Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/28040 E. 2025/17801 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/28040
Karar No
2025/17801
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1239 E., 2021/110 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/155 E., 2019/52 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak HÜKÜM : CMK 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat hükmünün kaldırılarak TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.) Örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, tanık ...'in beyanlarının "..." muhtemel kodlu sorumlunun sanığında olduğu bir kaç kişiyle sohbet grubu kurulmasını istediği, ancak sanığın mesafeli ve çekingen tavır alarak buna yanaşmadığı, sanıkla örgütsel amaçlı hiç toplanmadıkları, tayin öncesi sanığın örgütle ilişkisinin olup olmadığı hakkında bilgisi olmadığı yönünde olduğu, tanık Songül'ün beyanlarının sanığın 2004 yılında üniversite öğrenciliği döneminde örgüt evlerinde kaldığı ve çok kısa bir süre ev ablalığı yaptığı yönünde olmakla örgütün ahlak ve eğitim hareketi olarak görüldüğü eski tarihli olduğu nazara alındığında; Sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp katılmadığının, örgütteki konumunun ve hakimlik mesleği döneminde örgütle irtibatını devam ettirip ettirmediğinin tespiti bakımından sanığın daha önce görev yaptığı diğer yerlerde aynı suçtan işlem yapılan ve etkin pişmanlık talepli ifade verenlerin bulunup bulunmadığının araştırılması, tanık ...'in beyanında geçen "..." muhtemel kod adlı kişinin gerçek bilgilerinin tespiti için KOM şube müdürlüğüne müzekkere yazılması, sanık yönünden delil olabilecek bilgi belgeler ile şahısın aşama beyanlarının onaylı örneklerinin dosyaya derci sağlanması, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığı araştırılması ile alınacak sonuçların 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması ve tespiti halinde "..." muhtemel kod adlı kişinin, talimat mahkemesince alınan beyanlarının duruşmada okunulması ile yetinilen tanık ... .'nın ayrıca tespiti halinde diğer ilgili kişilerin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/28040, K. 2025/17801, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-28040-e-2025-17801-k-f0e59e281220