Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/30976 E. 2023/1346 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/30976
Karar No
2023/1346
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/180 E., 2021/416 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği süre yönünden reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/171-2020/241 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/180-2021/416 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.06.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, ardışık arama raporunun hatalı olduğu ve tanık beyanlarının doğru olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosyada mevcut deliller, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 19.12.2019 tarih ve 2019/9296 Esas 2019/8316 sayılı ilamı ile birlikte değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY örgütünün kendisine bağlı üyeleri vasıtasıyla kamu kurumlarında çoğunluğu ele geçirdikten sonra devleti ele geçirmek ve yönetim sistemini değiştirmek ideolojisi ve hedefleri doğrultusunda en önemli unsurlardan birisi olan askeriye içerisindeki yapılanmayı büyük bir gizlilik içerisinde yürüttüğü, sadece aynı sohbet grubunda bulunan kişilerin birbirlerini tanıdığı; aynı rütbe veya dönemde bulunan kişilerden sohbet grupları oluşturulduğu, askeri okuldan aynı dönemde mezun olmayan hiç kimsenin bu yapı doğrultusunda birbirini tanımadığı, terör örgütü üyelerinin askeriye içerisinde görev yaptığı birlikteki görev süresinin uzunluğuna ve rütbesine göre kod adı kullanan sorumlu kişilerin (öğretmenlerin) sık sık değiştirilmesi suretiyle yapının deşifre olmasının engellendiği nazara alındığında, her ne kadar arayan kişinin kimlik bilgileri tespit edilmemiş ve sanık ile arayan kişi arasındaki iletişimin içeriğine dair bir tespit yapılamamış ve sanığın kendisini arayanlara yönelik "M. Ü. isimli şahısla birlikte örgüt mensupları tarafından aranmadım, hiç bir örgüt mensubuyla sabit hatlar üzerinden görüşmedim" şeklinde savunma yapmış isede, ardışık aranan kişinin sanığın Kuleli Askeri Lisesinden devresi olduğunun anlaşılması karşısında, bu savunmaya itibar edilmesinin mümkün bulunmadığı kanaatine varılarak ardışık ve periyodik arama şeklinde, sanığı arayan kişinin, yukarıda ifade edildiği üzere Konya ilinde sanıktan sorumlu olan ve FETÖ/PDY terör örgütü hiyerarşisi içerisinde bulunan kişi (mahrem imam/asker abisi) olduğunun mahkememizce kabul edildiği, sanıkla birlikte ankesörlü sabit hatlardan ardışık olarak aranan ya da aynı ankesörlü hattan arandığı tespit edilen Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli (M. Ü.) hakkında örgüt üyeliği suçundan işlem yapılmış olması, dolayısıyla dosyamızda tespiti yapılan (0332) (...) (..) (..) ve (0332) (...) (..) (..) nolu ankesörlü hatların da örgütsel haberleşme aracı olarak kullanıldığının sabit olması, dosya kapsamında sanığın 2010 ve 2012 yıllarında kendisi ile birlikte ankesörlü sabit hatlardan ardışık olarak aranan M. Ü.'nün, sanık gibi Kuleli Askeri Lisesinde öğrenci olduğunun belirlenmesi, yukarıda ayrıntısı ile ifade edilen FETÖ/PDY örgütünün gizlilik esasına dayalı yapılanması dikkate alındığında, kendi hiyerarşik yapısı içerisinde bulunmayan hiç kimseyi sabit hatlardan sürekli aramasının beklenilememesi, tanık A. K.'nın aşamalardaki anlatımlarından da anlaşıldığı üzere, sanığın ortaokul döneminde yapıya ait evlere gittiğinin ve burada S. K. isimli örgüt abisi tarafından askeri lise sınavlarına hazırlandığının, yine tanıklar R. T., K. A. ve S. Ö.'nün aşamalardaki anlatımlarından da anlaşıldığı üzere, sanığın askeri lise ve harp okulu döneminde de yapı ile bağlantısını kesmeyip, örgüt evlerine gidip burada sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığının, örgüt içinde Ahmet kod ismini kullandığının, ödül adı altında örgüt mensuplarıyla birlikte ABD gezisine götürüldüğünün anlaşılması, sanık ...'in hernekadar 2010 yılı öncesinde orta son sınıfta FETÖ/PDY yapılanmasına ait evlere ders çalışmak için gittiğini kabul etse de, sonrasında bağını kopardığını, askeri okulda okuduğu dönemde örgütün sohbetlerine katılmadığını, örgüt mensuplarıyla görüşmediğini söyleyerek, tanık anlatımlarını ve HTS analiz içeriklerini kabul etmemesi karşısında, anlatımlarında samimi olmadığı mahkememizce kabul edilmiş, örgütün gizliliğin ön planda olduğu ve bu sebeple hücresel yapılanmaya gittiği askeri mahrem yapısında, örgüt üyesi olmayan bir kişinin örgüt üyesi olan kişilerle birlikte kalmasına ve sohbetlere katılmasına müsade etmeyeceğinin izahtan vareste olması hususları da nazara alındığında, sanığın bu şekilde örgüttün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, örgüt mensupları ile ankesörlü sabit hatlar üzerinden iletişim kurduğu, aynı rütbede, devresi olan diğer örgüt üyeleri ile birlikte, askeri lisede ve kara harp okulunda okuduğu dönemde, sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, örgüt içinde kod isim kullandığı, terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden eylemleri sebebiyle organik bağının bulunduğu ve atılı suçu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle red edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; sanığın temyiz aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildiren dilekçesinde örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediği nazara alındığında, gerekirse yeniden ifadesi alınmak suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu; V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2021/180 Esas, 2021/416 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/30976, K. 2023/1346, T. 20.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-30976-e-2023-1346-k-4ec5458ae171