Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/11838 E. 2023/10165 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11838
- Karar No
- 2023/10165
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/608 E., 2015/921 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 Tarihli ve 2015/608 Esas, 2015/921 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Ceza infaz kurumundan firar eden sanığın yakalanmasına yönelik çalışmalar sırasında, sanığın yerinin tespit edildiği ve sanığa kimlik sorulduğunda ... adına düzenlenmiş ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını ibraz etmiş, sanık hakkında kamu davası açılmış, sanık savunmalarında suçlamaları kabul etmiş, dosya arasında bulunan uzmanlık raporuna göre nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiş, mahkemece yapılan gözlemde de aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiş, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığı atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler, ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın sahte kimlik ibraz etmesi karşısında, kolluk görevlileri tarafından bu beyana itibar edilmeyip parmak izi incelemesi yaptırılması ve sanığın gerçek kimlik bilgilerine ulaşılması nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmayacağı ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması, 2.Kabule göre de; a) Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 nci ve 251 inci maddelerindeki ''Seri Muhakeme Usulü ve Basit Yargılama Usulü''nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b) 237 sayılı Kanun'un 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 Tarihli ve 2015/608 Esas, 2015/921 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 Tarihli ve 2015/608 Esas, 2015/921 Karar sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.