Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/4502 E. 2024/10715 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4502
Karar No
2024/10715
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2019/643 Esas, 2019/672 sayılı kararı ile sanık hakkında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nun 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, TCK'nun 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2020/194 Esas, 2020/296 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın eşinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.01.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle, 1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2.Silahlı örgüt iddiasının ispatlanmadığına, 3.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 4.Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, 5.ByLock indirmediğine, kullanmadığına, hiçbir terör örgütüyle, hiçbir cemaat ve tarikatla irtibat ve iltisakı olmadığına, 6.Haberleşmenin gizliliğine müdahalenin ancak usulüne uygun hâkim kararı ile mümkün olduğuna, dosyada usulüne uygun bir hâkim kararı bulunmadığına, 7.ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağına, 8.Hukuk ilkelerinin ihlal edildiğine, haberleşme özgürlüğünün ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine, 9.Lehe delillerin toplanmadığına, adil yargılanma ilkesinin ve savunma hakkının ihlal edildiğine, 10.Kararın bozulması talebine, 11.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Dosya kapsamında yer alan mahkemece tarafların yokluğunda dinlenen, sanığın örgütsel konumuna ilişkin bilgi verdiği anlaşılan gizli tanığın, doğrudan doğruyalık ilkesi gereği, sanık ve müdafiine tanığı sorgulama ve soru sorma hakkı tanınarak, mahkeme huzurunda bizzat yada SEGBİS aracılığıyla dinlenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2020/194 Esas, 2020/296 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/4502, K. 2024/10715, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-4502-e-2024-10715-k-672c649bc12c