, 2022/10281 esas, 2024/15349 sayılı kararı İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli, 2019/102 esas, 2019/349 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 05.03.2020 tarihli, 2019/1850 esas, 2020/393 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaleti ile 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... . maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.11.2024 tarih, 2022/10281 esas, 2024/15349 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.04.2025 tarihli ve 3 - 2020/38808 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: I- İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.04.2025 tarihli ve 3 - 2020/38808 sayılı yazısında: "Dosya kapsamına göre; Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde matematik öğretmeni iken 672 sayılı KHK ile görevinden ihraç edilen sanığın; örgüte müzahir ... Dershanesi isimli kurumda 1996-2000 yılları arasında SGK kayıtlarının mevcut olduğunun belirlendiği, sanığın örgüte müzahir olması nedeniyle 667 sayılı KHK ile kapatılan ... isimli sendikaya 30.06.2012-31.03.2013 tarihleri arasında ve 08.01.2014 tarihinden kapatılıncaya kadar üye olduğu, yine sanığın örgüte müzahir olması nedeniyle 667 sayılı KHK ile kapatılan ... Derneğine 05.03.2015 tarihinden kapatılıncaya kadar üye olduğunun tespit edildiği, sanığın ... hesap hareketlerinin incelenmesinde; 2014 şubat ayında 3.000,00 TL, 2014 Mart ayında 3.000,00 TL, 2014 Mayis ayında 3.000,00 TL, 2014 Haziran ayında 2.000,00 TL, 2014 Ağustos ayında 2.500,00 TL, 2014 Eylül ayında 12.612,00 TL para yatırdığının tespit edildiği, sanığın örgütün 2. çağrısından sonra ... Bank destek olmak amacıyla 19.09.2014 tarihinde ... Bankasından 10.000,00 TL ihtiyaç kredisi çekerek bankadan aldığı parayı aynı gün içinde ...'ya yatırarak katılım hesabı açtığı, sanığın başka bankadan kredi çekerek ve daha fazla faiz ödemeyi göze alarak aynı gün içinde ...'ya para yatırması şeklindeki bu eyleminin finansal çıkarlarla açıklanamayacağı, sanığın örgütün 3. Çağrısının hemen sonra ise ... Bank destek olmak amacıyla 04.02.2015 tarihinde 200,00 TL bedelli 33 günlük katılım hesabı açtırdığı, sanığın bu şekilde örgütün çağrı tarihlerinden sonra ...'ya para yatırma, örgütün ikinci çağrı tarihinden sonra başka bankadan kredi çekerek ...'ya para yatırma ve katılım hesabı açma, örgütün üçüncü çağrı tarihinden hemen sonra ise ...'ya para yatırarak katılım hesabı açma şeklindeki işlemlerinin mutat bankacılık hareketi olarak kabul edilemeyeceği, sanığın anlatıldığı şekilde vuku bulan ve örgütün talimatları doğrultusunda amaca hizmet eden eyleminin, dosya kapsamı ile değerlendirildiğinde, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı, ayrıca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiği hususunda ortada herhangi bir şüphenin de söz konusu olmadığı, açıklanan bu nedenlerle silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.11.2024 tarihli ve 2022/102 81... /15349 sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASI, 3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 05.03.2020 tarihli ve 2019/18 50... /393 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik verdiği istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının ONANMASI, 4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." denilmek suretiyle Daire kararının kaldırılması ile hükmün onanmasına ilişkindir. II- GEREKÇE: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadığı kabul edilen sanığın, oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına yansıyan eylemleri, örgüt liderinin diğer para yatırma talimatları ile ...'da bulunan paraların çekilmesi talimatına uymaması ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra parasının bir kısmını hesabında tutması göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, örgütün nihai amacını bildiğine veya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III- KARAR: 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarih, 2022/10281 esas, 2024/15349 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY;

Sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine dair kararına tarafımızca iştirak edilmemiş olup itirazın yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İncelenen dosya kapsamında, sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf "sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yardım suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. Maddedeki suçun oluşması için genel kast yeterli olup, failin iç dünyasını ilgilendiren özel bir saik aranmaz. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım faaliyeti bir kez gerçekleşebileceği gibi birden fazla da gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kriminalize olup gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonraki bir tarihte örgüte finansal destek sağladığı konusunda kuşku bulunmayan ... Bankasına BDDK tarafından el konulmasının önüne geçmek amacıyla örgüt içerisinde bankanın mali yapısının hem parasal büyüklük hem de mudi sayısının artırılması amacıyla örgüt liderinin sözde vaazlarında sıklıkla söylediği, açık kaynaklarda ve örgüt içi gizli haberleşme içeriklerinde Bank Asyaya sahip çıkılması konusunda telkinlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda ByLock yazışmalarında özellikle örgüt liderinden gelen mesajları örgüt üyelerine aktaran bir mesaj içeriğinde bir "il eğitim danışmanı" nın ByLock grubundaki kişilere gönderdiği mesajda; "....Kırıkkale'de işçi abilerle bir salondayız. H.E. sohbet ediyor. Sinevizyonda yeşil bir listede ...'ya ve zor zamanda hizmetlere sahip çıkanların ismi var... İşte bunlar cennetlik liste diyor.. Bir de kırmızı liste vardı, bunlar da süreçte ayrılanlar. H.E. bunlar üzerine sohbet etti. H.E. sohbetin sonunda sorusu olan var mı diye sordu. H.E. gülümsedi bu soruyu bekliyordum dedi... Bu sorunun cevabını yan odada davanın sahibi var, O (S.A.V.) versin dedi. Yan odadan Efendimiz'in (S.A.V.) sesi duyuldu: "Dışarıdakiler içeridekilerle aynı seviyeye gelene kadar devam edecek" dedi... " şeklinde söylediği, Bu kapsamda, örgütün en önemli finans kaynaklarından olan ...'ya devletin el koymasının önüne geçmek için önce Banka Asyaya para yatırılması, el koymanın önünüe geçilemeyince de 29.05.2015 günü BDDK'nın el koymasının yani devletin kontrolüne geçmesinden sonra ise iflas ettirilmesi için para çekme-hesap kapatmaya ilişkin talimatların yerine getirilmesinin öneminin vurgulandığı, bu kapsamda rutin bankacılık faaliyetleri dışında örgütten gelen talimatlara uyarak para yatırıp çeken yada mudi sayısı yönünden hesap açıp kapatan kişilerin eylemlerinin yukarıda belirtilen şekilde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım suçunu oluşturacağının kabulü gerekir. Somut olaya gelince; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna yönelik tam olarak şüpheleri ortadan kaldıracak kanaat edinilemeyen ancak örgütle iltisaklı eğitim kurumlarında çalışma kaydı bulunması ile örgütle iltisaklı sendika ve dernek üyeliklerine göre FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile sempati düzeyinde bağlantısı olan sanığın, örgüt liderinin talimatı sonrası mutad dışı, örgüte bağlı ... Bankasına (...) başka bir bankadan kredi çekmek suretiyle para yatırarak katılım hesabı açması şeklindeki eyleminin bu güne kadar Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarında da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine" karar verilmesi yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/3239, K. 2026/6640, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-3239-e-2026-6640-k-0f299dc0fec5