Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/6701 E. 2024/12346 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6701
- Karar No
- 2024/12346
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2018/1679 E., 2019/1624 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarih ve 2018/302 Esas, 2018/780 sayılı kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3713 sayılı kanun) 5/1, 5237 sayılı Kanun 221/4, 62, 53/1,2, 221/5, 63 maddeleri uyarınca makumiyet kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarih ve 2018/1679 Esas, 2019/1624 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.01.2022 tarihli onanma karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; 1-Sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 1 inci cümlesinin uygulanması ve verilen cezadan etkin pişmanlıktan dolayı üst sınırdan indirim yapılması gerektiğine, 2-Suç işleme kastının bulunmadığına, 3-ByLock adlı programın örgütsel amaçla kullanıldığına dair delil bulunmadığına ve örgüt üyeliği için delil olamayacağına, 4-Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 5-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Makemesinin kabulü "Sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun' un 314 üncü maddesi 2 inci fıkrası gereği silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile 5237 sayılı Kanun' un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrası gereği etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Sanık hakkında dosya içerisinde bulunan 16.12.2019 tarihli tutanaktan anlaşılacağı üzere sanığın adli arama işlemi başladığı sırada eşi ile birlikte aramadan haberdar olmadan arama mahalline geldiği ve bu sırada yakalandığı, sanığın kaçıp hakkındaki soruşturma ve yakalama işleminden kurtulabilme imkanı varken evine geldiği söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, soruşturma aşamasından itibaren, yerel mahkemenin de kabul ettiği gibi, etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında TCK'nın 221/4-1 inci cümle uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması; Kabul ve uygulamaya göre de; I. Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi; suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. II. TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda 53/1,2,3 maddelerinin uygulanması gerekirken 53/1-3 nin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarih ve 2018/1679 Esas, 2019/1624 sayılı Kararını 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.