Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/3350 E. 2025/29841 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3350
- Karar No
- 2025/29841
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1035 E., 2025/86K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/3 E., 2017/142 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Hak yoksunluğu ve yasaklanmış hakların bulunmadığına dair tespit talebinin reddine dair istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Dosya incelendi, gereği düşünüldü; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunda yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumuna yer verilmemiş iken, 06.12.20 06... sayılı Kanun'un 38. maddesi ile, 13/A maddesi 5352 sayılı Kanuna eklenmek suretiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi imkanı sağlanmıştır. Aynı Kanunun 13/A maddesinde; “5237 sayılı TCK dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkumiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için TCK’nın 53. maddesinin 5. ve 6. fıkraları saklı kalmak kaydıyla; a.Mahkum olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren 3 yıllık bir sürenin geçmiş olması, b.Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması, gerekir.” Kanun'un açık hükmünden anlaşılacağı üzere; 1.İşlenen suçun 5237 sayılı TCK’nın dışında genel veya özel ceza içeren kanunlara dayalı olarak verilmesi, 2.Cezanın infazı tamamlandıktan sonra üç yıllık sürenin geçmiş bulunması, 3.Bu süre zarfında yeni bir suç işlenmemiş ve hayatını iyi halli olarak sürdürüldüğü hususunda mahkemede kanaat oluşması gereklidir. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde, kişi kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun kılınabileceğine yer verilmiştir. Hapis cezasına mahkumiyette bağlı hak yoksunluğu süresiz değildir. Belli bir süreyle sınırlandırılmıştır. Bu sistemde, hak yoksunluğu mahkumiyetin kesinleşmesiyle başlayıp mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edecektir. Bu nedenle, yeni TCK’nın sisteminde, yasaklanmış hakların geri verilmesine (memnu hakların iadesinin) ayrıca düzenlenmesine gerek görülmemiştir. Bu husus Adli Sicil Kanunu'nun 10. maddesinin gerekçesinde açıklanmıştır. “Yeni TCK’nın sisteminde, cezalandırılmakla güdülen asıl amaç, işlediği suçtan dolayı kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayıp tekrar topluma kazandırılması olduğuna göre, suça bağlı hak yoksunluklarının da belli bir süreyle sınırlandırılması gerekmiştir. Bu nedenle, bir mahkumiyete bağlı hak yoksunluklarının mahkum olan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam etmesi öngörülmüştür.” 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki düzenleme ve Adli Sicil Kanunu'nun 10. maddesinin gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde TCK’nın 53. maddesindeki 5 ve 6. fıkralarındaki suçlar yönünden konulan istisna saklı kalmakla birlikte, ceza mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak yasaklanmış haklar cezanın tamamen infazına kadar sürecektir. 5237 sayılı TCK’daki suçlar yönünden yasaklanmış hakların iadesine karar vermek zorunlu değildir. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2017 tarihli ve 2016/3 esas, 2017/142 sayılı kararı ile hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve anılan kararın 20.04.2021 tarihinde kesinleştiği, hükmolunan cezanın yerine getirme tarihinin ise 22.09.2023 olduğu, TCK'nın 53/2. maddesinde belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin hapis cezasının infazının tamamlanması ile kendiliğinden ortadan kalkacağı, hükümlü hakkında verilen hak yoksunluklarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un dışındaki kanunlar kapsamında verilen yasaklamalara ilişkin olmaması, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında düzenlenen hak yoksunlukları yönünden kural olarak bir karara gerek kalmaksızın hapis cezasının infazıyla yani bihakkın tahliye tarihiyle birlikte kişi yoksun kaldığı haklarını kullanmaya başlayacağı da gözetilerek talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1 inci maddesi uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.