Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/13886 E. 2026/7891 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13886
Karar No
2026/7891
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1301 E., 2023/233 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/16 E., 2017/27 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Bölge adliye mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; a) Sanığa müsnet suç için kanunda öngörülen cezanın asgari haddi itibariyle Dairenin (14.10.2019 tarihli ve 2019/3337 E. 2019/6048 sayılı kararı) ve Yüksek Ceza Genel Kurulu'nun (22.06.2021 tarihli ve 2021/27 E. 2021/297 sayılı kararı) istikrar kazanmış uygulamalarına göre, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince duruşmada mutlaka hazır bulunması gereken sanık müdafiinin, 09.03.2023 tarihli celseye SEGBİS'le katılma talebi içeren dilekçe verdiği halde, bölge adliye mahkemesince bu taleple ilgili bir karar verilmeden sanık ve müdafii yokluğunda yargılamaya son verilerek hüküm kurulmak suretiyle Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bentlerine muhalefet edilmesi, b) Hüküm kısmında sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeni bir hüküm kurulmasına karşın, hükmün gerekçesinde, "..yerel mahkemenin suç nitelendirmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." denilmek suretiyle çelişkiye neden olunması, c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin ve beyanı mahkumiyete esas alınan ve suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ... A.'nın, ... A.'nın, ... K.'nin, ... Ş.'nin, ... C.'nin, ... B.'nin, ... O.'nun doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınmasından, ayrıca UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenmelerinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/13886, K. 2026/7891, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-13886-e-2026-7891-k-edda86f3e057