Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/6091 E. 2026/7461 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6091
- Karar No
- 2026/7461
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3799 Esas, 2026/25 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2024/429 Esas ve 2025/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53, 63, 54/4 maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.01.2026 tarihli ve 2025/3799 Esas, 2026/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz Sebepleri Hukuki bir gerekçe içermemektedir. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu maddeyi kullanmak maksadıyla bulundurduğuna, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunmadığına, ele geçirilen maddelerin kullanım sınırında bulunduğuna, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, telefon incelemesinin hukuka aykırı şekilde gereçekleştiğine kaldı ki mesaj kayıtlarının olay öncesine ait olması nedeniyle delil değerinin bulunmadığına, Mahkemesince verilen kararın bozularak sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 20.10.2024 tarihinde Bursa 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 2024/5686 Değişik İş sayılı önleme arama kararına istinaden kolluk görevlilerince yapılan uygulama sırasında ... plaka sayılı araç sürücü sanık ...'ün tedirgin davranışlar sergilediğinin fark edilmesi üzerine yapılan kaba üst yoklamasında esnasında üzerinde bulunan kullanım sınırı üzerinde ... ve sentetik ... maddesi ile bir miktar kokain maddesin teslim ettiği olayda sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, yakalama ve üst arama tutanağı, muhafaza altına alma tutanağı, ön ekspertiz raporu ve tartı tutanağı, dijital inceleme ve bilirkişi raporu, kriminal raporu ile birlikte ele geçirilen uyuşturucu maddeleri niteliği, çeşitlilik arz etmesi, farklı neviden oluşları, satışa hazır vaziyette fişeklenmiş şekilde ele geçilmesi ile madde miktarının cinslerine nispeten kullanım sınırı üzerinde olması ve sanığın cep telefonunda uyuşturucu madde ticaretine ilişkin mesaj kayıtlarının tespiti karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, sanığın suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde kabul edilebilecek bir eylemi bulunmadığından hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.01.2026 tarihli ve 2025/3799 Esas, 2026/25 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.