Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/23671 E. 2023/1369 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/23671
Karar No
2023/1369
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1539 E., 2022/108 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2021/1539 Esas, 2022/108 Karar sayılı Kararı ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 04.10.2021 tarihli 2021/4994 Esas, 2021/9179 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinde savunmaya yeterli süre ve kolaylık sağlanarak bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması ve temyiz denetiminde de yazılı savunmanın sınırsız şekilde kullanılabilme olanağının bulunması karşısında, savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2020 tarihli ve 2019/224 Esas, 2020/66 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin birinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/577 Esas, 2020/825 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04.10.2021 tarihli 2021/4994 Esas, 2021/9179 sayılı Kararı ile; " Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/68 ve 2018/44 sayılı dosyasındaki eyleminden sonra oluşan hukuki ve fiili kesinti akabinde, örgüt üyeliği suçunun genel özelliği de nazara alındığında, örgüt üyesi olan bir kişinin kısa bir süre içinde örgütle bağını koparamayacağı da gözetilerek, bu dosya kapsamında sanığın, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapısına dahil olduğuna ve örgüt ile organik bağını devam ettirdiğine dair kolluğun genel değerlendirmeleri haricinde mahkumiyetini gerektirir her türlü kuşkudan uzak delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine içerikleri açık bir şekilde tespit edilemeyen soyut tape kayıtlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı görülmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının bozma gerekçesi dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesin uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2021/1539 Esas, 2022/108 sayılı Kararı ile önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle ; 1-Bir kısım tanık beyanlarının dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, tanık Fatma ile müvekkilin irtibatı olmadığına ve bir araya gelmediklerine, müvekkilinin tanıklarla irtibatının insanı ilişki kapsamında olduğuna ve örgütsel mahiyeti bulunmadığına, 2- Suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına, müvekkilinin terör örgütünden emir ve talimat alarak örgüt hiyerarşisi içinde yer aldığına ilişkin olduğuna dair dosyada tek bir delil bulunmadığına, 3- Müvekkilinin aynı suçtan soruşturması bulunan diğer kişilerle insani duygular çerçevesinde bir araya gelmesinin örgüt faaliyeti kapsamında değerlendiremeyeceğine, isnat edilen eylemlerin günlük faaliyet niteliğinde olduğuna, örgütsel mahiyeti olduğuna dair delil bulunmadığına, görüştüğü kişileri cezaevi öncesi veya sonrasında tanıştığı kişiler olup hayatın olağan akışı içinde buluştuklarına, görüşmelerinin talimat kapsamında olmadığına, 4- Müvekkilinin ekonomik olarak sıkıntı içinde olduğuna, başka birine yardım etmesinin mümkün olmadığına, 5-Müvekkilinin kayıt altına alınan konuşmalarının günlük konuşlar olduğuna, iddia edildiği gibi şahıslarla gizliliğe önem verip polise karşı tedbirli ve duyarlı davranmasının ve şifreli kelimeler kullanmasının ve gizli bir faaliyetinin söz konusu olmadığına, görüşmelerin örgütsel niteliği bulunmadığına, 6- İddiaların soyut nitelikte olduğuna, her türlü şüpheden uzak kesin, somut ve inandırıcı delillerin olmadığına, insani ilişkilerin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine, ev almak için biriktirdiği paranını örgüt parası olarak değerlendirildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, şüphelil deliller ve varsayıma dayalı hüküm kurulduğuna, 7-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bu açıklamalar ışığında, sanık savunması ile oluş ve tüm dosya kapsamı göre, sanık ... Kökdoğan hakkında Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/68 Esas sayılı dosyası ile FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapılan yargılama neticesi mahkumiyetine karar verilmiş olup bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2018/2739 Esas sırasına kaydının yapıldığı, dosyanın derdest olup henüz sonuçlanmadığı, sanığın anılan bu dosya kapsamında tutuklu olarak yargılandığı 27.02.2018 tarihinde tahliye edildiği, Tahliye edilen sanığın Kayseri'de ikamet ediyor olmasına rağmen Sivas ilinde aktif şekilde FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yargılanan veya mahkum olan kişi veya ailelerine yönelik yardım niteliğinde eylemlerine devam ettiği, ceza evinde tutuklu veya hükümlü yakınlarını ziyaret edip maddi yardımda bulunduğu, örgüt faaliyeti kapsamında kendisine verildiği anlaşılan paraları yine haklarında örgüt üyeliğinden işlem yapılan kişi veya ailelerine ulaştırdığı, teknik takip neticesi elde edilen bilgilerden anlaşılacağı üzere örgüt mensuplarına veya yakınlarına verilen para veya diğer yardım malzemelerinin temini için yapılan görüşmelerde görüşmelerin içeriğini saklamak amacıyla şifreli olan "milli veya ilaç" gibi kelimelerin kullanıldığı, FETÖ-PDY silahlı terör örgütünün varlığını korumak, örgütten kopmaları engellemek, üyeler arasındaki moral ve motivasyonu arttırmak, örgüt üyelerinin veya yakınlarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla aynî veya nakdî yardımda bulunduğu, sanığın daha önceden mahkumiyetine karar verilen dosyadan da anlaşılacağı üzere "Aylin" kod adını kullandığı, sanığın örgüt üyesi veya yakınlarına yönelik ihtiyaçlarını giderme, moral ve motivasyonlarını arttırma, örgütten kopmaları engelleme amacıyla yürütmüş olduğu bu faaliyetlerde ... ve ... isimli şahıslardan almış olduğu paraları veya malzemeleri dağıttığı, ..., ..., ..., Zehra Koç, ... isimli şahıslarında sanık ... Kökdoğan ile irtibatlı olduğu, örgüt üyeleri veya yakınlarına adı geçen şahıslar tarafından da bağlı bulundukları bölgelerde nakdî veya aynî yardımda bulunulduğu, bu işlerin organizasyonu için sanığın adı geçen şahıslarla sürekli irtibat halinde bulunduğu, sanığın hakkında arama kaydı bulunan Nagihan Tunç ile yıllardır firari olarak aranan Ali Akgül ve Semih Ağca isimli şahıslarla da telefon irtibatının bulunduğunun yapılan teknik takip ve dinleme neticesi anlaşıldığı, bu faaliyetleri kapsamında sanığın tahliye olduğu 27/02/2018 tarihinden itibaren ve özellikle iddianamede belirtildiği üzere 10/09/2018 tarihinden başlayarak yakalandığı tarihe kadar onlarca kez örgüt üyeleri ve yakınlarına yönelik ihtiyaçlarının giderilmesi, moral ve motivasyonlarının arttırılması, örgütten kopmaların engellenmesi amacıyla kendisine örgüt üyeleri tarafından teslim edilen ve dağıtılması istenen aynî veya nakdî yardımda bulunduğu eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun gözetilmeyerek silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan kurulan hükmün hukuka aykırı ve bu itibarla sanık müdafiinin ileri sürdüğü istinaf itirazları yerinde olup açılan duruşma sonunda sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir. Meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın daha önceden FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/68 Esas sayılı dosyası ile mahkumiyetine karar verilmiş olması dikkate alındığında cezanın asgari hakkının sanığı uslandırmayacağı kanaatine varılmakla ceza tayininde asgari hadden uzaklaşılmıştır. DİRENME GEREKÇESİ: Sanık ... Kökdoğan hakkında, 1-Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olup "Aylin" kod adını kullandığı, Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/68 Esas sayılı Kararı ile mahkumiyetine karar verilip bu kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesini 4. Ceza Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesiyle temyiz edildiğinden Yargıtay ilgili ceza dairesine gönderildiği ve henüz kesinleşmediği, 2-Yukarıda belirtilen Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın mahkumiyetine ve tahliyesine karar verildikten sonra yargılamaya konu kamu davasının açıldığı, Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bu kez 17.03.2020 tarih ve 2019/224 Esas, 2020/66 Karar sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönetici olma suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dairemizce duruşma açılarak sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğundan bahisle 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, anılan kararın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04.10.2021 tarih ve 4994-9179 sayılı kararıyla, sanığın beraatına karar vermek gerektiği iddia olunarak bozulmasına karar verildiği, 3-04.10.2021 tarihli bozma ilamında sanığın, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna ve örgüt ile organik bağını devam ettirdiğine dair kolluğun genel değerlendirmeleri haricinde delil bulunmadığı gibi, örgüt üyesi olan bir kişinin kısa bir süre içinde örgütle bağını koparamayacağı da gerekçe gösterilerek beraatına karar verilmesi gerektiği iddia olunmuş ise de; a)Yargılamaya konu dosya öncesi sanığın kod adı kullanması da gerekçe gösterilerek, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, dolayısıyla bozma ilamında belirtildiği üzere, sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmadığını söylemenin mümkün bulunmadığı, b)Yine bozma ilamında belirtildiği üzere, örgüt üyesi olan bir kişinin kısa bir süre içinde örgütle bağını koparamaması nedeniyle örgütsel eylemlerinin suç olmadığını söylemenin de mümkün olamayacağı kanaatine varılmıştır. 4-Dava da çözümü gereken problem, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza alıp tahliye edildikten sonra ikinci kez mahkumiyeti için gerekli olan örgütsel bir eyleminin bulunup bulunmadığının tespitinden ibarettir. a) Tanık ...'in aşamalardaki anlatımına göre; tanığın 2018 yılında Kayseri iline geldiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Güler Karasu isimli şahsın Kayseri'de -sanığı kast ederek- Fındık Ayşe Kökdoğan isimli şahıs olduğunu, örgütün sohbet toplantılarına devam ettiğini ifade ettiği, dolayısıyla sanığın hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olmasına rağmen örgütün sohbet toplantılarına katılmaya devam ettiği, b) FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait evlerde kalan ve ayrıca hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan ...'ın anlatımına göre de; örgüte ait evlerde kalan ve ev abisi olan Emir isimli şahsın bir caminin arka kısmında bir bayanın yanına gitmesini istediği, bu bayanın yanına giden Ramazan'ın, Emir'in selamını söylediği, bu bayanın kapalı zarf içinde 700-800,00-TL. para verdiği, bu parayı örgüt evinin ihtiyaçları için kullandığı, almış olduğu (2) adet GSM hattını da bu kadına verdiği, ikinci kez buluşmalarında da bu kadının yine 700-800,00-TL. para verdiği, bu paraları verenin sanık olduğunu ifade ve teşhis ettiği, Ayrıca; silahlı terör örgütleri için örgüt üyeleri kadar örgüte ait para veya yaşam malzemelerinin de çok önemli olduğu, örgütün parasını veya yaşam malzemelerini kendisinden olmayan, hiyerarşik yapıya dahil olmayan kişilere teslim etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine varıldığı, Yukarıda açıklandığı gibi: Sanık ... Kökdoğan'ın, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildikten ve tahliye olduğu 10.09.2018 tarihinden sonra başlayarak, yakalandığı tarihe kadar, 2018 yılı içinde, örgüt tarafından yapılan sohbet toplantılarına katılmaya devam ettiği, yine onlarca kez örgütle iltisaklı kişilerden temin edilen örgüt parasını veya yaşam malzemelerini insani amacı aşar ve organize şekilde, örgütteki çözülmeyi önlemek, örgüt üyeleri arasındaki moral ve motivasyonu artırmak amacıyla, örgüt üyelerine, örgüt üyesi yakınlarına, haklarında örgüt üyeliğinden soruşturma veya kovuşturma yürütülen tutuklu örgüt üyesi veya yakınlarına dağıttığı, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu kanaatine varılmakla daire kararında direnilmesine ve sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Dairemiz ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; fiili ve hukuki kesinti gerçekleştikten sonra dosya kapsamında sanığın gerçekleştirdiği eylemlerinin ikinci kez silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmadığının belirlenmesine ilişkin ise de öncelikle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak, d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçelerle veya sonradan yürürlüğe girip lehe hükümler içermekle uygulanması gereken