Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/27641 E. 2025/23766 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/27641
Karar No
2025/23766
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1590 E., 2020/1363 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/195 E., 2019/217 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER : 1. Sanık ... hakkında, TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... /9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet; 2. Sanık ... hakkında, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat, kararlarına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Sanık hakkında Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararının 24.06.2019 tarihinde yüze karşı verildiği, sanık müdafiinin aynı tarihli süre tutum dilekçesini diğer sanık ... yönünden verdiği, sanık ... yönünden yasal süresinden sonra sanık müdafii tarafından 18.07.2019 tarihli dilekçesi ile vekalet ücretine hükmedilmesi talebinde bulunulduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.12.2020 tarihli ve 2019/1590 esas, 2020/1363 sayılı kararı ile yasal süresinden sonra istinaf isteminde bulunan sanık müdafiinin isteminin 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi gereğince reddine karar verildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin ret kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.01.2021 tarihli ve 2021/1 D.İş sayılı kararı ile sanık müdafiinin itiraz isteminin reddine karar verildiği, söz konusu kesin nitelikteki karardan sonra sanık müdafiinin temyiz başvurusunda bulunduğu görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 279. maddesi birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; "Bölge adliye mahkemesine başvurunun süresi içinde yapılmadığının, incelenmesi istenen kararın bölge adliye mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının, başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması hâlinde istinaf başvurusunun reddine, karar verilir. Bu kararlar itiraza tabidir." düzenlemesi gereğince; istinaf başvurusunun reddi kararının 5271 sayılı Kanun'un 279. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve yine CMK'nın 271/4. maddesi uyarınca "merciin itiraz üzerine verdiği kararın kesin olduğu", Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin merci sıfatıyla kesin olarak isteğin reddine karar verildiği, verilen "ret" kararının, kesinleşen karara karşı temyiz kanun yoluna başvuru hakkı sağlamayacağı dikkate alındığında, ret kararına yönelik sanık müdafii tarafından yapılan temyiz istemi konusunda inceleme yapılmasına yer olmadığından; dosyanın mahalline gönderilmek üzere incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; 1. Sanığın örgütle iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan .. . üye olması, örgüt ile iltisaklı kurumda 2005 yılında çalışmaya başladığı, 2012-2016 tarihleri arasında da müdür yardımcılığı görevi yaptığının anlaşılması ve sanık ile ilgili 04.01.2017 tarihli ihbarın içeriği de dikkate alınarak ihbarcı şahsın açık kimlik bilgileri tespit edilerek sanığın huzurunda dinlenilmesinin sağlanması ile sanığın örgüt ile bağlantısını ve konumunu belirlemek yönünden UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde tüm bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabul ve uygulamaya göre; Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/27641, K. 2025/23766, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-27641-e-2025-23766-k-675f1525a4d6