Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/23996 E. 2024/14964 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/23996
Karar No
2024/14964
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1566 E., 2020/204 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/401 E., 2018/710 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM :1- Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK'nın 221/4-2. cümle, 221/5,62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet 2- Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak; TCK’nın 220/7. maddesi delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7-2. cümle, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde; A- Sanık ... yönünden; Sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; 1- Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı bağlamında, sanığın örgüt içindeki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği ile faaliyet alanı gözetilerek, dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile fazla ceza tayin edilmesi, 2- Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın kovuşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili faydalı bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, belirlenen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4-2. cümle maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun makul ve adil oranda bir indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamı ile uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Kabul ve uygulamaya göre; İlk Derece Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen ve aleyhe istinaf talebi bulunmayan mahkumiyet kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından kaldırılarak bu suçtan tekrar hüküm kurulurken örgütsel konumunda ve delil durumunda değişiklik bulunmayan sanık hakkında hükmedilen temel hapis cezası süresinin ilk derece mahkemesince hükmedilen temel hapis ceza süresinden fazla olamayacağı düşünülmeden CMK’nın 283. maddesine muhalefet edilmesi, B- Sanık ... yönünden; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin tatbiki için, "suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi" gerektiğinden, hakkında ceza soruşturması bulunan şüphelinin yakalanmadan önce yetkili merciilere gönüllü olarak teslim olsa/kendiliğinden gelse bile bu aşamada örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermemesi halinde anılan normun uygulanma imkanı bulunmayacağı ve fakat şartları oluşmuş ise cezada indirim öngören şahsi sebep olarak düzenlenen ikinci cümlenin tatbik edilebileceği gözetilmelidir. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas, 2015/1292 Karar, 26.10.2015 tarih, 2015/1565 Esas 3464 sayılı Kararları). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın temyiz aşamasında gönderdiği 30.12.2020 ve sonrası tarihli dilekçelerde etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirtmesi karşısında; sanığa etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılıp ayrıntılı ifadesi alındıktan sonra gerekirse teşhis işlemi yaptırılıp verdiği bilgilerin doğruluğu ve faydalılılığı ilgili kurumlardan da sorulduktan sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasından sonra karar verilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen, hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca bozma sebeplerine göre ve usul ekonomisi gereğince dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/23996, K. 2024/14964, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-23996-e-2024-14964-k-c3bd23852519