Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/4135 E. 2024/10442 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4135
- Karar No
- 2024/10442
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2018 tarihli ve 2018/216 Esas, 2018/402 sayılı Kararı ile Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 inci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/132 Esas, 2020/71 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.01.2022 tarihli, onama görüşünü içerir tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz istemi özetle; 1. Daha önce verilen HAGB kararına ilişkin eylemin suç tarihinin, 6545 sayılı yasadan önceki bir tarihe ilişkin olduğuna, bu nedenle daha önceki HAGB kararının yeniden HAGB verilmesine engel teşkil etmeyeceğine, 2. Koşulları oluştuğu halde HAGB kararı verilmemesinin bozmayı gerektirdiğine, 3. Emsal kararların da bu yönde olduğuna ve 4. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilerek hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık hakkında 5 yıl 6 ay olarak belirlenen temel cezaya 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının tatbikiyle "7 yıl 15 ay" olarak belirlenen cezadan, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fırkasının ikinci cümlesi gereğince taktiren 3/4 oranında indirim yapıldığında "1 yıl 12 ay 22 gün" hapis cezasına ulaşılması gerekirken, takdiri indirim uygulanmadan önceki ara hapis cezasının "2 yıl 22 gün" olarak belirlenmesi suretiyle hesaplama hatası yapıldığı tespit edilmiş ise de; sonuç hapis cezası miktarının 1 yıl 8 ay 18 gün olarak doğru olarak hesaplanmış olması nedeniyle söz konusu hesaplama hatası bozma nedeni olarak gösterilmemiştir. Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz taleplerinin reddine, ancak; Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihinde kesinleşen 23.02.2015 tarihli 2014/423 Esas - 2015/179 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu suç tarihinin 07.06.2014 olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin maddi hukuka ilişkin olması nedeniyle söz konusu suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren ve aleyhe sonuç doğuran düzenlemelerin sanık hakkında uygulanamayacağı, bu nedenle 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen “Suçun, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin başka bir kararın denetim süresinde işlenmiş olmaması” koşulunun somut olay itibarıyla bulunmadığı ve sanığın adli sicil kaydının sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için öngörülen objektif koşullar bakımından engel teşkil etmediği nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılmadan, yasal koşulların bulunmadığından bahisle yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle sanık ve müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/132 Esas, 2020/71 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uyarınca Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.