Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/25439 E. 2025/16483 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/25439
Karar No
2025/16483
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/214 E., 2022/6 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2; TMK'nın 5/1; TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli ve 2020/6785-2021/2588 sayılı bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde, ilk derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması II. Karardan sonra dosyaya gelen başka dosya sanığı ... isimli başka dosya şüphelisinin sanık hakkında aleyhte beyanlarının olduğu anlaşılmakla; ... isimli şahsın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması suretiyle dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, III. Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/25439, K. 2025/16483, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-25439-e-2025-16483-k-c4397d48f495