yeni kanun normlarına dayanarak hüküm kurmak, Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. İncelenen dosya kapsamından; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan hakkında kamu davası açılan sanığın, Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılaması neticesinde 17.03.2020 tarihli ve 2019/224 Esas, 2020/66 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan mahkûmiyetine yönelik hüküm kurulduğu, bu karara yönelik istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 11.11.2020 tarih ve 2020/577 Esas, 2020/825 sayılı Kararıyla; " sanık ... Kökdoğan hakkında Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/68 esas sayılı dosyası ile FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapılan yargılama neticesi mahkumiyetine karar verilmiş olup bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmakla Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2018/2739 Esas sırasına kaydının yapıldığı, dosyanın derdest olup henüz sonuçlanmadığı, sanığın anılan bu dosya kapsamında tutuklu olarak yargılandığı 27/02/2018 tarihinde tahliye edildiği, tahliye edilen sanığın Kayseri'de ikamet ediyor olmasına rağmen Sivas ilinde aktif şekilde FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yargılanan veya mahkum olan kişi veya ailelerine yönelik yardım niteliğinde eylemlerine devam ettiği, ceza evinde tutuklu veya hükümlü yakınlarını ziyaret edip maddi yardımda bulunduğu, örgüt faaliyeti kapsamında kendisine verildiği anlaşılan paraları yine haklarında örgüt üyeliğinden işlem yapılan kişi veya ailelerine ulaştırdığı, teknik takip neticesi elde edilen bilgilerden anlaşılacağı üzere örgüt mensuplarına veya yakınlarına verilen para veya diğer yardım malzemelerinin temini için yapılan görüşmelerde görüşmelerin içeriğini saklamak amacıyla şifreli olan "milli veya ilaç" gibi kelimelerin kullanıldığı, FETÖ-PDY silahlı terör örgütünün varlığını korumak, örgütten kopmaları engellemek, üyeler arasındaki moral ve motivasyonu arttırmak, örgüt üyelerinin veya yakınlarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla aynî veya nakdî yardımda bulunduğu, sanığın daha önceden mahkumiyetine karar verilen dosyadan da anlaşılacağı üzere "Aylin " kod adını kullandığı, sanığın örgüt üyesi veya yakınlarına yönelik ihtiyaçlarını giderme, moral ve motivasyonlarını arttırma, örgütten kopmaları engelleme amacıyla yürütmüş olduğu bu faaliyetlerde ... ve ... isimli şahıslardan almış olduğu paraları veya malzemeleri dağıttığı, ..., ..., ..., Zehra Koç, ... isimli şahıslarında sanık ... Kökdoğan ile irtibatlı olduğu, örgüt üyeleri veya yakınlarına adı geçen şahıslar tarafından da bağlı bulundukları bölgelerde nakdî veya aynî yardımda bulunulduğu, bu işlerin organizasyonu için sanığın adı geçen şahıslarla sürekli irtibat halinde bulunduğu, sanığın hakkında arama kaydı bulunan Nagihan Tunç ile yıllardır firari olarak aranan Ali Akgül ve Semih Ağca isimli şahıslarla da telefon irtibatının bulunduğunun yapılan teknik takip ve dinleme neticesi anlaşıldığı, bu faaliyetleri kapsamında sanığın tahliye olduğu 27.02.2018 tarihinden itibaren ve özellikle iddianamede belirtildiği üzere 10/09/2018 tarihinden başlayarak yakalandığı tarihe kadar onlarca kez örgüt üyeleri ve yakınlarına yönelik ihtiyaçlarının giderilmesi, moral ve motivasyonlarının arttırılması, örgütten kopmaların engellenmesi amacıyla kendisine örgüt üyeleri tarafından teslim edilen ve dağıtılması istenen aynî veya nakdî yardımda bulunduğu eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun gözetilmeyerek silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan kurulan hükmün hukuka aykırı ve bu itibarla sanık müdafiinin ileri sürdüğü istinaf itirazları yerinde olup açılan duruşma sonunda sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir." gerekçe gösterilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemiz tarafından 04.10.2021 tarih ve 2021/4994 Esas, 2021/9179 karar sayılı ilamıyla; " Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/68 ve 2018/44 sayılı dosyasındaki eyleminden sonra oluşan hukuki ve fiili kesinti akabinde, örgüt üyeliği suçunun genel özelliği de nazara