Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/22735 E. 2026/9350 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22735
- Karar No
- 2026/9350
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/884 E., 2022/990 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/232 E., 2021/96 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... /9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık ... Ş.' ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmemesi, 2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas, 2015/1292 karar, 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 karar). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasında alınan beyanında bir kısım bilgiler verdiği anlaşılan sanığın, tüm deliller toplandıktan sonra sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlığın şartları hatırlatılarak yeniden savunması alınmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnâmeye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALİF ŞERHİ
Etkin pişmanlık hükümleri Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesinde düzenlenmiştir. Madde metni incelendiğinde yasa koyucu tarafından savcılıklara ve mahkemelere etkin pişmanlık hükümlerinin hatırlatılması görevinin yüklenmediği gibi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının sanık tarafından kabulü şartına bağlanmadığı da görülmektedir. Şüpheli ya da sanığın kendiliğinden, sözleri ve davranışlarıyla pişmanlık göstererek, samimi beyanlarda bulunması yeterli görülmektedir. Somut olay incelendiğinde; Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda, dosyada kovuşturma aşamasında verilen ve soruşturma aşamasında örgüt ve örgüt üyeleri ile ilgili bir kısım bilgiler veren sanığın, soruşturma beyanlarının doğru olmadığını, örgüt ve örgüt üyeleriyle bir irtibatının olmadığı şeklindeki beyanıyla diğer tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesiyle sanığın pişmanlık göstermediği kabul edilerek, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın cezalandırılmasına, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince (BAM) davanın esastan reddine kararlarının verildiği, BAM tarafından verilen bu kararın da sanık müdafisi tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Dosya incelendiğinde; 16/04/2019 tarihinde Cumhuriyet Savcısı huzurunda ifade veren sanığa yasal zorunluluk olmamasına rağmen Cumhuriyet Savcısı tarafından etkin pişmanlık hükümlerinin anlatılarak faydalanmak isteyip istemediğinin sorulduğu, sanığın faydalanmak istemediğini belirttiği, yargılama aşamasında da 15/10/2019 tarihli 1. oturumda yine yasal zorunluluk olmamasına rağmen mahkemece sanığa etkin pişmanlık hükümleri anlatılmak suretiyle faydalanmak isteyip istemediğinin sorulduğu, sanığın soruşturma aşamasında olduğu gibi, etkinlik pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini belirttiği, Dosyada bulunan ve talimat mahkemesince dinlenen Tanık ...'nin beyanlarının tek ve belirleyici delil olmadığı, mahkumiyete esas alınan sanığın kovuşturma aşamasında döndüğü soruşturma beyanları ve örgütün internet tabanlı kriptolu haberleşme programı ... mesajlaşmaların da bulunduğu,
Sanığa ait ... mesaj içeriklerinde, örgütün ışık evi dediği, örgüte elaman kazandırmada en önemli kaynak olan yerlerden bir kısmının sorumlusu olduğu, mesajlarda evlerin yakıt ihtiyaçlarının karşılanmasının sanıktan istendiği, diğer evlerdeki faaliyetlerle (sohbet organize eden sayısı, verilen sohbet sayısı, sohbete katılan sayısı, yapılan program sayısı, gezi sayısı vs) ilgili sanığa raporlar verildiği görülmüştür. Bu itibarla sayın çoğunluğun, Tanık ...'nin mahkemece dinlenilmesi, sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin hatırlatılarak savunmasının yeniden alınması ve sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi şeklindeki bozma kararlarına iştirak edilmemiştir.