Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/27643 E. 2023/927 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/27643
Karar No
2023/927
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2038 E., 2022/361 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2019/413 Esas, 2021/298 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesi yollamasıyla 5 maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/2038 Esas, 2022/361 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.05.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın sabit aramalar ile örgütsel görüşme yapması hususunun varsayıma dayalı olmasına, hts kayıtlarının hukuka aykırı olarak ele geçirilmiş olmasına ve gerçeği yansıtmamasına, bilirkişi raporundaki lehe olan hususlara itibar edilmemiş olmasına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında tanzim edilen iddianamede: "şüphelinin haklarında başka dosyalar üzerinden işlem yapılan çok sayıda şüpheli ile HTS irtibatının olduğunun belirlendiği, örgütün asker üyeleri ile iletişim kurmada en çok kullandığı ankesörlü aramalar kapsamında şüpheli ...'ün kullanmakta olduğu cep telefonunun örgütün mahrem imamları tarafından 0(374) xxx xx 99, 0(374) xxx xx 28, 0(374) xxx xx 67 ve 0(374) xxx xx 72 numaralı sabit hatlardan, 18.08.2014 - 21.10.2014 tarihleri arasında 2 kez ardışık, 4 kez de tekli olmak üzere arandığı, ayrıca şüphelinin örgütün asker üyeleri ile iletişim kurmada en çok kullandığı ankesörlü aramalar kapsamında örgütün mahrem imamları tarafından 0(312) xxx xx 13, 0(312) xxx xx 46, 0(312) xxx xx 34, 0(312) xxx xx 06 ve 0 (312) xxx xx 13 numaralı sabit hatlardan, 20.08.2014 - 26.03.2016 tarihleri arasında 19 kez arandığı, şüpheli ...'ün Başsavcılığımızca haklarında soruşturma yürütülen örgütün mahrem imamları E. A., U. K., M. T. ve U. B. ile HTS kayıtları kapsamında, 27.01.2014 - 28.05.2016 tarihleri arasında ortak baz/sinyal tespitlerinin bulunduğu, bu şekilde şüpheli ...'ün örgütün askeri personeller ile irtibat kurmakla görevlendirdiği mahrem imamlar ile ankesörlü/sabit telefonlar ile irtibat kurduğu ve gizlilik içerisinde görüştüğü, bu haliyle şüphelinin örgüt ile olan organik bağını sürdürmesi nedeniyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğunda şüphe olmadığı" belirtilmek suretiyle TCK'nın 314/2, 53/1, 54/1, 58/9 ve 63 üncü maddeleri ile 3713 sayılı TMK'nın 3, 5/1 ve 7/1 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Dosya içerisinde bulunan iletişim kayıtları incelendiğinde sanığın haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçlaması ile soruşturma veya kovuşturma icra edilen birtakım şahıslarla irtibatının bulunduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte, içeriği belli olmayan ve belli bir ilişki ağını ortaya koymayan görüşme kayıtlarının örgüt üyeliği suçlamasının delili olarak görülemeyeceği düşünüldüğünden, bu kayıtların sanık aleyhine kullanılamayacağı kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar ortak baz/sinyal tespitlerinin sanık hakkındaki suçlamaya dayanak yapılabileceği iddia edilmiş ise de mahkememizde ortak baz/sinyal tespitlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması kapsamında delil olarak kabul edilemeyeceği kanaati hasıl olmuştur. Ankesör/ Büfe sorgu raporuna (ATAÇ) göre; sanığın, mahrem imamlarca kullanıldığı tespit edilen Bolu ve Ankara ilindeki sabit hatlardan, adına kayıtlı olup kendi kullanımında olan 0(507) xxx xx 37 numaralı GSM hattının, 8 farklı tarihte 3 tanesi başka asker şahıslar ile ardışık olacak şekilde arandığı tespit edilmiştir. Yapılan aramaların bazılarının kodlu arama olduğu, bu kapsamda sanığın kullanımında olan GSM numarasının başına "1090" eklenmek suretiyle arama yapıldığı, bu suretle aramaların kayıtlara "KAYIT BULUNAMADI" şeklinde yansıdığı tespit edilmiştir. Mezkur aramaların gizleme saikiyle yapıldığı değerlendirilmiştir. Dosya yönüyle "0" saniyeli kayıtlar dahil BTİK'dan aramalara ilişkin ham verilerin temini sağlanarak dosyaya yansıyan sabit hat aramaları ile ham verilerin karşılaştırılması hususunda bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporuna göre; ATAÇ raporuna yansıyan 8 farklı tarihteki aramalar ile BTİK'dan temin edilen ham kayıtların tamamının birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Sanığın ardışık arandığı kişiler K. Ö. (Askeri Öğrenci), F. T. A. (Askeri Öğrenci) ve S. A. (Polis Memuru)'dır. Adı geçen şahısların da adli tahkikat evrakı mündericatı mahkeme dosyasına kazandırılmıştır. Yargılamanın geldiği aşama ve sanığın ardışık arandığı şahıslardan S. A. ve F. T. A. hakkında yürütülen soruşturmaların derdest olması, henüz ifadelerinin alınmamış olması, K. Ö. isimli şahsın ise yakalamalı şahıs konumunda olması gözetilerek tanık olarak dinlenmelerine gerek bulunmadığına, haklarında yürütülen adli tahkikat evrakının dosyaya kazandırılması ile yetinilmesine karar verilmiştir. Kaldı ki her zaman ardışık aranan sivil ve asker şahısların mutlaka birbirlerini tanımaları ve aynı grup içerisinde yer almaları gibi bir durumun söz konusu olmadığı aynı neviden isnatlardan yargılanan asker şahısların dosyalarından mahkememizin tespit ettiği genel bir husustur. Sanığın olay tarihinde askeri öğrenci olarak görev yaptığı, sanığın örgüt üyesi olduğu, örgütün amacını benimseyip, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradelerini örgüt iradesine terk eden kişi vasfında olduğu, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katıldığı, organik bağın, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan yapıda olduğu mahkememizce tam bir vicdani kanaat ile kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa göre: sanıkla birlikte ardışık aranan diğer askeri personelin hakkındaki soruşturma dosyalarının celbi ile bu kişilerin kendilerini arayan kişi ile ilgili beyanlarının tespiti gerekirse tanık olarak dinlenmek suretiyle sanığın irtibat kurduğu kişinin tespitine çalışılması, ayrıca sanığın sosyal çevresi ve telefon kayıtlarından görüştüğü kişilerin araştırılarak örgüt ile önceki bağlarının tespitine çalışılması, örgütlü suçlar bilgi bankasında da hakkında ifade veya beyan bulunup bulunmadığının araştırılıp varsa dosyaya getirtilip, gerekirse tanık sıfatıyla dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/2038 Esas, 2022/361 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, müsnet suçun niteliği, kaçacağına dair somut olgular bulunan sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/27643, K. 2023/927, T. 02.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-27643-e-2023-927-k-cbe6d7f0fdea