alındığında, örgüt üyesi olan bir kişinin kısa bir süre içinde örgütle bağını koparamayacağı da gözetilerek, bu dosya kapsamında sanığın, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapısına dahil olduğuna ve örgüt ile organik bağını devam ettirdiğine dair kolluğun genel değerlendirmeleri haricinde mahkumiyetini gerektirir her türlü kuşkudan uzak delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine içerikleri açık bir şekilde tespit edilemeyen soyut tape kayıtlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince, 31.01.2022 tarihli ve 2021/1539 Esas, 2022/108 sayılı Kararı ile her ne kadar bozma kararına karşı direnme kararı verilmişse de; " Dava da çözümü gereken problem, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza alıp tahliye edildikten sonra ikinci kez mahkumiyeti için gerekli olan örgütsel bir eyleminin bulunup bulunmadığının tespitinden ibarettir. a) Tanık ...'in aşamalardaki anlatımına göre; tanığın 2018 yılında Kayseri iline geldiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Güler Karasu isimli şahsın Kayseri'de -sanığı kast ederek- Fındık Ayşe Kökdoğan isimli şahıs olduğunu, örgütün sohbet toplantılarına devam ettiğini ifade ettiği, dolayısıyla sanığın hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olmasına rağmen örgütün sohbet toplantılarına katılmaya devam ettiği, b) FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait evlerde kalan ve ayrıca hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan ...'ın anlatımına göre de; örgüte ait evlerde kalan ve ev abisi olan Emir isimli şahsın bir caminin arka kısmında bir bayanın yanına gitmesini istediği, bu bayanın yanına giden Ramazan'ın, Emir'in selamını söylediği, bu bayanın kapalı zarf içinde 700-800,00-TL. para verdiği, bu parayı örgüt evinin ihtiyaçları için kullandığı, almış olduğu (2) adet GSM hattını da bu kadına verdiği, ikinci kez buluşmalarında da bu kadının yine 700-800,00-TL. para verdiği, bu paraları verenin sanık olduğunu ifade ve teşhis ettiği, Ayrıca; silahlı terör örgütleri için örgüt üyeleri kadar örgüte ait para veya yaşam malzemelerinin de çok önemli olduğu, örgütün parasını veya yaşam malzemelerini kendisinden olmayan, hiyerarşik yapıya dahil olmayan kişilere teslim etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine varıldığı," şeklinde önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle direnme kararı verildiği hususları göz önüne alındığında; Dairemizin denetiminden geçmemiş olan yeni mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğindedir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi Dairemiz tarafından yapılması gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar kapsamında, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre somut olay değerlendirildiğinde; aynı suçtan Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 ve 2017/68 esas, 2018/44 sayılı Kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen ve aynı tarihte tahliye edilen, Sivas ilinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında örgütsel faaliyetlerine aktif şekilde devam ederek, FETÖ/PDY örgüt üyeliği nedeniyle ceza evindeki tutuklu veya hükümlü yakınlarını ziyarete etme, maddi yardıma ihtiyacı olanlara parasal yardımlar yapmak bu kapsamda örgüt tarafından kendisine verilmiş paraların ilgilisine iletilmesini sağlamak, yine örgütsel görüşmelerinde kimi zaman üstü örtülü ifadeler kullanarak ilgili örgüt mensuplarına verdiği/vereceği paralar ile ilgili “ milli ” " ilaç" şeklinde ifadeler kullanarak bu durumu gizlemeye ve yine örgüt üye ve yakınlarının örgütten kopmalarını engellemeye çalışmak şeklindeki örgütsel faaliyetlerine devam ederken 05.03.2019 tarihinde tekrar yakalanan sanığın, olaylar arasındaki hukuki ve fiili kesinti gerçekleştikten sonra, örgütle olan irtibatını devam ettirdiği kabul olunarak ikinci kez silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden cezalandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2021/1539 Esas, 2022/108 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/23671, K. 2023/1369, T. 21.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-23671-e-2023-1369-k-34f2e4f06125