Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/4687 E. 2024/11134 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4687
- Karar No
- 2024/11134
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1981 E., 2019/694 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2018 tarihli ve 2017/797 Esas, 2018/110 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanı müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/1981 Esas, 2019/694 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle, 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesinin, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemleri özetle ; 1-Suçun unsurlarının oluşmadığına, talimatla para yatırmadığına, rutin bankacılık faaliyetlerinde bulunduğuna, kredi ve kart borcu ödenmesi niteliğinde olduğuna, 2- Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Mahallinde ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve özellikle kollukta müdafi eşliğinde etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerden mahkeme huzurunda dönen fakat 5271 sayılı CMK’nın 148/4. maddesi gereğince soruşturma beyanları hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan tanıklar ... G. ve ... Ç.'nin soruşturma aşamasındaki ifadeleri kapsamında sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrasındaki atfın niteliği ve aleyhe temyiz olmadığından örgüte yardım etmek suçundan cezalandırılması suretiyle suç vasfında hataya düşülmesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın belirlendiği hüküm fıkrasında uygulama maddesinin "5237 sayılı TCK’nın 314/3 üncü ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2 nci maddesi” olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yalnızca “5237 sayılı TCK'nın 220/7 inci maddesi delaleti ile TCK'nın 314/2 nci maddesi” olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2018/1981 Esas, 2019/694 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, temel cezanın tayin edildiği hükmün birinci maddesinde yer alan “5237 sayılı TCK'nın 220/7 inci maddesi ” ibaresinin çıkartılarak yerine “ 5237 sayılı TCK’nın 314/3 üncü ve 220/7 inci maddeleri ” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10 .2024 tarihinde karar verildi.