Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/483 E. 2024/3978 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/483
- Karar No
- 2024/3978
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/262 E., 2018/463 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli, 2017/246 Esas ve 2017/340 sayılı kararı ile sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221/4 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 26.02.2018 tarihli, 2018/262 Esas ve 2018/463 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle:
1-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,
2-Kararın bozulmasına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre;
Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün olmakla sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların düzeltme dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, sanığın sosyo külterel durumu ve örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar eleştiri dışında yerinde görülmediğinden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 26.02.2018 tarihli, 2018/262 Esas ve 2018/463 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.