Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/7115 E. 2024/13611 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7115
- Karar No
- 2024/13611
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/267 E., 2020/133 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli 2017/653 Esas, 2018/834 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2019/267 Esas, 2020/133 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken 58 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulama maddesi olarak yazılması hususu düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 03.03.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle; 1-Müvekkilinin eylemlerine bakıldığına o tarihlerde bu yapının örgüt kabul edilmediğine, 2-Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, 3- Tanık ifadeleri etkin pişmanlıktan yararlanmak istedikleri için hükme esas alınamayacağına, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükme karşı temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında beyanda bulunan tanıkların 2010- 2011 yıllarına ilişkin ifade verdiklerine, süreklili, çeşitlilik ve yoğunluk şartlarını gerçekleştirmediğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği sabit görülmekle hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sanığa kovuşturma aşamasında müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden hakkında hüküm kurulmasının savunma hakkının kısıtlanması olduğu değerlendirilerek varılan bozma görüşüne sanığın kovuşturma aşamasında müdafi bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-CMK'nın 210 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında olayın delilinin tanık açıklamalarından ibaret olması durumunda bu tanıkların duruşmada mutlaka dinlenmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında; her aşamada suçlamayı reddeden sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkumiyetine esas alınan tanık beyanlarının belirleyici delil satüsünde olması nedeniyle tanıkların duruşmada hazır edilerek ya da SEGBİS aracılığıyla eylem tarihleri de netleştirilmek suretiyle mutlaka dinlenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Sanığın kendi adına kayıtlı olmayan başka bir hat üzerinden ByLock programını kullanmış olabileceği hususu nazara alınarak sanık tarafından kullandığı bilinen veya kendisi tarafından bildirilen telefon hattı veya hatları dışında bir hattı kullanıp kullanmadığının tespiti bakımından, sanığın hesaplarının bulunduğu bankalardan, üye olduğu dernek varsa bu derneklerden, ÖSYM'den, alışveriş yaptığı çevrim içi internet sitelerinden, internet üzerinden ya da uydu üzerinden yayın yapan dijital platformlardan ve kargo şirketi gibi telefon numarası verebileceği yerlerden araştırma yapılmak suretiyle kullandığı başka bir telefon olup olmadığının tespiti ile varsa bu numara üzerinden ByLock yada başkaca örgütsel iletişimi sağlamaya yönelik herhangi bir program kullanıp kullanmadığının araştırılmasından sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2019/267 Esas, 2020/133 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.