Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/17713 E. 2026/8877 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17713
- Karar No
- 2026/8877
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/74 E., 2022/35 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/189 E., 2021/330 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63/1. maddeleri gereğince ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sayın çoğunluğun sanık hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63/1. maddeleri gereğince neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyete dair hükmün onanmasına ilişkin görüşüne aşağıdaki gerekçe ile iştirak edilmemiştir. 1- Sanığın, sorgu hâkimliğinde etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu beyanında isimleri geçen ... K., ... Ç., ... A., ... Z. isimli kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişinin tüm aşama ifadeleri getirtilip 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulması ve adı geçen kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması lüzumu, 2- Sanığın beyanında adı geçen "..." ve "..." isimli kişiler hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, gerçek kimliklerinin tespit edilip edilemediğinin, yakalanıp yakalanmadıklarının ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra, şayet yakalanmış iseler aşamalardaki ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek tanık olarak dinlenilmelerinin gerektiğinin lüzumu, 3- Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS ve baz kayıtlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması lüzumu, 4- 1 ve 2 nolu bozma sebeplerinin neticesine göre kişisel faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler veren sanık hakkında adalet ve hakkaniyete uygun makul oranda bir etkin pişmanlık indirimi uygulanması gerekirken TCK'nın 221/4-2. cümlesinin uygulanmaması, 5- UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca herhangi bir tanık veya etkin pişmanlık beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gerekçeleri ile mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiği düşüncesi ile onanması yönündeki sayın çoğunluğun düşüncesine iştirak edilmemiştir.